Türkiye’de Halkla İlişkiler

Türkiye’de Halkla İlişkiler

Türkiye’de halkla ilişkiler çalışması ilk kez devlet kuruluşlarında görülmüştür. Dışişleri bakanlığı “Enformasyon Genel Müdürlüğü” ve “Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla Münasebetler Daire Başkanlığı”, bugün bilinen anlamıyla olmasa da, halkla ilişkiler göreviyle kurulan ilk ünitelerden. 1960 devriminden sonra kurulan Devlet Planlama Teşkilatı Yayın ve Temsil Şubesiyle 1964’kurulan Nüfus Planlama Genel Müdürlüğü tanıtma şubesi ise çağdaş halkla ilişkiler çalışması yapan ilk kamu kuruluşlarıdır. Daha sonra öteki devlet kuruluşlarında da görülmeye başlanan halkla ilişkiler üniteleri, 1969’ dan sonra özel kuruluşlarda da yer almıştır. Koç, Eczacıbaşı, Sabancı, Yaşar, gibi büyük holdingler. Yapı Kredi,İş Bankası gibi bankalar, halkla ilişkilere ağırlık veren özel kuruluşların ilk örneklerindendir. Bugün Türkiye’de yüzlerce özel ve kamu kuruluşlarında halkla ilişkiler üniteleri bulunmaktadır.

Halka ilişkiler eğitimi, Türkiye’de ilk kez 1966’da Ankara Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi’nin Basın ve Yayın Yüksek Okulu’nda başlamıştır. Bu okulun 3. ve 4. sınıf uzmanlık sınıfları, gazetecilik, radyo-TV ve halkla ilişkiler bölümüne ayrılmıştır. Daha sonra İ.Ü. Fakültesi (İktisat), Gazetecilik Enstitüsünde ve Özel Gazetecilik Yüksek Okullarında Halkla İlişkiler bölümleri açılmıştır. Bugün İstanbul, Ankara ve İzmir’de beş yüksek okulda uzmanlık bölümü bulunmaktadır. Bir fakültede lisans üstü halka ilişkiler eğitimi ve bazı başka öğretim kurumlarında da halkla ilişkiler dersleri verilmektedir.

Halkla ilişkiler alanında bir meslek örgütü kurma çalışmaları 1969’da Ankara’da başlamış ve 1972’de İstanbul’da on beş uzman tarafından Türkiye Halkla İlişkiler Derneği kurulmuştur. Üyelik için halkla ilişkiler yüksek okulu eğitimi ve üç yıllık meslek deneyimi gibi koşulları bulunan bu derneğin bugün üç büyük şehirde elli kadar üyesi bulunmaktadır.

Günümüzde kuruluşların etkinlikte bulundukları çevrelerinde hızlı ve sürekli ekonomik, sosyal değişiklikler ve gelişmeler olmaktadır. Çevredeki bu değişiklikler karşısında kuruluşların varlıklarını sürdürebilmesi için başarılı ve etkili bir biçimde yönetilmesi gerekir. Bunu gerçekleştirmenin yollarından biri de çevredeki çıkar ve baskı grupları adı verilen güçlerle iyi ilişkiler kurmaktır. Kuruluşların başarısı için, bu toplumsal grupların çıkarlarının, isteklerinin ve tepkilerinin gözetilerek onların güven ve desteklerinin sağlanması gereği önem kazanmaktadır.

Kitle iletişim araçlarının yaygın ve etkin rol oynadığı, çıkar ve baskı gruplarının güçlü olduğu çağdaş demokratik toplumlarda sağlıklı, bilinçli ve duyarlı bir kamu oyu oluşabilmekte ve halk kuruluşların yönetimlerini etkilemede ve uyarmada önemli role sahip bulunmaktadır. Bu baskı grupları içinde özellikle sivil toplum kuruluşları ya da hükümet dışı gönüllü kuruluşlar, kalkınma program ve projelerinin hazırlanmasında, doğa kaynakların ve biyolojik çeşitliğin korunmasında, çevre sorunlarının çözümünde büyük katkılar sağlamakta ve bu konularda kamu oyunun bilinçlendirilmesi ve yönlendirilmesi için yoğun çaba göstermektedir.

Günümüzde modern toplumlarda gittikçe güçlenen ve duyarlı hale gelen kamu oyunun artık desteklemediği işleri gerçekleştirmek kolay değildir. Bu yüzden kamu oyunun her alanda ağırlığını duyurduğu ve duyarlı olduğu ülkelerde kuruluşların etkinlik alanına giren kişiler ve gruplarla etkili bir iş birliği yaptıkları, başka bir değişle yoğun bir halkla ilişkiler çabası içerisine girdikleri görülmektedir.

Ülkemizde de son yılarda kitle iletişim araçlarının yaygınlaşmasının yanında, gönüllü kuruluşlar olarak bazı vakıf ve derneklerin, toplum adına kuruluşları denetleyip yönlendirme ve bilinçli bir kamuoyu oluşturma konusunda önemli bir işlev üstlendikleri gözlenmektedir. Buna koşut olarak da birçok kamu ve özel sektör kuruluşu halkla ilişkiler konusunda etkinlikte bulunmak gereğini duymuşlardır. Bu nedenle gerek kamu gerekse özel sektör kuruluşlarının kadrolarında görev alacak kimselerin de halka ilişkilerinin ne olduğunu, nasıl işlediğini öğrenmesi ve alınan sonuçlardan ne türlü yararlanacağını bilmesi gerekir.

KAYNAK: http://www.gencbilim.com/odev/index.php?odev=brans&kategori=28

KAYNAKÇA

ASNA, m. Alaeddin; Halkla İlişkiler. İ.İ.T.İ. Akademisi, Nihad Sayar Yayın ve Yardım Vakfı Yayınları NO: 297-524, 3. Baskı.

AKDEMİR, Prof. Dr. Ali; İşletme Bilimine Giriş. Birlik Ofset Yayıncılık, Eskişehir 2001.

CEMALCILAR, Prof. Dr. İlhan; Pazarlama Yönetimi. T.C. Anadolu Üniversitesi Yayınları No: 885, AÖF Yayınları No: 473, Cilt: 2, Ünite: 15-28.

COŞKUNER, Öznur; İşletme Bilgisi. Devlet Kitapları, ABC Matbaacılık Ltd. Şti. Ankara 2000.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir