Halkla İlişkiler Çalışmalarının Dünü, Bugünü ve Geleceğine İlişkin Bir Değerlendirme

Halkla ilişkiler, çoğulculuk anlayışının gelişmiş olduğu demokratik toplumlarda örgütlerin gereksinim duydukları toplumsal desteği, güveni, rızayı elde etmek için gösterdikleri planlı ve sistemli iletişim çabalarıdır. Günümüzdeki anlamda halkla ilişkiler çalışmalarının tarihsel arka planı çok eski değildir.

halkla_ilikilerrr

Bununla birlikte, halkla ilişkilere özgü bir nüveyi çok eski çağlardan bu yana süre gelen örgüt-çevre ilişkilerinin, iktidar mücadelelerinin içerisinde görebilmek mümkündür. Kurumlar, kuruluşlar, yönetme erkini elinde bulunduranlar etkili olabilmek, yasal meşrutiyetin yanı sıra toplumsal meşrutiyet de elde edebilmek adına her zaman için çevrelerinin desteğine gereksinim duymuşlardır. Bu desteğin elde ediliş yöntemi ise dönemin siyasal, ekonomik, teknolojik koşularına bağlı olarak değişmiş; basit propaganda tekniklerinden halkla ilişkilere doğru evrilmiştir. Halkla ilişkiler, toplumsal değişimin izlenmesi, toplumsal taleplerin belirlenmesi, örgütlerin kendilerini ifade edebilmesi gibi açılardan günümüzde önemli işlevlere sahiptir. Ancak, yakın bir gelecekte bu işlevini, önemini yitireceğine ilişkin önemli göstergeler vardır. İnsanlar hızlı bir şekilde çevrelerinde olup bitenlere karşı ilgilerini, kendi yaşamlarını ilgilendiren kararlara katılma iradelerini kaybetmektedirler.

Kaynak:www.halklailişkiler.com

Samsun’da “Yöresel Ot Yemekleri Festivali” Düzenlendi

Samsun Turizmciler Derneği’nin öncülüğünde, Samsun Büyükşehir Belediyesi, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ve Samsun Turizm Altyapısı Birliği’nin katkılarıyla “Yöresel Ot Yemekleri Festivali” düzenlendi.

Samsun Turizmciler Derneği’nin öncülüğünde, Samsun Büyükşehir Belediyesi, OrtaKaradeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ve Samsun Turizm Altyapısı Birliği’nin katkılarıyla “Yöresel Ot Yemekleri Festivali” düzenlendi.

Samsun Turizmciler Derneği Başkanı Dilek Genç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, festivalin amacının, Karadeniz’de doğanın zenginliğini, otların çeşitliliğini ve bu otlarla pişirilen yemeklerin tanıtmak ve bu kültürün gelecek kuşaklara aktarılabilmesini sağlamak olduğunu söyledi.

Yöresel ot yemekleri festivali kapsamında çeşitli etkinliklerin gerçekleştirileceğini belirten Genç, “Sağlıklı ve doğal beslenmenin öneminin giderek arttığı bu dönemde, otları tanıyıp bilenlerle, tanımak isteyenlerin buluşmasını sağlamayı amaçlıyor. Bu kapsamda Bafra ilçesine bağlı Sürmeli Mahallesi’nde yenilebilir ot toplama yarışması düzenlenecek. Ertesi gün yarışmada toplanan otlardan yöresel ot yemekleri yarışması yapılacak.” dedi.
buca-yetisen-ot-ve-bitki-yemeklerini-tanitmak-yoresel-ot-yemekleri
Yöresel ot yemekleri festivalinin geleneksel hale getirildiğini ve Samsun’un tanıtımı için büyük önem taşıdığını da belirten Genç, festivalin 25-29 Mayıs tarihlerinde yapılacağını ifade etti.

Geçmişte sıkça tüketilen ve sağlık açısından da büyük önem taşıyan yöresel ot yemeklerinin gelecek kuşaklara aktarılmasını önemsediklerini vurgulayan Genç şunları söyledi:

“Bu yıl festivali daha geniş ve kapsamlı olarak gerçekleştireceğiz. İlk gün Sürmeli Mahallesinde izci kampı düzenlenecek. Ardından ot toplama yarışması ve aynı gün içinde ortaokul öğrencilerinin katılımıyla doğa resimleri etkinliği düzenlenecek. 19 MayısHavacılık Kulübü ekibi yamaç paraşütü gösterisi sunacak. Birçok gazete ve televizyonların gastronomi ve turizmle ilgili yazar ve yapımcılar festivale katkı sağlayacak. Ayrıca İstanbul’dan turizm acenteleri sahipleri ile doğa fotoğrafçıları daKızılırmak Deltası, Şahin Kanyonu, Kunduz Ormanları, Ayvacık doğal yaşam alanlarına geziler düzenleyecek.”

KAYNAK: http://www.haberler.com/

Karagöz ve Hacivat ile “Fatih Projesi” Anlatıldı

KOCAELİ (AA) – “23 Nisan Uluslararası Çocuk Şenliği, Eğitim ve Eğlence Festivali” kapsamında, İlk ve Ortaokul öğrencilerinin teknolojiden yararlandırılmasını amaçlayan Fatih Projesi, Karagöz ve Hacivat perde oyunuyla çocuklara anlatıldı.

images

KOCAELİ (AA) – “23 Nisan Uluslararası Çocuk Şenliği, Eğitim ve Eğlence Festivali” kapsamında, İlk ve Ortaokul öğrencilerinin teknolojiden yararlandırılmasını amaçlayan Fatih Projesi, Karagöz ve Hacivat perde oyunuyla çocuklara anlatıldı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen oyunda, Karagöz, Fatih Projesi’nin kendi dönemlerinde hayal bile edemeyecekleri bir durum olduğunu anlattı.

Hacivat ise oyunda, çocukların okuldaki akıllı tahtalarla ve tablet bilgisayarlarla daha kolay eğitim aldığına dikkat çekti.

KAYNAK: http://www.haberler.com

Tüik ve Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Arasında İşbirliği Protokolü

TÜİK_Ve_Valilik_Basın_Ve_Halkla_İlişkiler_Müdürlüğü_Arasında_İşbirliği_Protokolü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Gaziantep Bölge Müdürlüğü ve Gaziantep Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü arasında işbirliği protokolü imzalandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)  Gaziantep Bölge Müdürlüğü ve  Gaziantep Valiliği Basın ve  Halkla İlişkiler Müdürlüğü arasında işbirliği protokolü imzalandı.

TÜİK Bölge Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, İl Basın ve  Halkla İlişkiler Müdürlüğünde gerçekleştirilen imza töreni protokolün okunmasıyla başladı.

TÜİK  Gaziantep Bölge Müdürü Orhan Deha Dede ve  Gaziantep Valiliği Basın ve  Halkla İlişkiler Müdürü Muammer  Karadeniz, müdürlükleri adına protokolü imzaladı.

Böylece iki kurum arasında süregelen işbirliği resmiyet kazanmış oldu.

Protokol kapsamında, TÜİK  Gaziantep Bölge Müdürlüğünün,  Gaziantep ValiliğiBasın ve  Halkla İlişkiler Müdürlüğüne yürüteceği çalışmalarda ihtiyaç duyacakları istatistiksel verileri sunma, Valiliğin resmi internet sayfası için talep edilen verileri sağlama, TÜİK’in web sayfasındaki verilere erişim konusunda destek vermesi ve Valilik Basın ve  Halkla İlişkiler Müdürlüğünün de TÜİK Bölge Müdürlüğüne basın faaliyetlerinde bilgilendirme yapması karara bağlandı.

http://www.sondakika.com/haber/haber-tuik-ve-valilik-basin-ve-halkla-iliskiler-8393974/

Gaziantep Solotürk Gaziantep’te Gösteri Yapacak

ucak

Solotürk Gaziantep’te gösteri yapacakTÜRK Hava Kuvvetleri’nin dünyaca ünlü akrobasi uçağı Solotürk, 8 Mayıs pazar günü Gaziantep’te gösteri yapacak.

Solotürk  Gaziantep‘te gösteri yapacak

TÜRK Hava Kuvvetleri’nin dünyaca ünlü akrobasi uçağı Solotürk, 8 Mayıs pazar günü  Gaziantep‘te gösteri yapacak.

Gaziantep Valiliği’nin talebi ve  Genelkurmay Başkanlığı‘nın izniyle Solotürk,  Gaziantep‘te ilk kez gösteri yapacak. Vali Vekili Nursal Çakır başkanlığında yapılan  Emniyet Müdürlüğü, İl  Jandarma Komutanlığı, büyükşehir ve ilçe belediye başkanlıkları ve diğer kurum temsilcilerinin katıldığı toplantıda Solotürk  Halkla İlişkiler sorumlusu Üsteğmen Emrah Bayrı, yapılacak gösteriyi anlattı.

Toplantı sonunda Solotürk gösterisinin 8 Mayıs pazar günü Alleben Göleti üzerinde yapılması kararlaştırıldı.

 

http://www.sondakika.com/haber/haber-gaziantep-soloturk-gaziantep-te-gosteri-yapacak-8391466/

Tüik ve Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Arasında İşbirliği Protokolü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Gaziantep Bölge Müdürlüğü ve Gaziantep Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü arasında işbirliği protokolü imzalandı.

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)  Gaziantep Bölge Müdürlüğü ve  Gaziantep Valiliği Basın ve  Halkla İlişkiler Müdürlüğü arasında işbirliği protokolü imzalandı.

TÜİK Bölge Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, İl Basın ve  Halkla İlişkiler Müdürlüğünde gerçekleştirilen imza töreni protokolün okunmasıyla başladı.

TÜİK  Gaziantep Bölge Müdürü Orhan Deha Dede ve  Gaziantep Valiliği Basın ve  Halkla İlişkiler Müdürü Muammer  Karadeniz, müdürlükleri adına protokolü imzaladı.

Böylece iki kurum arasında süregelen işbirliği resmiyet kazanmış oldu.

Protokol kapsamında, TÜİK  Gaziantep Bölge Müdürlüğünün,  Gaziantep ValiliğiBasın ve  Halkla İlişkiler Müdürlüğüne yürüteceği çalışmalarda ihtiyaç duyacakları istatistiksel verileri sunma, Valiliğin resmi internet sayfası için talep edilen verileri sağlama, TÜİK’in web sayfasındaki verilere erişim konusunda destek vermesi ve Valilik Basın ve  Halkla İlişkiler Müdürlüğünün de TÜİK Bölge Müdürlüğüne basın faaliyetlerinde bilgilendirme yapması karara bağlandı.

TÜHİD’in Tarihçesi

tuhid_logo1972’den Bugüne Türkiye Halkla İlişkiler Derneği

Türkiye Halkla İlişkiler Derneği, Türkiye’deki halkla ilişkiler uzmanlarını bir çatı altında toplayarak meslek içi dayanışma sağlamak, mesleğin tanınması, yerleşmesi ve gelişmesi yolunda çalışmalar yapmak üzere 1972 yılında kurulmuştur.

Kurucuları, Alâeddin Asna, Ahmet Ramazanoğlu, Affan Başak, Ayşegül Dora, Babür Ardahan, Canan Usman, Cüneyt Koryürek, Ender Gürol, Mehmet Akter, Mehmet Turaç, Necdet Günkut, Rıdvan Menteş ve Sağlam Dalaman’dır.

Derneğin ilk başkanı Alâeddin Asna’dır. Daha sonra bu görev Betül Mardin, Engin Vardar, Ergüder Tırnova, tekrar Alâeddin Asna, Meral Saçkan ve Fügen Toksü tarafından yürütülmüştür.

İlk dönemdeki ayakları üzerinde durma aşamasını geçen ve mesleğin kamuoyunda tanınmaya başlamasını sağlayan Dernek, ikinci dönemde dünyaya açılarak IPRA ve öteki uluslararası kuruluşlarla bağlantı kurmuş, sonraki dönemlerde ise üye sayısını çoğaltmayı hedeflemiştir.

Türkiye Halkla ilişkiler Derneği’ni kuranlar bir uzmanlık alanı olan bu mesleğin sorunlarını ancak geçimini bu işten kazananların, geleceğini bu işe bağlayanların çözümleyebileceğini düşünerek üye alınması konusunda, tüzüğe sınırlayıcı hükümler koymuşlardır. Bunun amacı, derneğin herhangi bir sosyal kulüp değil, mesleğin gelişmesini kendi kişisel yararları içinde gören uzmanların oluşturduğu bir meslek örgütü niteliğine kavuşmasıdır.

Bugün dernek üyelerinin büyük çoğunluğu bu hedefi benimsemiş, halkla ilişkiler mesleğini kendilerine profesyonel kimlik olarak kabul etmiş uzmanlardır.

Web sayfamızın, gerek üyelerin birbirleriyle ilişkilerini güçlendirmeleri, gerekse kuruluşların karar mekanizmasındaki yönetici ve iş adamlarına kaynak sağlaması bakımından önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyoruz.

Kaynak: http://www.tuhid.org

Sigarasız Bir Gün

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Sakarya Meslek Yüksekokulu’nun (SMYO) sigarasız bir yaşama dikkat çekmek amacıyla sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirildi. Bugün Meslek Yüksekokulu’nun bahçesinde ve kantininde öğrenci ve akademik personel sigara içmedi.

Sakarya MYO Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü tarafından düzenlenen proje kapsamında okul bahçesi içerisinde sigara içilmemesine ve Yeşilay’ın önemine dikkat çekildi. Önceliği akademik personelin öğrencilere örnek olunması olduğunu belirten Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Başkanı Ezgi Tanrıverdi, “Bugün sigaranın zararlarına dikkat çekmek ve sigarasız hayata başlangıç olması temennisiyle bir gün boyunca sigara içilmemesini hedefliyoruz. Bu kapsamda hocalarımızdan, yeşil kurdele takmalarını talep ediyoruz. Başta Müdürümüz İsmail Gümüş’e ve bize tam anlamıyla destek veren Akademik kadromuza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

ttt
“HERKESE ÖRNEK OLMAK İSTİYORUZ”

Okul Müdürü İsmail Gümüş yaptığı açıklamada, “Okulumuzda sosyal sorumluluk kapsamında bir günlük sigara içmeme projesi gerçekleştiriliyor. Bu projeyi öğrenci arkadaşlarımız düzenledi. Hocalarımıza ve öğrencilerimize destek verdikleri için teşekkür ediyorum. Bu konuda insanların birbirine örnek olduğunu belirtmemiz gerekmiyor. Gerektiği zaman her yerde bu konuda bilgi paylaşımı yapıyoruz. Örnek olma amacıyla birçok insanın sigara bırakmasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Projenin mimarı olan öğrenciler Akademik kadroda bulunan öğretim görevlilerine ve hocalarına yeşil kurdele ve lokum dağıtarak bugünü sigarasız bitirmeyi hedefliyor.

KAYNAK: http://www.haberler.com/

Halkla İlişkiler Çalışmaları Plan ve Uzun Süreç Gerektirir

Halkla ilişkiler sizin için neyi ifade eder?
Halkla İlişkiler günümüzün en önemli mesleklerinden biridir. Yakın geçmişe kadar çok fazla önemsenmeyen bu iş dalı artık tüm kurumlarda ilk uygulanması ve geliştirilmesi düşünülen alan haline geldi. Bir markanın imaj sahibi olması için gerekli tanıtım politikasını saptamak, markanın bu doğrultuda yönlendirilmesi, marka için düzenli bilgi akışının gerekli kişiler arasında sağlanması doğrudan markanın önem kazanmasını sağlar. Düzenli ve stratejik halkla ilişkiler faaliyetleri ile markanızı koruyabilir, finansal anlamda kuvvetlenebilir, saygınlık sağlayabilir, satışı arttırabilir ve ilişkilerinizi kuvvetlendirebilirsiniz. Halkla ilişkiler çalışmaları plan ve uzun süreçler gerektirir. Kısa vadede bir sonuç beklemek yersizdir. Zamana yayılarak ve bir program içerisinde yapılan halkla ilişkiler çalışmaları kuruma muhakkak her konuda karlılık kazandırır.21022012-Fatma-Celenk-fotograf-cekimi--8-_1340093651

Kurumsal iletişimi nasıl tarif edersiniz?
Kurum kimliğinin, itibarının ve algının oluşturulması, hedef kitle ile güçlü ilişkiler kurulması, rakiplerden ayrışarak farklılaşmak ve marka değerini arttıracak işler yapılması kurumsal iletişimin yapı taşlarını oluşturuyor. Kurumsal iletişim birçok alana hâkim olmayı gerektiriyor. Reklam, halkla ilişkiler, medya satın alma, sosyal medya gibi konuları yönetiyor olmak belli bir uzmanlığı gerektiriyor. Bu da tabii çok çalışmakla ve kendinizi her zaman güncel tutmakla oluyor.

