14. Kariyer Günleri Kapsamında Workshop ve Seminer

  • 14. Kariyer günleri kapsamında workshoplara katılabilmek için aşağıdaki bağlantıyı tıklayıp ilgili formu doldurmanız gerekmektedir.
  • 19 Mart 2020 Saat 10:30 daki Yer Hizmetleri adlı Workshopa Tüm Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği öğrencileri katılacaktır kayıt yaptırmalarına gerek yoktur
  • 19 Mart 2020 Saat 15:00 ve 16:30 daki Workshoplara Tüm Çocuk Gelişimi öğrencileri katılacaktır kayıt yaptırmalarına gerek yoktur
  • Diğer Workshoplar için bu bağlantıdaki form doldurulacaktır. Workshop Kontenjanları kısıtlı olduğu için ilk kayıt yaptıran öğrenciler seçilecektir.
  • Kaydolunan workshoplar sonunda öğrencilere Katılım Belgesi verilecektir. 

Halkla İlişkilerin İşlevleri

                          HALKLA İLİŞKİLERİN İŞLEVLERİ
1. Kurumsal İletişim
Bugünün iş ortamında doğru iletişim stratejileri tasarlama, doğru yöntemler bulma ve
hayata geçirme kaygısı, halkla ilişkiler bölümlerinin üstlendiği rolü çok kritik bir konuma
taşımaktadır. Buna paralel olarak, iletişim uzmanları, strateji oluşturma ve karar verme
süreçlerinin giderek ayrılmaz bir parçası haline gelmekte ve iletişimcilerin
sorumlulukları yalnızca çalıştıkları kişi ya da kurumlar ve onların muhatap oldukları kitlelerle sınırlı kalmayıp, tüm topluma karşı da hızlı bir biçimde artmaktadır.
Kurum için kritik nokta, iletişim kanallarını etkin olarak yönetebilmektir. Bu nedenle
örgütçe, fonksiyonel birimler, pazar ve medya ile koordinasyonunun sağlanması; iletişim
planının hazırlanması, yönetilmesi ve takip edilmesi ve bunun sürekli bir sistem haline
getirilmesi esastır. Bu konudaki çalışmalarından birinde
Jefkıns örgütsel iletişimin temel amaçlarını şu şekilde sıralamaktadır;
1. Örgütün politika ve kararlarını yönetilenlere duyurmak,
2. Örgüt ile ilgili bilgileri çevreye duyurarak, örgüte olan güvenin artmasını sağlamak,
3. Örgütün yeni yönetim anlayışını anlatarak, bilgilendirme yoluyla destek sağlamak,
4. Örgütün birim ve bölümlerine bilgi verilerek, örgütsel bütünlük ve uyum sağlamak,
5. Ücret artışları, primler, burslar ve tatil olanakları gibi iş görenleri yakından ilgilendiren
konulara ilişkin bilgilerin verilerek, çalışanların güdülenmesini sağlamak,
6. Yönetimi ilgilendiren her türlü mevzuatı personele duyurarak, olası hataları önlemek,
7. Örgütsel tutumların yönlendirilmesi ve iş görenlerin yönetsel amaçlar doğrultusunda güdülenmesini sağlamak.
Belirtilen bu amaçların yanı sıra, örgüt içinde “bir sistem olarak iletişimin temel amacı” ; kopuk ve dağınık ilişkileri düzenlemek ve örgütsel amaçlarla bireysel
amaçlar arasında bilinçli bir dengenin kurulmasını sağlamaktır.
2. Kurumsal Kültür
Kavram olarak kültür; öğrenilen ve paylaşılan değerler, inançlar, davranış özellikleri ve
semboller toplamı olarak ifade edilmektedir. Kurumsal kültür ise, belirtilen bu değer, özellik ve
semboller topluluğunun kurumlardaki görüntüsüdür. Bu kavram kurumlarda; “rasyonel” ve
“görüntüsel” olmak üzere çeşitli araçlarla kendini göstermektedir.
Koçel’e göre; rasyonel araçlar; işletme amaç ve hedefleri, kullanılan teknoloji,
organizasyon yapısı, politika, planlama, kontrol, ödül, ceza ve terfi sistemleri, iletişim ve
raporlama sistemleridir. Görüntüsel araçlara örnek olarak; kullanılan dil, değer verilen davranış
kalıpları, sembol ve simgeler, estetik, fiziksel ortam ve düzenlemeler, organizasyon içi
merasimler, geçmiş başarılara dönük hikayeler, tecrübeler ile giyim-kuşam gösterilebilir.
Dünyanın en büyük iletişim ajanslarından BBDO’nun dünyaca ünlü genç CEO’su olan
Andrew Robertson, Türkiyeyi ziyaretinde yaptığı bir röportajda, BBDO’nun kurumsal kültürünü
oluşturan 10 altın kuraldan bahsetmektedir ki; bu kurallar sadece iletişim sektörü değil, her
sektörden örgütleri ilgilendiren özelliğe sahip bulunmaktadır. Robertson’a göre; kurumsal
kültürün 10 altın kuralı;
1. Yapılan işi severek ve diğerlerinden daha iyi yapmak,
2. Hizmet verilen kişilerce seviliyor olmak,
3. Kurumunu iyi temsil etmek,
4. Çevreye enerji veren bir özelliğe sahip olmak,
5. İşleri sürüncemede bırakmamak,
6. “Ben” değil “biz” diyebilmek,
7. Sorumluluklarının bilincinde olmak,
8. Kriz durumlarında hemen toparlanabilmek,
9. Sağlıklı bir şüphe içinde olmak,
10. İstediğini değil, doğru olanı yapmak.
3. Kurumsal Kimlik
Sözlük anlamı ile kimlik; “bir kimsenin, bir grubun üyesi olarak hissettiği
aidiyet, güven, bilinme ve önemden hareketle gruptaki diğer insanlarla ortak değerleri ve yaşam
biçimlerini paylaşması durumu”, kurumsal kimlik ise; “örgütün karakteri ve
değerler sistemi” olarak tanımlanmaktadır. Kurumsal kimlik, örgütün kendisiyle ilgili
düşünceleridir. Yani, örgütün kendisini nasıl gördüğü, iç paydaşlar tarafından nasıl algılandığını
ifade eder. Aynı zamanda, itibarı güçlendirmek amacıyla girişilen kurumsal iletişim faaliyetlerini
içermektedir.
Örgütlerin üç çeşit kimliğinden söz edilmektedir;
1. Örgütün ne olduğu (mevcut hali),
2. Örgütün ne olmak istediği (ideali),
3. Başkalarının örgütü nasıl gördüğü (dış görünüşü).
Kurumsal kimlik açısından yapılan araştırmalar, örgütün dış görünüşünü ifade eden;
başkalarının “özellikle çalışanların” örgütü nasıl gördüklerinin önemine vurgu yapmaktadır.
Örgütün hedeflerini gerçekleştirmek için; öncelikle çalışanların beklenti ve isteklerini dikkate
almak zorunda olduğu kabul edilmektedir.
Terrance Deal ve Allan Kennedy, kurumların çalışanlarının davranışlarına, hareketlerine,
tavırlarına ve beklentilerine işaret eden kurumsal değerleri vurgulayarak, başarılı şirketlerin bu
değerler üzerinde durduklarını belirtmektedir. Deal ve Kennedy’e göre;
örgütlerin çekirdeğini oluşturan bu değerler, örgütün temel özelliklerini yansıtmakta ve çoğu kez
örgütlerin sloganları ile bütünleşerek “örgütsel kimlik” olarak ortaya çıkmaktadırlar.

4. Kurumsal İmaj
Kurumsal imaj; paydaşların örgütü nasıl gördüğüdür. Başka bir deyişle, dış paydaşların
örgütle ilgili algılamalarıdır.
Çalışanlar, lider özellikleri, müşteri/ vatandaş memnuniyeti, satış sonrası hizmet,
reklamlar, endüstriyel ilişkiler ve fiziksel görünümün doğrudan etkilediği kurumsal imaj uzun vadeli başarı için en önemli faktör olarak kabul edilmektedir.
Güçlü bir kurum imajı yabancı kaynakların ve öz sermayenin artırılabilmesi için önemlidir.
İmajın, satışları ve fiyatları yükseltebilme gücü üzerinde de olumlu etkisi olduğu
düşünülmektedir. Sonuç olarak imaj ; kuruluş için önemli bir varlıktır ve
doğru yönetilmezse değerini kaybedecek bir yatırım olarak kabul edilmektedir. İmaj, kurumsal
itibarın oluşmasında önemli parametrelerden birisidir. Halkla ilişkiler; sosyal faaliyetler, topluma
yarar sağlayan projeler ve çeşitli iletişim kanalları ile kurumsal imajın oluşmasına katkıda
bulunur. Bu katkı ise, istikrarlı ve ilkeli yönetim politikaları ile birleşerek itibarın yapısını
şekillendirmektedir.
5. Kurumsal İtibar
Kadı beşegil tarafından yapılan açıklamaya göre; “kurumsal itibar,
bir örgütün yarattığı güvenin toplam pazar değeri içindeki katkı payıdır. Kurumun elle
tutulamayan değerlerinin karşılığıdır. Bu karşılığın bedelini hesaplayabilecek herhangi bir para
birimi henüz icat edilmemiştir”. Kurumların işleyişinde bu kadar hayati öneme sahip olan
“kurumsal itibar” çevreye duyarlılık, kalite bilinci, şeffaflık, müşteri memnuniyeti, ilkeli ve
tutarlı işletme politikaları gibi düşünce ve uygulamalarla yükselmektedir.
Kurumlarda başarılı ve etkin itibar yönetimi için;
1. Süreç içinde kurum için önem taşıyan zihinlerin hangileri olduğunu saptamak,
2. Kurumun rakipleri arasındaki mevcut görünürlük ve güvenilirliğini gerçekçi bir
şekilde teşhis etmek,
3. Konum oluşturmada şirketin kontrolü altındaki faktörlerin hangisinin
kullanılacağına karar vermek,
4. Kurumun farklılaşmış bir konuma ulaşıp ulaşmadığını, hedef pazar dilimleri
açısından iyi bir konuma ulaşıp ulaşmadığını ve hedef pazar dilimleri açısından
özellikle değer taşıyan konumlar olup olmadığını belirlemek,
5. Son olarak, hedef müşterilerin zihnine ve kalbine etki eden yolları belirlemek
üzere geniş iletişim taktiklerinden yararlanmak gerekmektedir.
Uygulamada imaj ve itibar yönetimi birbirine çok karıştırılan kavramlar olmasına
rağmen, Peltekoğlu; tüm iletilerin imaja etkisinden dolayı, imajın olumlu
ya da olumsuz olabileceğini, ancak bir kurumun itibarından söz edilmesi durumunda, sözcüğün
yüklendiği olumlu anlam nedeniyle herhangi bir olumsuzluğu çağrıştırmadığını kabul etmek
gerektiğini, belirtmektedir.

kaynak: Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi Electronic Journal of Social Sciences. Doç.Dr. Selma KARATEPE

Halkla İlişkiler Uzmanınedir ne iş yapar, Halkla İlişkiler Uzmanınedir nasıl olunur

HALKLA İLİŞKİLER UZMANI

Özel kuruluşlarda ve kamu kurumlarında; kurumu halka tanıtacak, kurumun çalışmalarına karşı halkta ilgi uyandıracak, kurum hakkında çevrede olumlu izlenimler yaratacak ilişkileri kurabilen kişidir.

Görevleri;
-Tanıtıcı haber bültenleri, broşürler, raporlar hazırlamak,
-Yapılacak etkinlikleri kitle iletişim araçları ile halka duyurmak,
-Basın toplantıları, sergiler, konferanslar hazırlamak,
-Konusuyla ilgili yazıları basında izlemek, kupürleştirmek, cevaplar hazırlamak,
-Halkla ilişkiler konusunda eğitim verilmesi için program hazırlamak,
-Yöneticilerin konuşma metinlerini ve yazışmalarını hazırlamak,
-Toplantı, tören, kutlama ve kokteyllerin düzenini sağlamak,
-Kurum adına sanat etkinlikleri düzenlemek,
-Kamuoyundaki imajın belirlenmesi amacıyla anketler düzenlenmesini sağlamak,
-Yapılacak faaliyetler için bütçe hazırlamak, malzeme miktarını ve elemanların sayısını ve niteliğini belirlemektir.

Halkla İlşkiler alanı programında okumak isteyen bir öğrencinin;
-Toplumsal, siyasal ve ekonomik olayları kavrayıp yorumlayabilen,
-Ülke ve dünya gündemini yakından takip eden,
-Araştırmayı seven,
-İletişim becerileri güçlü,
-Entelektüel gelişmeyi amaçlayan,
-Dikkatli, görsel hafızası güçlü,
-Problem çözme yeteneğine sahip,
-Hızlı öğrenebilen,
-İkna yeteneği olan,
-Fikir üretmeyi, okumayı ve tartışmayı seven,
-Olaylar arasında neden-sonuç ilişkilerini görebilen, olacakları sezebilen,
-İnsan ve toplum bilimlerine ilgi duyan,
-Zekâsını kullanarak olayları haber olarak algılayabilen ve topladığı bilgileri haber formatında yazabilen,
-Diksiyonu düzgün,
-Aktif, hareketli ve düzensiz bir yaşama biçimine hazır olan,
-Dış görünüşüne ve giyimine özen gösteren,
-Gurup çalışmasına yatkın,
-Objektif kişiler olması gerekir.

Çalışma ortamları;
Halkla ilişkiler uzmanı, büro ortamında görev yapar, zaman zaman diğer kuruluşlarda düzenlenen toplantılara, seminerlere, sergilere katılabilir. Çalışırken gazetecilerle, reklâm uzmanlarıyla,müşterilerle, meslektaşlarıyla, yöneticilerle ve diğer çalışanlarla iletişim halindedir.

İş bulma İmkanları;
Halkla ilişkiler ve tanıtım elemanı, bürolarda, otellerde, gazetelerde, yayıncılık alanlarında,bankalarda, reklâm ajanslarında, fabrikalarda, hastanelerde, çeşitli kuruluşların organizasyon faaliyetlerinde çalışma olanağına sahiptir..

Eğitim imkanları;
Gazetecilik, Halkla İlişkiler Uzmanlığı, Radyo-TV-Sinema bölümlerine girebilmek için ÖSYM tarafından düzenlenen sınavda yeterli sözel (SÖZ) puanı almak gerekmektedir.

Halkla ilişkiler uzmanlığı meslek eğitimi üniversitelere bağlı “İletişim” , “İşletme” ve “İletişim Bilimleri” fakültelerinin “Halkla İlişkiler ve Tanıtım”, Halkla İlişkiler”, “Halkla İlişkiler ve Reklâmcılık”,“Reklâmcılık ve Halkla İlişkiler” bölümlerinde verilmektedir.

KAYNAK:http://www.forumlordum.net/meslek-bilgileri/70972-halkla-iliskiler-uzmani-nedir-gorevleri-nelerdir.html

Halkla İlişkiler (PR) Nedir ?

 

Halkla İlişkiler özetle: “Kamuya  ya da özel sektöre ait kuruluşlarınpr yeni olumlu bir imaja sahip olmaları için gerekli tanıtım politikasının saptanması, kuruluşların bu doğrultuda yönlendirilmesi, insan grupları ve kuruluşlar arasında bilgi akışının sağlanması ve bu bilgi akımının gerekli etkinliği kazanarak amaçlanan sonuca ulaşması için yapılan planlı faaliyetlerdir.”

Halkla ilişkiler konusunun her işletme için gerekli ve kaçınılmaz olduğunun anlaşılması gibi gelişmelerin ardından Halkla ilişkiler kavramı, kurum ile kamuoyu arasındaki iletişimi sağlayan Kurumsal Halkla ilişkiler (CPR) ve kurumun pazarlama çalısmalarına destek olan Pazarlama Yönlü Halkla ilişkiler (MPR) olmak üzere iki parçaya ayrılmıştır.

Kurumsal Halkla İlişkiler (CPR) Nedir?

Kurumsal Halkla ilişkiler, kurum ya da kuruluşun muhatap olduğu ve olacağı bütün hedef kitleler ile ilişkileri düzenleyerek, bu kitlelerin kuruma karşı olan bilgisizliklerini, bilgiye, ilgisizliklerini ilgiye ve de sempatilerini kurumsal kimliğe dönüştürme çabalarının bütünüdür.

Kurumsal Halkla ilişkiler, hedef kitleleriyle iletişim kurarkan çift yönlü bir iletisim sürecini kullanmaktadır. Bu çift yönlü iletişimi gerçekleştirmek için iletişim ve medya kanallarını kullanmaktadır. Kurumsal Halkla ilişkiler genel olarak kamuoyu oluşturma tekniklerinden yararlanmaktadır.

 

Kurumsal Halkla ilişkiler genel olarak şu işlevleri yerine getirmektedir.

  • Öneri  ve danışmanlık
  • Kurumsal yayınlar
  • Kurum hakkında yayın
  • Toplumla İlişkiler
  • Kurumsal imaja yönelik reklam / mesaj
  • Kamuoyu yaratma – etkileme
  • Sosyal içerikli programlar

 

Kurumsal Halkla ilişkilerin yerine getirdigi faaliyetlere baktığımızda kurumsal Halkla ilişkilerin klasik anlamdaki Halkla ilişkilerin görevini yerine getirdigini söyleyebiliriz.

Pazarlama Yönlü Halkla İlişkiler

Pazarlama yönlü Halkla ilişkiler; satışı ve müşteri memnuninyetini teşvik eden, şirketleri ve ürünleri tüketicilerin istekleri, ihtiyaçlari, çıkarları ve özel ilgi alanları ile özlestiren, inanılır, güvenilir, bilgi ve etkileşim iletişimini kullanan toplam bir planlama, yürütme ve değerlendirme programi sürecidir.

Bir başka ifadeyle MPR, işletmenin satışını artırmak amaciyla pazarlama stratejileri doğrultusunda pazarlama faaliyetlerini destekleyen Halkla ilişkiler uygulamalarıdır.

Genel olarak MPR, kuruma yönelik olan CPR’in aksine ürüne yönelik faaliyetleri içermektedir. MPR daha çok pazarlamaya yakındır.

 

Halkla ilişkiler; bir yönetim tarzıdır. Bir kurumun yad a bir kişinin itibarını yönetme şeklidir. Markaların, kurumların aynası olma özelliğini taşımaktadır. Bir iletişim sürecidir.pr halkla ilişkiler

Halkla ilişkilerde dün, bugün ve yarın temelini esas alan bir sistem mevcuttur. Sadece basınla ilişkiler, kişiyle iletişim, medya pazarlama, idari işler gibi bölümlerin özelliklerini kapsayan bir tavır halkla ilişkilerin tanımı içerisinde yer almamaktadır.

Halkla ilişkiler yönetimin izlemekte olduğu politikaların halka benimsetilmesi, çalışmaların devamlılıkla halka duyurulması, yönetime karşı olumlu bir havanın yaratılması buna karşılık halkın da yönetim hakkında ne düşündüğünün, yönetimden ne istendiğinin bilinmesi ve halkla işbirliği görevini yerine getirmektedir.

 

PR, Public Relations’ın kısaltılması ile iki kelimeden oluşan bir terimdir. Public Relations‘ın (PR) Türkçesi ise “Halkla İlişkiler“dir.

PR, (Halkla İlişkiler) görüş ve davranışları etkileyerek, kurum kimliği üzerine bir anlayış yaratan ve algılamaya sahip çıkan bir ilişkiler silsilesi olarak tanımlanabilir.

PR, (Halkla İlişkiler) çalışmalarının amacı; itibarı korumak, desteklemek, artırmak ve düşünce, davranış biçimlerine etki edebilmektir.

Halkla İlişkiler, davranışlarımızın, söylediklerimizin ve başkalarının hakkımızda söylediklerinin sonuçları ile, yani “itibar – tanınma” ile ilgili bir uzmanlık alanıdır.

Halkla İlişkiler faaliyetleri, bir organizasyon ile hedef kitlesi arasındaki iletişimi sağlamak amacıyla yapılan, önceden planlanmış çalışmalar bütünüdür. Burada organizasyon; özel bir firma, kamu kurumu, sivil toplum örgütü ya da birkişi de olabilir.

 

 

tokalasPR (Halkla İlişkiler)’ın Akademik Tanımı

Kamuya ya da özel sektöre ait kuruluşların olumlu bir imaja sahip olmaları için gerekli tanıtım politikasının saptanması, kuruluşların bu doğrultuda yönlendirilmesi, insan grupları ve kuruluşlar arasında bilgi akışının sağlanması ve bu bilgi akımının gerekli etkinliği kazanarak amaçlanan sonuca ulaşması için yapılan planlı faaliyetlerdir.

PR (Halkla İlişkiler)’ın Uluslararası Tanımı

Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği’nin 1954 tarihli kongresinde kabul edilen tanımına göre ise halkla ilişkiler: Bir işletmenin ya da özel veya kamusal bir kuruluşun bağlantı kurduğu veya kurabileceği kimselerin anlayış, sempati ve desteğini elde etmek ve bunu devam ettirmek için yaptığı sürekli ve örgütlenmiş bir yönetim görevidir.

Halkla ilişkiler, belli bir davranışı benimsetmek ya da belli yönde hareket oluşturmak için halkı inandırma, ikna etme sanatıdır. PR, (Halkla İlişkiler) ilişkiler inşa eder.

Halkla ilişkiler, belirtilmiş hedef kitleleri etkilemek amacıyla hazırlanmış, planlı,inandırıcı bir iletişim çabasıdır. Halkla ilişkiler, kamuoyunu etkileme ve ondan etkilenme sürecidir.

Halkla ilişkiler, bir işletme ile hedef kitle arasında karşılıklı iletişimi, anlayışı, oluşturmaya ve sürdürmeye yardımcı olan ayrıcalıklı bir yönetim görevidir.

Halkla ilişkiler, yönetimin izlemekte olduğu politikanın halka benimsetilmesi, çalışmaların sürekli ve tam olarak halka duyurulması, yönetime karşı olumlu bir hava yaratılması, bunun yanı sıra halkında yönetim hakkında ne düşündüğünü ve yönetimden ne istediğinin bilinmesi ve halkla işbirliği sağlanması işlevidir.

 

PR

“PR” geliştirdiği stratejiler, uyguladığı teknikler, yapmış olduğu çalışmalar ile kurumların, fikirlerini ve hizmetlerini sundukları topluluklar ile devamlı iletişim içinde olmasını sağlar.

PR, kuruluş yöneticilerinin programlarını uygulayabilmek, hem kuruluş hem de halka hizmet verebilmek için eğilimleri, istekleri analiz etmek ve sonuçlarını tahmin etmeye yönelik sosyal bilim ve sanattır.

PR Neden Gereklidir?

Sınırların kalktığı ve dünyanın yerel bir işletmeye döndüğü dünyada rekabet git gide zorlaşıyor. Çağın gerekliliklerini yerine getirmenin yanında rekabetin beraberinde getirdiği zorlukları aşmak da ayrı bir beceri gerektiriyor. Bu aşamada stratejik danışmanlık ve tanıtımın ne denli önemli olduğu ayrı bir olgu olarak karşımıza çıkıyor.

Bugün küçülen dünyada şirketler “nasıl daha fazla satarım” sorusundan daha çok “marka ve kaliteyi nasıl oluştururum” sorusunun yanıtını aramaya başladı.

Dünyanın en iyi ve en kaliteli ürününü en ucuza üretiyor olsanız bile bundan kimsenin haberi yoksa geri dönüşü olmayan bir hizmet ve ürün ortaya koymanın hiçbir anlamı olmuyor. İşte bu noktada devreye PR giriyor.

PR’ın tanımını ve gerekliliğini yazarken hızla gelişen internet teknolojisini de göz ardı etmek mümkün değil. İnternet teknolojisinin hızla büyümesi ve dijitalleşmenin gittikçe yaygınlaşması PR’ın da Dijitalleşmesine neden oldu. Bizde bu yazımıza ek olarak Dijital PR Nedir?’i ekledik.

 

digital-pr-seo-ismail ünlü

Dijital PR Nedir?

Dijital PR; online-internet ortamında var olan bir markayı, bir şirketi, bir kurumu, bir projeyi veya bir online varlığı yönetmekve iyileştirmek için yine online yöntem ve araçların kullanılmasıdır.

Dijital PR; sosyal medya, sosyal imleme-paylaşım, arama motoru, blog, forum, haber siteleri gibi internet araçlarının halkla ilişkiler amaçlı kullanılması faaliyetlerinin bütününe Dijital PR yani dijital halkla ilişkiler denir.

 

kaynak : https://www.google.com.tr/webhp?sourceid=chrome-instant&ion=1&espv=2&ie=UTF-8#q=halklaili%C5%9Fkiler+nedir&start=40

Halkla İlişkiler Bölümü Nedir ve Halkla İlişkiler Mesleği Hakkında Bilgiler

Halkla İlişkiler Bölümü Tanıtımı: Özel ve kamu kuruluşlarında; kurumu halka tanıtacak, kurumun çalışmalarına karşı halkta ilgi uyandıracak, kurum hakkında çevrede olumlu izlenimler yaratacak ilişkileri kurabilecek elemanları yetiştirmek amacıyla eğitim veren bölümlerdir.

Çalışma Alanları: Mezunlar, büro, otel, gazete, yayıncılık alanları, bankalar, reklam ajansları, fabrikalar, hastaneler gibi çeşitli kuruluşların halkla ilişkiler ve tanıtım birimlerinde görev alabilirler. Kamu kuruluşlarının yanı sıra özel şirketlerde iş olanakları olup, kazanç çalışma koşullarına göre değişmektedir.

images

Mesleğin Gelecek 10 Yıldaki Durumu: Serbest piyasa ekonomisinin gelişmesi ile birlikte kuruluşların halkla ilişkilere verdiği önem artmakta olup bu durum bölüm mezunlarına olumlu olarak yansımaktadır.

Mesleğin Gerektirdiği Özellikler:Girişken, kendine güvenen, araştırmacı, yönlendirici, sabırlı, ikna yeteneği yüksek ve dış görünüşüne önem veren biri olması insanlarla iyi ilişkiler kurabilmesi insan psikolojisinden anlaması ve entelektüel bir kişiliğe sahip olması gerekir.

Kaynak Linki : http://www.eokulegitim.com/halkla-iliskiler-bolumu-nedir-meslegi-hakkinda-bilgi/

Halkla İlişkilerde Başarının Sırrı

İş dünyasının çeşitli kollarında faaliyet gösteren tüm kurumlar gerek ürettiği ürünleri pazarlamak, gerekse yaptığı işi anlatarak kamuoyunda olumlu bir imaj oluşturabilmek için halkla ilişkiler çalışmalarına ihtiyaç duyarlar. Başarılı bir halkla ilişkiler planlamasının temelinde ise işin profesyoneli olan ve ne yaptığını bilen halkla ilişkiler ajansları ile çalışmak yatar.

13115907_691017627708030_1661918566_n

Yeterince özen gösterilmeyen, üstün körü yapılan halkla ilişkiler çalışmaları faydadan çok zarar getirerek, şirketlerin çok ciddi bir itibar kaybına uğramasına sebep olabilirler. Böyle bir durumda hasarı telafi ederek, geri döndürmek oldukça zor olabileceği gibi, büyük miktarda para kaybı da söz konusu olabilir. Eğitimli ve uzman personele sahip halkla ilişkiler ajansları ise bu konuda yaşanabilecek sıkıntıları minimuma indirerek, başarının kapısını aralayacaklardır.

Teknoloji alanında gelişim ve değişimlerin çok hızla yaşandığı günümüz koşullarında, online itibar firmaların en çok özen göstermesi gereken konulardan biri olarak ön plana çıkmaktadır. Yine bu konuda başarılı olmak için de bir halkla ilişkiler ajansına başvurmakta fayda vardır. Halkla ilişkiler sosyal bir bilim olması sebebiyle, psikoloji, sosyoloji gibi diğer sosyal bilim dallarından da yoğun olarak etkilenmektedir. İnsan davranışları ile birebir ilgili olan bu bilim dallarının halkla ilişkileri etkilemesi son derece doğrudur ancak bu durum zaman zaman yanlış anlaşılmalara neden olabilmektedir. Ortaya çıkan en belirgin durumlardan biri halkla ilişkiler alanında eğitim ve tecrübesi olmayan kişilerin dahi kendilerini bu konuda uzman ilan ederek iş yapmaya çalışmasıdır. Öyle ki pek çok etkinlik ve organizasyonda sadece teşrifatçılık görevi yapan kişilerin bile halkla ilişkiler uzmanlığına soyunması da bu duruma güzel bir örnektir.

ödül töreniTemelinde işletmelerin hizmet verdiği kitleler ile daha etkili iletişim kurabilmek için başvurduğu bir yöntem olan halkla ilişkiler, firmaları kamuoyuna sevdirmeyi ve belirlenen hedef kitlede belli bir tutum geliştirmeyi hedefler. Ayrıca firmanın olumlu imajını arttırarak, online itibar kazanmasını sağlamak da halkla ilişkiler çalışmalarının kapsamına girmektedir. Günümüz dünyasında ürün ve hizmetlerin kalitesi ne kadar iyi olursa olsun etkili bir halkla ilişkiler çalışması olmadığı sürece yerini bulması kolay olmamaktadır.

Kaynak: http://halklailiskilerajansi.org

Halkla İlişkiler Çalışmalarının Dünü, Bugünü ve Geleceğine İlişkin Bir Değerlendirme

Halkla ilişkiler, çoğulculuk anlayışının gelişmiş olduğu demokratik toplumlarda örgütlerin gereksinim duydukları toplumsal desteği, güveni, rızayı elde etmek için gösterdikleri planlı ve sistemli iletişim çabalarıdır. Günümüzdeki anlamda halkla ilişkiler çalışmalarının tarihsel arka planı çok eski değildir.

halkla_ilikilerrr

Bununla birlikte, halkla ilişkilere özgü bir nüveyi çok eski çağlardan bu yana süre gelen örgüt-çevre ilişkilerinin, iktidar mücadelelerinin içerisinde görebilmek mümkündür. Kurumlar, kuruluşlar, yönetme erkini elinde bulunduranlar etkili olabilmek, yasal meşrutiyetin yanı sıra toplumsal meşrutiyet de elde edebilmek adına her zaman için çevrelerinin desteğine gereksinim duymuşlardır. Bu desteğin elde ediliş yöntemi ise dönemin siyasal, ekonomik, teknolojik koşularına bağlı olarak değişmiş; basit propaganda tekniklerinden halkla ilişkilere doğru evrilmiştir. Halkla ilişkiler, toplumsal değişimin izlenmesi, toplumsal taleplerin belirlenmesi, örgütlerin kendilerini ifade edebilmesi gibi açılardan günümüzde önemli işlevlere sahiptir. Ancak, yakın bir gelecekte bu işlevini, önemini yitireceğine ilişkin önemli göstergeler vardır. İnsanlar hızlı bir şekilde çevrelerinde olup bitenlere karşı ilgilerini, kendi yaşamlarını ilgilendiren kararlara katılma iradelerini kaybetmektedirler.

Kaynak:www.halklailişkiler.com

Halkla İlişkiler Çalışmaları Plan ve Uzun Süreç Gerektirir

Halkla ilişkiler sizin için neyi ifade eder?
Halkla İlişkiler günümüzün en önemli mesleklerinden biridir. Yakın geçmişe kadar çok fazla önemsenmeyen bu iş dalı artık tüm kurumlarda ilk uygulanması ve geliştirilmesi düşünülen alan haline geldi. Bir markanın imaj sahibi olması için gerekli tanıtım politikasını saptamak, markanın bu doğrultuda yönlendirilmesi, marka için düzenli bilgi akışının gerekli kişiler arasında sağlanması doğrudan markanın önem kazanmasını sağlar. Düzenli ve stratejik halkla ilişkiler faaliyetleri ile markanızı koruyabilir, finansal anlamda kuvvetlenebilir, saygınlık sağlayabilir, satışı arttırabilir ve ilişkilerinizi kuvvetlendirebilirsiniz. Halkla ilişkiler çalışmaları plan ve uzun süreçler gerektirir. Kısa vadede bir sonuç beklemek yersizdir. Zamana yayılarak ve bir program içerisinde yapılan halkla ilişkiler çalışmaları kuruma muhakkak her konuda karlılık kazandırır.21022012-Fatma-Celenk-fotograf-cekimi--8-_1340093651

Kurumsal iletişimi nasıl tarif edersiniz?
Kurum kimliğinin, itibarının ve algının oluşturulması, hedef kitle ile güçlü ilişkiler kurulması, rakiplerden ayrışarak farklılaşmak ve marka değerini arttıracak işler yapılması kurumsal iletişimin yapı taşlarını oluşturuyor. Kurumsal iletişim birçok alana hâkim olmayı gerektiriyor. Reklam, halkla ilişkiler, medya satın alma, sosyal medya gibi konuları yönetiyor olmak belli bir uzmanlığı gerektiriyor. Bu da tabii çok çalışmakla ve kendinizi her zaman güncel tutmakla oluyor.

Fatma Çelenk; “Halkla ilişkiler faaliyetleriyle kurumlar kamuoyunda farkındalıklarını artırıyor”

Bir kurum için halkla ilişkiler çalışmalarının önemi nedir?
Bir kurum için Halkla İlişkiler, kurumu ilgilendirecek tüm hedef kitle ile ilişkileri düzenlemek, bu kişileri kurum hakkında bilgilendirmek ve kurumsal bir kimlik oluşturmak için çok önemlidir. Halkla ilişkilere önem veren kurum ve kuruluşların hedef kitlesi ile her konuda, etkin iletişim içerisinde olmaları halinde daha başarılı sonuçlara ulaşacaklarına inanıyorum. Halkla ilişkiler faaliyetleriyle kurumlar kamuoyunda farkındalıklarını artırırlar. Halkla ilişkiler, kurumun amaçlarını gerçekleştirmek üzerine yapılanır. Halkla ilişkiler, benzer ürün ve markaların birbirinden farklılaşmasına katkıda bulunur. Ama bir taraftan da kurumun toplumsal duyarlılığını kanıtlamasına katkıda bulunur. Kurum içi iletişimi sağlarken, kuruma itibar kazandırır. Çünkü halkla ilişkiler kurum hedef kitleleriyle olan stratejik iletişim yöntemidir.

Soyak Holding olarak halkla ilişkiler çalışmaları neyi ifade ediyor?
Biz Soyak olarak, 1500’e yakın çalışanıyla 4 sektörde faaliyet gösteren büyük bir topluluğuz. İş hacmimiz ve faaliyet gösterdiğimiz alanların çeşitliliği nedeniyle çalışmalarımızı çeşitlendirmek ve sektörlere adapte etmek durumundayız. Her biri için farklı bir iletişim stratejisi oluşturmamız ve buna göre yol haritamızı belirlememiz gerekiyor. Holding çatısı altında çalışmalarımızı belli bir koordinasyonla yürütürken bütünsel bir algı yaratmak için de kurum kültürünü arkamıza alıyoruz. Tüketiciye dokunan faaliyet alanımız gayrimenkul sektöründe; pazarlama iletişimi altında reklam/tanıtım çalışmaları, lansmanlar ve çeşitli müşteri etkinlikleri organize ederken, Soyak kurumsal markasına yönelik kurumsal sorumluluk ve kurumsal sosyal sorumluluk gibi daha kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Çevre ve eğitim konularında projeler üretiyor, sürdürülebilir yaşam yaklaşımıyla sertifikasyon çalışmaları yapıyor, enerji verimliliği ve yeşil bina gibi konularda araştırmalar yaparak projelerimizi bu yaklaşımla hayata geçiriyoruz.

indir (1)

Fatma Çelenk; “Sürdürülebilirlikle insanlığın yaşamının devam ettirilebilmesini, sürdürülmesini anlıyoruz”

Sürdürülebilir yaşam nedir? Sürdürülebilir yaşam için yapılması gerekenler neler?
Sürdürülebilir yaşam, kaliteli yaşam kültürünün oluşmasına katkı sağlamak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Bunun için de bu dünyada yaşayanlar olarak hepimizin üzerimize düşen önemli sorumluluklar vardır. Bazı kelimeleri anlatmak için sözlükler yetmeyebilir. Tıpkı “Sürdürülebilirlik” gibi. Çok basit olarak sürdürülebilirlikle insanlığın yaşamının devam ettirebilmesini, sürdürülmesini anlıyoruz. Yani gelecek nesillerin de en azından bizim kadar veya bizden daha iyi bir yaşam sürmelerini isteriz. Bu da o şeye gerekli değeri vermek koşuluyla gerçekleşebilir. İnsanoğlu ve insan kültürüne önem verdiğimiz için bunların sürdürülebilirliği için çabalamamız gerekir. Günümüzün küresel sürdürülebilirliğini sağlamak için fiziksel ve sosyal olarak sürdürülebilir bir toplum vizyonu yaratmak gerekli diye düşünüyorum.

Sürdürülebilir yaşam, Soyak Holding için ne derece önemli bir konu? Projelerinde sürdürülebilir uygulamalar dikkate alınıyor mu?

Sürdürülebilirlik, gün geçtikçe daha da önem kazanan bir kavram. Dünya nüfusu ve enerji tüketiminde meydana gelen artışla küresel ısınma ve beraberinde gelen çevresel ve toplumsal sorunlar, yaşamımızı ileride daha da çok etkileyecek konular olarak öne çıkıyor. Bu etkiler ekonomi ile de yakından ilgili. Türkiye’de, 2011 yılında ekonomide öngörülen sürdürülebilir büyüme süreci, sadece inşaat sektörüne yüzde 8-10 arasında bir büyüme rakamı olarak yansıyor.

En hızlı büyüyen sektörlerden biri olan inşaat sektörü, önümüzdeki dönemde de hız kesmeyecek. 2010’da %76 olan kentleşme oranının, 2015’te %79 olması; kentli nüfusun da 55,7 milyon’dan, 61 milyona çıkması bekleniyor. Konut ihtiyacının ise bu doğrultuda, 2010-2015’te yılda 550-600 bin arası olacağını söyleyebiliriz. Konut talebindeki istikrarlı artış beklentisinin sadece ekolojik değil, ekonomik ve sosyal boyutları da bulunmaktadır. Mesela, karbondioksit gazının dünyadaki salımının yüzde 50’si binalara ait. Enerjinin yüzde 40’ının da binalarda kullanıldığı göz önüne alındığında konunun önemi çarpıcı bir biçimde ortaya çıkıyor. Mevcut binalarda yapılacak ısıtma verimliliğini artıracak uygulamalarla binalarda yüzde 25’lik bir iyileşme sağlandığı takdirde, Türkiye yılda yaklaşık 6 milyar dolarlık tasarruf edecek. Bu kapsamda biz de, 50 yıldır faaliyet gösterdiğimiz gayrimenkul alanında, enerji tasarrufuna destek olacak, tüketicilerimizin yaşamına artı değerler katacak, çevre dostu projeleri uzman ekiplerimizle hayata geçiriyoruz.

Uluslararası çevre standartlarını hedef alarak, sürdürülebilir gelişimi destekleyecek, gelecek nesillerin yaşam kalitesinin yükselmesine katkı sağlamak için çalışıyoruz. Yalnız gayrimenkul değil enerji, çimento ve döküm sektörlerindeki faaliyetlerimizi de sürdürülebilir yaşam anlayışı doğrultusunda çevreye ve toplum değerlerine saygılı olarak yürütüyor ve kurum kültürümüzün bir parçası olarak sürekliliği olan sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiriyoruz.

Fatma Çelenk; “Yaptığımız işlerin topluma artı değer sağlayabilmesinin sürdürülebilir olmasına bağlı olduğunu düşünüyoruz”

Sürdürülebilir yaşam için markalara ne gibi önerileriniz var?
Biz Soyak’ta senelerdir yaptığımız çalışmalarla günümüzde ihtiyaç duyulduğuna inandığımız sürdürülebilir yaşam anlayışını temel alan bir kurum kültürü oluşturduk. Bir anlayışı, bir ilkeler bütünü olarak kurumun tamamına benimsetmek zaman isteyen bir süreç. Attığımız küçük adımlar, topyekün bakış açımız evrildikçe giderek büyüdü. Bugün yönetimden çalışanlara, iş süreçlerimizden kurum içi çalışmalara kadar temel aldığımız ilkeler bütünü; şeffaf, ahlaklı, samimi ve toplum faydasını gözetmeye dayanan bir anlayışın ürünüdür. Yaptığımız işlerin topluma artı değer sağlayabilmesinin sürdürülebilir olmasına bağlı olduğunu düşünüyoruz. Bir işi yaparken kullandığınız kaynakların, senelerce çalışıp oluşturduğunuz itibarın, her kararınızın temeline koyduğunuz ilkelerin sürdürülebilirliğini sağlayamazsanız, geleceğe iz bırakamazsınız. Bizi sürdürülebilir yaşam alanları yaratmaya iten sebep de işte buradan gelmektedir. Markalara bu anlayışı bahsettiğim sebeplerden ötürü tavsiye ederim.

Kaynak:www.halklailişkiler.com

Halkla İlişkilerin Gücü

Uygulamalı bir sosyal bilim olan halkla ilişkiler, genel olarak anlaşılamama sorunu yaşamaktadır. Halkla İlişkiler disiplini yüz yıllık bir geçmişe sahip olmasına rağmen hala mesleğin tanımlanması ile ilgili tartışmalar devam etmektedir. Edward Bernays’da bu konuya dikkat çekerek, halkla ilişkilerin ne olduğunu ve ne yaptığının tam olarak anlatılamadığını belirtmektedir. Yine halkla ilişkilerin ne olduğunu ve nasıl bir etkinliği temsil ettiğini Bernays’ın fikirlerinden yola çıkarak daha iyi anlayabiliriz. Bernays’ı önemli ve üzerinde durulmasını gerektiren en önemli husus, onu bir efsane haline getiren yaratıcılığı ve teori ile praksis arasında kurduğu yaratıcı ilişkidir.

fond-pro-300x164

Bernays halkla ilişkiler faaliyetlerini bir sosyal bilimler uygulaması olarak görmektedir. Psikoloji ile halkla ilişkiler bağıntısını sürekli vurgulayarak iki yönlü asimetrik modelini bilimsel ikna üzerine kurar. Kitle psikolojisi ve kitle iletişimine büyük önem vererek, insanlar üzerinde etkin olabilecek hassas noktaları başarıyla tespit ederek psikolojinin etkinliğinden yararlanmıştır. Bilimsel verileri hedef kitle ile kurulacak iletişimde yaratıcı bir mesaja dönüştürerek ikna temelli faaliyetlerle öne çıkmaktadır.

Bernays’ın temsilciliğini yaptığı iki yönlü asimetrik model, hedef kitleyi kurum ya da firmanın lehine olacak şekilde ikna etme amacını gütmektedir. Bu modelde feedback olmasına rağmen alınan feedback hedef kitleyi kontrol etmek amacını taşımaktadır. Bu modeldeki ikna süreci freudçu psikolojinin ikna teorisine dayanmaktaydı.

Bernays’ı ilginç kılan en önemli husus, halkla ilişkiler faaliyetleri ile sağladığı yapısal dönüşümlerdir. Örneğin, The Amerikan Tobacco Company için yaptığı kampanya yapısal dönüştürme faaliyeti olarak öne çıkmaktadır. Bernays, kamuya açık yerlerde sigara içilmesini engelleyen yasakların kaldırılması için New York 5. Cadde’de ‘Özgürlük Yürüyüşü’ adı altında kadınları sigara içerek yürütmüş ve sigarayı özgürlükle özdeşleştirmiştir. Sonuçta kadınlar kamuya açık yerlerde sigara içebilmiştir. Kadınların sigara içme nedenlerini araştıran Bernays, bunun erkeklerle eşit statüye sahip olma isteği biçiminde algılandığını tespit ederek sigara içen kadınları New York sokaklarında yürütmüştür. Kadınların yeşil sigara paketlerini elbiseleri ile uyumlu bulmamalarını yeşil rengi moda yaparak çözmeye çalışan Bernays, bunun için bir balo düzenleyerek, kanaat önderlerini etkilemeyi başarmıştır.

halk

İki yönlü asimetrik modelle Bernays, ikna olgusunu derinlemesine kullanmıştır. Kitlesel ikna bu anlamda halkla ilişkilerin toplumu dönüştürme ya da hedef kitlede davranışa yönelik istek oluşturmada önemli bir rol oynamaktadır. Bernays, bunu yaparken kitle psikolojisinin “Freud’un lider ile kitle arasındaki ilişkiyi hipnotize eden ile hipnotize olan arasındaki ilişkiye benzeten kitle psikolojisi ve ben analizi geleneğine dayanmaktadır.

