SİVAS/ŞARKIŞLA

 

07

Sivas (il)

Sivas, Türkiye’nin İç Anadolu Bölgesinde yer alan bir il. Sivas ili, Mezopotamya ve arasında kervanların geçtiği bölgede olduğu için, Selçuklular döneminde tüccarların ziyaret ettiği bir merkez haline gelmiştir. Türkiye’de Konya’dan sonra en çok Selçuklu eserinin bulunduğu il Sivas’tır. 13.yüzyıl’a ait Gök Medrese, Çifte Minareli Medrese ve Mavi Medreseleri çini sanatı açısından mutlaka görülmeye değer yerlerdir. Ulu Camii ise 1100 yılında inşaa edilmiştir. Ayrıca Sivas, Türkiye’nin yüzölçümü açısından en büyük ikinci ilidir. Toplam nüfusu 623.116, merkez nüfusu 319.532’dir.

Sivas Kızıldağ’dan doğan Kızılırmak, Köse Dağı’ndan doğan Yeşilırmak ve yine Köse Dağı’ndan doğan Fırat’ın en önemli kollarından biri olan Karasu Nehri, Sivas ili sınırları içinde doğmaktadır. Sivas coğrafi açıdan kıraç, yeşili az, sert iklimli bir yerdir. İkliminin elverdiği ölçüde yetiştirilebilen ancak tahıl ürünleri, şeker pancarı, patates gibi ürünlerdir.

Türk Kurtuluş Savaşı’nın temellerinin atıldığı, Selçuklu devrinin dev eserleriyle süslü, yüzölçümü bakımından Konya’dan sonra ikinci sırada yer alan bir ilimiz. Sivas ili topraklarının büyük kısmı İç Anadolu’nun yukarı Kızılırmak bölümünde diğer kısımları ise Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde olup, 35° 50’ ve 38° 14’ doğu boylamları ile 38° 32’ ve 40° 16’ kuzey enlemleri arasında yer alır. Kuzeyden Giresun, Ordu ve Tokat; doğudan Erzincan; güneyden Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri; batıdan Yozgat illeriyle çevrilidir. Trafik numarası 58’dir.

Sivas’da Batı Anadolu ağzı kullanılmaktadır.

Adlandırma

Şehrin adı kentin antik dönemdeki adı olan Sebastia sözcüğünün evrimleşerek Türkçeleşmesiyle bugünkü halini almıştır. Sebastia ismi de Yunancada saygıdeğer, yüce anlamına gelir ki, Latince Augustus’un Yunanca karşılığıdır. Bu da Pontuslar tarafından kurulan kentin Roma İmparatoru Augustus onuruna onun ismiyle adlandırıldığına delalet eder.

Halk arasindaki rivâyetlere göre ise Sivas kurulmadan önce ulu ağaçlar altında kaynayan üç pınar varmış. Bu pınar Tanrıya şükür, ana ve babaya minnet ve küçüklere şefkat duygularını ifâde edermiş. Bu üç pınara “Sipas Suyu” denirmiş. Zamanla mukaddes sayılan bu üç pınarın etrâfında küçük bir yerleşim merkezi kurulmuş ve “Sipas” ismi verilmiştir. Diğer bir rivâyete göre ise Sivas ismi eski kavimlerden “Sibasipler”den gelmektedir.

Sivas ilk çağlarda Talavra, Megalapolis, Karana ve Diyapolis isimleriyle anılmıştır.Sivas ismi ile ilgili bir başka rivâyete göre ise, kentin adı Farsçada “üç değirmen” mânâsına gelen “Sebast” kelimesinden gelmektedir; Sebast ismi zamanla halk dilinde Sivas olarak yerleşmiştir. Sivas ismi bu şekilde oluşmuştur05

Coğrafya

Üç vadi arasındadır. Sivas halkının büyük çoğunluğu çeşitli zamanlarda bölgeye yerleşmiş Türkmenlerdir. İlde Kafkasya göçmenleri de mevcuttur. Kızılırmak Havzası; kenti İç Anadolu iklimine, Yeşilırmak; Karadeniz, Fırat Havzası ise Doğu Anadolu iklimine bağlamaktadır. Bu üç su, üç yol, üç farklı kültür demektir.

Kuzeyden Kelkit vadisi, doğuda Köse Dağları’nın uzantısı olan Kuruçay vadisi ve Yaman Dağı, güneyde Kulmaç Dağı, Tahtalı Dağları’nın uzantılarıyla, Hezanlı Dağı, batıda Karababa, Akdağlar ve İncebel Dağları gibi yükseklikler çizer kentin doğal sınırlarını.

35 derece-50 dakika ve 38 derece-14 dakika doğu boylamlarıyla, 38 derece-32 dakika ve 40 derece-16 dakika kuzey enlemleri arasında kalan il, 28,488 km2 lik yüzölçümü ile Türkiye’nin toprak bakımından ikinci büyük ili olan Sivas’ın il topraklarının büyük bölümü Kızılırmak, bir bölümü de Yeşilırmak ve Fırat havzalarına girer.

İl alanı kuzeyden Kelkit Vadisi, doğudan Köse Dağları’nın uzantıları, Kuruçay Vadisi ve Yama Dağı, güney­den Kulmaç Dağları, Tahtalı Dağları’nın uzantıları ve Hezanlı Dağı, batıdan Karababa, Akdağlar ve incebel Dağları gibi doğal sınırlarla çevrilidir. Kızılırmak, Kelkit Çayı, Tozanlı Çayı, Yıldız Irmağı, Çallı Çayı ve Tohma Çayı en önemli akarsularıdır.

Sarkışla-Gemerek Ovası. Yıldızeli (Bedehdun) Ovası, Suşehri Ovası, Tohma Vadisi, Kızılırmak Vadisi. Çallı Suyu Vadisi ve Kelkit Vadisi ilin belli beşli tarım alanları ve ulaşımı belirleyen önemli alanlarıdır.

Sivas ilinde ağırlıklı yeryüzü seklini platolar oluşturmakladır, il oranının % 47,6’sı platolarla, % 46,2’si dağlarla, %6,2’si ise ovalarla kaplıdır. Sivas’ın en büyük platosu Uzunyayla’dır. Ayrıca, Uzunyayla’ya oranla daha zengin otlaklara sahip olan Meraküm Platosu da ilin ender yüksek düzlüklerindendir.

Kuzey Anadolu Dağlarıyla Güney Anadolu Dağlarının birbirine yaklaştığı bir yöre olan Sivas il alanında kıvrılma ve yükselmeler sırasında bazı kesimler Çöküntüye uğramıştır. Bu çöküntü alanları ilin önemli su merkezlerinden olan gölleri oluşturmuştur. Hafik Gölü, Tödürge Gölü, Lota Gölleri, Gürün – Gökpınar Gölü bu göllerden bazılarıdır.

Turizm

Ortaköy Çermik, Şarkışla ilçesinin Ortaköy köyüne bağlı bir kaplıcadır.Kaplıca suyu 246 metre aşağıdan çıkmaktadır.Kaplıcanın suyu sıcaktır yaz kış 37 derecedir ve kükürtlüdür kükürtlü olmasından dolayı birçok cilt ve kemik hastalığına iyi gelmektedir.Kaplıcada 15 adet oda 25’e 10 metre bir adet açık havuz, bayanlar ve erkek için ayrı 2 havuz ve 1 adet özel aile havuzu bulunmaktadır.Ayrıca kaplıca Kızılırmak nehrine çok yakın bulunduğundan dolayı kaplıca çevresi doğanın çok iyi bir şekilde sergilendiği bir mekandır.Kaplıca ilçe merkezine 18 km uzaklıktadır asfalt yolu bulunmaktadır.

Sivas soğuk çermik, İl merkezine 19 km. uzaklıkta, Başıbüyük Köyü’nün girişinde olup, suyun sıcaklığı 28 derecedir. Konaklama tesislerinin yanı sıra çoğunlukla çadır kurulmaktadır. Kaplıca çevresi ilginç bir topografya ve bitki örtüsüne sahiptir. Kaplıca suyu içildiğinde mide, bağırsak ve safrakesesi hastalıklarına iyi gelmektedir.

Yıldızeli sıcak çermik, Sivas Yıldızeli yolu üzerinde sivasa yaklaşık 30 km, Yıldızeline 16 km uzaklıkta olup toplu taşıma araçları ile ulaşmak mümkündür

Gürün-Gökpınar,Suyu çok temiz ve duru olan Gökpınar Gölü, Gürün’e 10 km. uzaklıktadır. Doğal güzellikleri ve alabalıklarıyla ünlü olan göl; dipten gelen kaynaklarla beslenmektedir.Turkuaz ve mavi yeşil renklerinin her tonunu bünyesinde barındıran gökpınar bir dünyaca ünlü bir doğa harikasıdır.

