KÜRESELLEŞMENİN ETKİLERİ

                                                           KÜRESELLEŞME

    Küreselleşme ülkeler arasındaki ekonomik,siyasi,sosyal ilişkilerin yaygınlaşması ve gelişmesi,ideolojik ayrımlara dayalı kutuplaşmanın çökmesi,farklı toplumsal kültürlerin,inanç ve beklentilerin daha iyi tanınması,ülkeler arasındaki ilişkilerin yoğunlaşması gibi farklı görünen ancak birbirleriyle bağlantılı olgular içerdiği, bir anlamda maddi ve manevi değerlerin ve bu değerler çerçevesinde oluşmuş birikimlerin milli sınırları aşarak dünküreselleşme-nedirya çapına yayılması olarak tanımlanmaktadır.

     Küreselleşme yeni bir olgu değil bugün üçüncüsü evresi yaşanıyor.

  Küreselleşmenin bu evrelerini inceleyecek olursak birinci küreselleşme 1490 yılında merkantilizmin etkisiyle yaşanmış ve sömürgecilikle sonuçlanmıştır,ikincisi 1890 yılında sanayileşme ve onun doğurduğu gereksimler sonucunda yaşanmış ve sömürgecilik emperyalizme dönüşmüştür,

   Üçüncü küreselleşme ise 1970 yılında çok uluslu şirketlerin doğması,1980’lerde iletişim devriminin yaşanması ve son olarak 1990 yılında SSCB’nin yıkılması ve batının rakibinin kalmamasıyla yaşanmaya başlanmıştır.

   Yaşadığımız son küreselleşme bilgi işlem,iletişim ve üretim örgütlenmesindeki büyük değişim ile bağlantılıdır.kuresellesme

 Yaşanan siyasal,ekonomik,kültürel ve sosyal gelişmeler küreselleşmenin birleşenlerini oluşturmaktadır.Bu bağlamda SSCB’nin yıkılması ile ABD’nin ve batının ekonomik ve siyasal anlamda dünya üzerindeki egemenliği arttırması ,çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisindeki etkilerinin artması, finans piyasalarının uluslararası hale getirilmesi,iletişim ve ulaşım teknolojilerinin gelişip yaygınlaşması ,yerel değerlerin sınırlarını aşması küreselleşmenin bileşenlerini tamamlar niteliktedir.

 Küreselleşme olgusunun etki alanlarını beş farklı boyutta incelemek mümkün ;

· Ekonomik Küreselleşme

· Siyasi Küreselleşme

· Sosyo-Kültürel Küreselleşme

· Coğrafi ve Ekolojik Küreselleşme

· Teknolojik Küreselleşme

1.) Ekonomik Küreselleşme ve Sonuçları

  Son yüzyıl içinde dünya ticaretindeki gelişme ve büyümeler küreselleşmenin en çok göze çarpan yönüdür.Dünya ekonomisinde 1970’li yıllardan itibaren istikrarlı büyümeden uzaklaşma,büyüme hızında düşme,makineleşmeyle birlikte işsizlik, yoksulluk artmaya başlamıştır.Ekonomi ve ticarette milli devletlerin etkinlikleri ve denetimleri azalmış,uluslar arası şirketlerin dünya ekonomisindeki etkinlikleri artmıştır.1970’li yıllardan önce uluslararası ekonomik ve ticari faaliyetler çoğunlukla mal ve hizmetlerin uluslar arasında değişimi biçiminde yaşanırken,1970’lı yıllar itibariyle sermayenin küresel sistem içerisindeki hareketinin önemi giderek artmaya başlamıştır.Bu sistem değişikliğindeki temel aktörler uluslararası şirketler ve yabancı sermaye yatırımlarına dahil olan uluslararası kuruluşlardır.Bir şirketin uluslararası kuruluş sayılabilmesi için ürünlerini sınır aşırı ülkelere satması yeterli değildir,ekonomik faaliyetlerinin bir bölümünü yatırım yapmak suretiyle başka ülkelere taşımış olması gerekmektedir.

  Küreselleşme zengin ile yoksul arasındaki uçurumu daha da arttırmıştır.1960 yılında dünyanın en zengin yüzde 20’si ile en yoksul yüzde 20’si arasındaki gelir uçurumu 1/30 iken bu oran 1990 yılında 1/60’a ,2000 yılında ise 1/75’e yükselmiştir.Son 10 yılda sanayileşmiş ülkelerdeki yüksek ücretliler grubunun gelirlerinde daha da artış yaşanırken,daha fazla sayıda aile sosyal güvenceden mahrum kalmış,ücretleri gerilemiş ve daha da yoksullaşmışlardır.

 Dünya bir taraftan küreselleşirken bir taraftan da bölgeselleşmektedir.Ülkeler arası ekonomik,siyasal,kültürel,teknolojik bağların artması aralarındaki işbirliğini arttırmıştır.(4)

    Dünya Ticaret Örgütü(WTO),Uluslararası Para Fonu(IMF),Birleşmiş Milletler(UN),Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı(OECD),Uluslararası Ticaret Odası(ICC),Dünya Ekonomik Formu(WEF),Kuzey Atlantik Paktı(NATO),Dünya Bankası(WB) küresel oluşumlardır,Avrupa Birliği(EU),Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması(NAFTA),Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği(ASEAN),Afrika Birliği bölgesel oluşumlardır.

29022012220643

   G-7 ülkelerinin dünya ticaretindeki payları %52’dir,dünya GSMH’ nın %65’ni üretmektedirler.Bu tabloda görüyoruz ki G-7’ler dünya ekonomisine yön verirken,daha da gelişmektedirler.Küreselleşme gelişmiş ülkelere daha da zenginleşmeyi vaat ederken,zengin ülkelerle yoksul ülkeler arasındaki uçurumu daha da açıyor.

http://www.tasam.org/tr-TR/Icerik/211/kuresellesmenin_boyutlari_ve_etkileri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.