Fatma Çelenk; “Halkla ilişkiler faaliyetleriyle kurumlar kamuoyunda farkındalıklarını artırıyor”

Bir kurum için halkla ilişkiler çalışmalarının önemi nedir?
Bir kurum için Halkla İlişkiler, kurumu ilgilendirecek tüm hedef kitle ile ilişkileri düzenlemek, bu kişileri kurum hakkında bilgilendirmek ve kurumsal bir kimlik oluşturmak için çok önemlidir. Halkla ilişkilere önem veren kurum ve kuruluşların hedef kitlesi ile her konuda, etkin iletişim içerisinde olmaları halinde daha başarılı sonuçlara ulaşacaklarına inanıyorum. Halkla ilişkiler faaliyetleriyle kurumlar kamuoyunda farkındalıklarını artırırlar. Halkla ilişkiler, kurumun amaçlarını gerçekleştirmek üzerine yapılanır. Halkla ilişkiler, benzer ürün ve markaların birbirinden farklılaşmasına katkıda bulunur. Ama bir taraftan da kurumun toplumsal duyarlılığını kanıtlamasına katkıda bulunur. Kurum içi iletişimi sağlarken, kuruma itibar kazandırır. Çünkü halkla ilişkiler kurum hedef kitleleriyle olan stratejik iletişim yöntemidir.

Soyak Holding olarak halkla ilişkiler çalışmaları neyi ifade ediyor?
Biz Soyak olarak, 1500’e yakın çalışanıyla 4 sektörde faaliyet gösteren büyük bir topluluğuz. İş hacmimiz ve faaliyet gösterdiğimiz alanların çeşitliliği nedeniyle çalışmalarımızı çeşitlendirmek ve sektörlere adapte etmek durumundayız. Her biri için farklı bir iletişim stratejisi oluşturmamız ve buna göre yol haritamızı belirlememiz gerekiyor. Holding çatısı altında çalışmalarımızı belli bir koordinasyonla yürütürken bütünsel bir algı yaratmak için de kurum kültürünü arkamıza alıyoruz. Tüketiciye dokunan faaliyet alanımız gayrimenkul sektöründe; pazarlama iletişimi altında reklam/tanıtım çalışmaları, lansmanlar ve çeşitli müşteri etkinlikleri organize ederken, Soyak kurumsal markasına yönelik kurumsal sorumluluk ve kurumsal sosyal sorumluluk gibi daha kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Çevre ve eğitim konularında projeler üretiyor, sürdürülebilir yaşam yaklaşımıyla sertifikasyon çalışmaları yapıyor, enerji verimliliği ve yeşil bina gibi konularda araştırmalar yaparak projelerimizi bu yaklaşımla hayata geçiriyoruz.

indir (1)

Fatma Çelenk; “Sürdürülebilirlikle insanlığın yaşamının devam ettirilebilmesini, sürdürülmesini anlıyoruz”

Sürdürülebilir yaşam nedir? Sürdürülebilir yaşam için yapılması gerekenler neler?
Sürdürülebilir yaşam, kaliteli yaşam kültürünün oluşmasına katkı sağlamak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Bunun için de bu dünyada yaşayanlar olarak hepimizin üzerimize düşen önemli sorumluluklar vardır. Bazı kelimeleri anlatmak için sözlükler yetmeyebilir. Tıpkı “Sürdürülebilirlik” gibi. Çok basit olarak sürdürülebilirlikle insanlığın yaşamının devam ettirebilmesini, sürdürülmesini anlıyoruz. Yani gelecek nesillerin de en azından bizim kadar veya bizden daha iyi bir yaşam sürmelerini isteriz. Bu da o şeye gerekli değeri vermek koşuluyla gerçekleşebilir. İnsanoğlu ve insan kültürüne önem verdiğimiz için bunların sürdürülebilirliği için çabalamamız gerekir. Günümüzün küresel sürdürülebilirliğini sağlamak için fiziksel ve sosyal olarak sürdürülebilir bir toplum vizyonu yaratmak gerekli diye düşünüyorum.

Sürdürülebilir yaşam, Soyak Holding için ne derece önemli bir konu? Projelerinde sürdürülebilir uygulamalar dikkate alınıyor mu?

Sürdürülebilirlik, gün geçtikçe daha da önem kazanan bir kavram. Dünya nüfusu ve enerji tüketiminde meydana gelen artışla küresel ısınma ve beraberinde gelen çevresel ve toplumsal sorunlar, yaşamımızı ileride daha da çok etkileyecek konular olarak öne çıkıyor. Bu etkiler ekonomi ile de yakından ilgili. Türkiye’de, 2011 yılında ekonomide öngörülen sürdürülebilir büyüme süreci, sadece inşaat sektörüne yüzde 8-10 arasında bir büyüme rakamı olarak yansıyor.

En hızlı büyüyen sektörlerden biri olan inşaat sektörü, önümüzdeki dönemde de hız kesmeyecek. 2010’da %76 olan kentleşme oranının, 2015’te %79 olması; kentli nüfusun da 55,7 milyon’dan, 61 milyona çıkması bekleniyor. Konut ihtiyacının ise bu doğrultuda, 2010-2015’te yılda 550-600 bin arası olacağını söyleyebiliriz. Konut talebindeki istikrarlı artış beklentisinin sadece ekolojik değil, ekonomik ve sosyal boyutları da bulunmaktadır. Mesela, karbondioksit gazının dünyadaki salımının yüzde 50’si binalara ait. Enerjinin yüzde 40’ının da binalarda kullanıldığı göz önüne alındığında konunun önemi çarpıcı bir biçimde ortaya çıkıyor. Mevcut binalarda yapılacak ısıtma verimliliğini artıracak uygulamalarla binalarda yüzde 25’lik bir iyileşme sağlandığı takdirde, Türkiye yılda yaklaşık 6 milyar dolarlık tasarruf edecek. Bu kapsamda biz de, 50 yıldır faaliyet gösterdiğimiz gayrimenkul alanında, enerji tasarrufuna destek olacak, tüketicilerimizin yaşamına artı değerler katacak, çevre dostu projeleri uzman ekiplerimizle hayata geçiriyoruz.

Uluslararası çevre standartlarını hedef alarak, sürdürülebilir gelişimi destekleyecek, gelecek nesillerin yaşam kalitesinin yükselmesine katkı sağlamak için çalışıyoruz. Yalnız gayrimenkul değil enerji, çimento ve döküm sektörlerindeki faaliyetlerimizi de sürdürülebilir yaşam anlayışı doğrultusunda çevreye ve toplum değerlerine saygılı olarak yürütüyor ve kurum kültürümüzün bir parçası olarak sürekliliği olan sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiriyoruz.

Fatma Çelenk; “Yaptığımız işlerin topluma artı değer sağlayabilmesinin sürdürülebilir olmasına bağlı olduğunu düşünüyoruz”

Sürdürülebilir yaşam için markalara ne gibi önerileriniz var?
Biz Soyak’ta senelerdir yaptığımız çalışmalarla günümüzde ihtiyaç duyulduğuna inandığımız sürdürülebilir yaşam anlayışını temel alan bir kurum kültürü oluşturduk. Bir anlayışı, bir ilkeler bütünü olarak kurumun tamamına benimsetmek zaman isteyen bir süreç. Attığımız küçük adımlar, topyekün bakış açımız evrildikçe giderek büyüdü. Bugün yönetimden çalışanlara, iş süreçlerimizden kurum içi çalışmalara kadar temel aldığımız ilkeler bütünü; şeffaf, ahlaklı, samimi ve toplum faydasını gözetmeye dayanan bir anlayışın ürünüdür. Yaptığımız işlerin topluma artı değer sağlayabilmesinin sürdürülebilir olmasına bağlı olduğunu düşünüyoruz. Bir işi yaparken kullandığınız kaynakların, senelerce çalışıp oluşturduğunuz itibarın, her kararınızın temeline koyduğunuz ilkelerin sürdürülebilirliğini sağlayamazsanız, geleceğe iz bırakamazsınız. Bizi sürdürülebilir yaşam alanları yaratmaya iten sebep de işte buradan gelmektedir. Markalara bu anlayışı bahsettiğim sebeplerden ötürü tavsiye ederim.

Kaynak:www.halklailişkiler.com

Ateş topu gezegen keşfedildi!

Lavlarla kaplı nehir ve göllerden oluşan gezegenin gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı 1,300 derece!

Bildiğimiz üzere evrende milyarlarca gezegen ve cüce gezegen bulunuyor. Güneş sistemi de evrenin küçük bir parçası. Bugüne kadar yapılan araştırmalar neticesinde güneş sistemi dışında bugüne kadar 2000’i aşkın gezegen keşfedildi. Keşfedilen gezegenlerden bir tanesi de 55 Cancri e.

Dev dünyalar sınıfına giren bu gezegen, dünyamızın kütlesinden 8 kat daha ağır ve çapı 2 kat daha geniş. Hubble Uzay Teleskobu ile keşfedilen 55 Cancri e, Dünya’dan tam 40 ışık yılı (yaklaşık 400 trilyon kilometre) uzaklıkta bulunuyor.

Dev Dünya: Bu terim, astronomide Dünya’nın kütlesinden daha büyük, fakat gaz devinden çok daha küçük olan bir güneş dışı gezegen anlamına geliyor. Sadece gezegenin kütlesine işaret eden bu terim, gezegendeki yüzey şartları ya da yaşanabilirlik konusunda bir şey ima etmez.

Gaz Devi: Bu terim ise kayalar veya diğer katı materyaller yerine, büyük bölümü gazlardan (veya kütleçekimi sebebiyle sıvılaşmış gaz) oluşan gezegenler için kullanılır. Yaygın kabul gören modellere göre, ortaya çıkmakta olan bir yıldızı çevreleyen ve içinde gezegenlerin oluştuğu gaz ve toz diskinin yıldıza yakın iç kısımlarında ağır metaller ve kayaçlar toplanırken, hafif gazlar ve buz parçacıkları diskin dış kısımlarında toplanıp Jüpiter, Satürn gibi gaz devi gezegenleri meydana getirir.

gunes-sistemi-disinda-kesfedilen-yeni-gezegen-ates-topu-gibi-gozukuyor

Geçtiğimiz ay yüzeyinde atmosfer bulunduğu açıklanan 55 Cancri e’ye dair yeni gelişmeler var. NASA’nın Spitzer Teleskobu söz konusu gezegenin sıcaklık haritasını çıkardı. Kendi yıldızına oldukça yakın olan gezegenin 1 yılını tamamlaması dünya saati ile 18 saate tekabül ediyor. 55 Cancri e’nin yıldızına son derece yakın olması, o yıldızın yer çekiminden de etkilenmesi anlamına geliyor. Tıpkı Dünya ve Ay ilişkisi gibi. Diğer taraftan elimizdeki verilere baktığımızda 55 Cancri e’nin tam bir alev topu olduğunu görüyoruz. Zira yukarıdaki görselden de anlayacağımız üzere gezegenin yıldıza bakan yüzü hiç değişmiyor. Bu nedenle bir taraf hep aydınlık, diğer taraf ise hep karanlıkta kalıyor. Aydınlıkta kalan yüzey sıcaklığı 2,426 derece. Gezegenin en soğuk tarafı ise 1,126 derece. Yani iki kutup arasında tam 1,300 derece sıcaklık farkı var. Spitzer, 55 Cancri e’nin karanlık kısmının aydınlık kısmından belirgin bir şekilde soğuk olmasının, ısının eşit olarak dağılmadığından kaynaklandığını keşfetti. Isının dağılmamasının sebebi olarak da gezegenin ince bir atmosfere sahip olması gösteriliyor.

resized_ded4b-9abe94a5image_2769e55cancrieÖte yandan gece ve gündüz arasındaki aşırı sıcaklık farkının, gezegenin yüzey hareketlerini etkilediği de öngörülüyor. Söz konusu gezegen ile ilgili Belçika Liege Üniversite’sinden Michael Gillon “Gündüz tarafında muhtemelen lavdan nehirler ve magmadan oluşan büyük göller var. Gece tarafında ise Hawaii’deki gibi donmuş lavların olduğunu tahmin ediyoruz.” açıklamasında bulundu. Evet, 55 Cancri e’deki gelişmeler şimdilik böyle. 2,5 sene sonra uzaya fırlatılacak James Webb Uzay Teleskobu ile daha detaylı bilgilere erişilmesi bekleniyor.

KAYNAK: http://www.haber7.com

1 23 24 25 26 27 64