Kangal balıklı çermik, Sivas’a 96 km. , Kangal ilçe merkezine 13 km. uzaklıkta olup sivastan her saat başı toplu taşıma araöları ile varmak mümkündür.Kangal Balıklı Kaplıca; Türkiye’deki termal kaplıcaları içerisinde kendine özgü bir yeri vardır. Tedavi özelliği itibari ile dünyada bir benzerini bulmanın mümkün olmadığı kaplıca, ilmi ve tıbbi bir mucizeyi “Sedef Hastalığını tedavi ederek” sergilemektedir.

Divriği Ulu Camii Sivas Divriği ilçesi merkezinde bulunmaktadır. Divriği ulu cami ve Daru’ş-şifası adıyla dünya sanat tarihinde yer alan bu eşsiz eser, Anadolu Selçuklu Devleti Mengücek Oğulları Beyliği döneminde (1228) Mengücek Beyi Ahmet Şah tarafından, Şifahane ise Ahmet Şah’ın eşi Melike Turan tarafından yaptırılmıştır.UNESCO tarafından DÜNYANIN 8. HARİKASI olarak gösterilip koruma altına alınmıştır.

Kongre Müzesi 4 Eylül 1919’da Türkiye Cumhuriyetinin temellerinin oluşturulduğu 4 EYLÜL SİVAS KONGRESİ’nin gerçekleştirildiği ihtişamlı binadır.Şu an müze olarak kullanılmakta olup müze içersinde Mustafa Kemal ATATÜRK’ün birçok şahsi eşyası ve Selçuklu,Osmanlı zamanından birçok tarihi eser sergilenmektedir.Müze kent meydanındadır.

04

 

Şehirde birçok Selçuklu ve Osmanlı eserleri bulunmaktadır:

  • Buruciye Medresesi
  • Gök Medrese
  • Çifte Minare
  • Şifaiye Medresesi
  • Valilik Binası
  • Jandarma Binası
  • Selçuk Anadolu Lisesi Binası
  • 4 Eylül Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi
  • Susamışlar Konağı
  • Abdi Ağa Konağı
  • İnönü Konağı
  • Kangal Ağası Konağı
  • Osman Ağa Konağı
  • Ali Baba Konağı
  • Taş Han
  • Behram Paşa Hanı
  • Ziya Bey Kütüphanesi
  • Kale Camii
  • Ulu Camii
  • Kargakalesi Köyü
  • Eğri Köprü
  • Kesik Köprü
  • Güdük Minare
  • Meydan Hamamı
  • Meydan Camii

Şehir dışı diğer tarihi yapılar:

  • Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Divriği)
  • Divriği Kalesi ve Kale Camisi (Divriği)
  • Yıldız köprüsü (Yıldızeli-Sivas karayolu Yıldız Nehri üzeri)
  • Tödürge Kaya Mağaraları (Zara)
  • Doğanşar Kalesi (Doğanşar)

Doğa Harikaları:

  • Dipsiz Göl (Doğanşar)
  • Eğriçimen Yaylası (Koyulhisar)
  • Sızır Şelalesi (Gemerek)
  • Hafik Gölü ve Lota Gölü (Hafik)
  • Tödürge Gölü (Zara)
  • Gökpınar Gölü (Gürün)
  • Tekeli Dağı (Doğanşar)
  • Boğazköy
  • Kızılçan (Zara – Canova)

 

ŞARKIŞLA(İLÇE)

  
COĞRAFİ KONUM
Şarkışla’nın Sivas il merkezine uzaklığı , rakımı 1180 m’dir. İlçenin Merkez Nüfusu 20.654, köylerinin nüfusu 28.664 olup toplam nüfusu 49.318 dir.Toplam yüzölçümü 1965 km² dir. Güneyinde Altınyayla ve Kayseri, batısında Gemerek, kuzeybatısında Yozgat ili ve kuzeyinde Yıldızeli, doğusunda Sivas topraklarıyla çevrilmiştir. Genel olarak ilçe engebeli bir yapıya sahip olup ilçe merkezi, Kızılırmak oluğunun güneydeki Acısu ve Kanak Çaylarını alüvyonlarıyla örtülmüş bir ova üzerinde yer alır. Asıl yerleşme kalker yapılı (kale) bir tepenin eteklerinde kurulmuştur.İlçeyi kuzeyden Akdağlar çevreler; bu dağların yükseltisi 2000 metreyi geçer ve bitki örtüsü bakımından oldukça zengindir. İlçeyi güneyden Tecer Dağlarının güney etekleri çevreler. İç Anadolu bölgesinin en önemli peneplen platolarından biri olan Uzun Yayla’nın bir bölümü ilçe sınırları içinde kalır. Bu yönüyle ilçe yer şekilleri bakımından çeşitlilik gösteren (dağlar, vadiler, ovalar ve platolar) pürüzlü engebeli bir yapıya sahiptir. İlçede sert, karasal bir iklim hüküm sürer, yıllık sıcaklık ortalaması 12 ˚C civarında olup, en soğuk ay ortalaması -4˚Cen sıcak ay ortalaması ise 19.5 ˚C civarındadır. İlçenin en önemli akarsuyu Kızılırmaktır. İlçenin kuzeyinden geçen Kızılırmağın, ilçeden aldığı en önemli kollar Acısu ve Kanak Çaylarıdır. Rejimleri düzensiz olan bu akarsular özellikle yaz aylarında sularının büyük bir kısmını kaybeder

TARİHÇE
Şarkışla M.Ö 3000’li yıllarında Hititlerin yaşadığı bir yöreydi. Daha sonra bu yöre M.Ö. 550 yıllarında İran kökenli Pers hakimiyeti altına girmiştir. Büyük İskenderin doğu seferi sırasında Makedonya egemenliğine giren Şarkışla, bundan sonra sırasıyla Kapadokya Krallığı ve Roma İmparatorluğu yönetiminde kalmıştır. Bizans İmparatorluğu döneminde ise Sivas Theması’nın sınırları içerisinde bulunuyordu. 1071 Malazgirt Savaşı sonunda Anadolu’nun fethiyle Şarkışla yöresine de hakim olan Türkler, bölgede ilk Türk hakimiyetini Danişmentli Beyliği ile kurmuşlardır. 1175 yılından itibaren ise bölge, Anadolu Selçuklu hakimiyeti altına girmiştir.
1243 Moğol istilasıyla yağmalanan Şarkışla’da daha sonra Eretna Beyliği hakimiyeti başlamıştır. Eretna Beyliği’nin yıkılması ile de Kadıburhanettin Devleti’nin denetimine giren Şarkışla 1408 yılından sonra ise Osmanlı hakimiyetine dahil olmuştur. Osmanlı yönetimindeki Şarkışla 19. Y.Y’da Sivas Sancağı’nın Tonus (Altınyayla) kazasının yönetimine bağlanmıştır. 1864 yılında yayımlanan Osmanlı Vilayet Nizamnamesi ile belediye teşkilatı kurulan Şarkışla, 1873 yılında ilçe statüsü kazanmıştır.Şarkışla Osmanlılar döneminde göç alan bir yöre olmuştur. 1860’lı yıllardan sonra Kafkasya’nın Ruslar tarafından işgali ile buradan göç eden Kafkas halkı Uzunyayla yöresine yerleştirilmiştir.Cumhuriyet döneminde 1926 yılında yapılan düzenleme ile Şarkışla ilçesi Sivas Vilayeti’ne bağlanmıştır.

KÜLTÜR VE TURİZM
İlçe de tarihi değerlerinden 1669 yılında yaptırılan Ulu camii ve ilçenin ortasında bulunan kaledir. Bugün kaleye ait hiçbir iz yoktur.Yöre halkı gelenek ve göreneklerine bağlı, misafirperverdir. İçli ve duygulu bir yapıya sahip olan ilçe sakinleri bu özelliklerini yöreye has deyiş, şiir ve türkülerinde belli eder. Bu nedenle bağrından çok sayıda halk ozanı yetiştirmiştir.Bunların en çok bilineni ünü yurt dışına taşan Aşık Veyseldir. Her yıl 16-21 Mart tarihlerinde düzenlenen Aşık Veysel ve Ozanlar Haftası yöreye renk katmaktadır. Sefil Selimi, Aşık Hüseyin, Aşık Agahi, Aşık Kamber, Aşık Kunter, Aşık Kul Veli, Aşık Şevki, Aşık Bekir, Aşık Ali İzzet Özkan, Aşık Ali İzzet Savaş, Aşık Merdanoğlu, Aşık Mehmet Ali ve Aşık Fazlıda Şarkışla’nın yetiştirdiği ozanlardır. Değişik kültür kucağından gelip yerleşen insanların varlığı nedeniyle Şarkışla, halk kültürü yönünden renkli bir mozaik oluşturmaktadır. Sivas genelinde oynanan halk oyunlarının yanısıra yöresel oyunlara da sahiptir. Bunlar; ortaköy bicosu ve arabacı oyunudur. Kıyafetler birbirine yakın olmakla beraber farklı motifler ve renkler içerir.İlçede Ortaköy Çermik ve Alaman Köyü çermiği mevcut olup çeşitli hastalıklara şifa verdiği bilinmektedir. Yeterli tesis mevcut olmadığı için istenilen düzeyde işletilememektedir.

 
KAYNAK:
 
 
 
 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.