Günümüzde halkla ilişkilerin basın bülteni yazmak, ya da basınla ilişkiler olarak zannedilmesi konunun ne kadar yüzeysel olarak ele alındığının ve anlaşılmadığının bir göstergesidir. Bernays, halkla ilişkileri sosyal bilimlere dayalı geniş bir uygulama alanı olarak görmektedir. Nitekim Bernays çok çeşitli alanlarda halkla ilişkiler uygulamaları gerçekleştirmiştir: kriz yönetimi, pazarlama amaçlı halkla ilişkiler, propaganda, sanat faaliyetlerinin tanıtım ve organizasyonları gibi pek çok konuda kampanyalar gerçekleştirmiştir.

Bernays, psikolojiden özellikle yararlanmıştır. Kampanyalarını planlarken psikologlara danışarak planlamıştır. Bernays, halkla ilişkilerin hem teorisini hem de uygulama alanlarını geliştirmiş ve sonuçta kamuoyunun ikna edilerek davranışlarının değiştirilebileceğini ispat etmiştir. Bu gelişmeler sosyal bilimlerin gündelik hayatta neleri ikame edip neleri değiştirebileceği konusunda çok önemli gelişmeler kaydetmiştir.

Bernays’ın halkla ilişkiler faaliyetine konu olacak meselelere derinlemesine yaklaşmıştır. Sorunu bilimsel araştırmalarla ve stratejik enformasyonlarla anlayarak yenilikçi ve yaratıcı çözümler sunmuştur.

İki yönlü asimetrik model her ne kadar teorisyenler tarafından eleştirilse de bu modelin bilimsel ikna temelli motivasyonel iletişim yöntemi toplumsal dönüşüm konusunda ve siyasette oldukça etkili bir modeldir. Bernays iki yönlü asimetrik modelde halkla ilişkiler programlarını belirlerken ‘sosyal bedendeki sinirleri doğru yerden bulmaktaydı. Böylelikle doğru tepkiler alıyordu.’

Bernays iki yönlü asimetrik modelin yanı sıra iki yönlü simetrik modeli de uygulamıştır. En dikkat çekici halkla ilişkiler faaliyetlerini de iki yönlü asimetrik modele göre planlamıştır. Yaşadığı dönem itibarı ile ikna dolayısıyla propaganda çok popüler ve önemli bir araç olarak kabul ediliyordu. Şimdi her ne kadar hedef kitleye uyarlanmayı ve feedback’e göre konumlanmayı tercih eden yaklaşımlar revaçta olsa da özellikle siyasetin ve küresel firmaların bunu önemsediğini düşünmemiz biraz güç. Sosyal ikna artık daha sofistike manipülasyon araçları ile uygulanmaktadır.
İletişim mesajlarının çok dağınık ve yoğun olması hedef kitle olarak bizlerin nasıl dönüştüğünü karmaşıklaştırmaktadır. Bunda medyatik dilin ve özellikle televizyonun algılarımızı kontrol altına alma çabası büyük rol oynamaktadır.

Sosyal bilimler ve özellikle sosyal psikoloji önümüze kamuoyunu şekillendirmek için çok önemli veriler sunmaktadır. Toplumsal mekanizasyonun işlevi ve motifleri anlaşıldığında bu sistemin kodlarının yeniden programlanabileceği açıktır. Halkla ilişkiler bu anlamda sosyal problemlerin aşılmasında, ekonomik atılımların sağlanmasında toplumsal sinerjiyi oluşturma ve harekete geçirmede önemli roller üstlenebilir. Örneğin halkla ilişkiler mensupları, marka kültürünün zenginleştirilmesi ve yaygınlaştırılması, sanayileşme kültürünün gelişmesi, şehir, ülke lobiciliğinin geliştirilmesi ve sosyal problemlerin aşılması konularında kritik çalışmalar yapabilirler. Halkla ilişkiler bir kültür oluşturabilir, toplumsal sinerjiyi harekete geçirebilir, kamuoyu diplomasisini kullanarak iç ve dış politikaya katkılar sağlayabilir Halkla İlişkileri bu anlamda yeniden düşünüp gerçekte neleri başarabileceği gösterilmelidir. Bernays bu bağlamda çok önemli bir model olarak karşımızda durmaktadır.

Kaynak:www.halklailişkiler.com

İletişim! İletişim! İç İletişim!

2000’lerin başında çok tanınmış Halkla İlişkiler ajanslarının stratejik planlarını dinlediğim zamanları hiç unutmadım. “Çalışanlarla iletişim” konusunu sunumlarına hiç dahil etmezler, ben sorduğumda ise, “elbette, dışarıya yaptığımız duyuruları, basın bültenlerini, personeliniz gazetelerden değil, sizden öğrenecekler, önceden duyuracağız” derlerdi.

idil-turkmenoglu-big_1309184622

O kadar.

Başka zamanlarda, çalışanlara yönelik yeni uygulamalarımızı, gönüllülük programlarımızı duyurma planı yaparken ajanslarımıza da fikir sorduğumda ya anlamlandıramazlar, ya da çok genel geçer cevaplar verirlerdi.

Ardından intranet furyası başladı, hatırlarsınız… Hiç yoktan iyiydi, ama çoğunlukla bilgi ve doküman paylaşımı ortamı olarak kaldı. O sıralarda iç iletişim, şirketler için enteresan kartlarla çalışanların doğum gününü kutlamaktan, kaynaşma partileri düzenlemekten, paintball veya bowling turnuvaları, trekking turları organize etmekten ileri gidemedi. “Bu etkinliklerin neresi kötü?” diye sorabilirsiniz. “Bunları bile hâlâ yapmayanlar var” diyebilirsiniz.

Haklısınız.

Her biri iyi niyetli faaliyetler. Mutlaka tek tek etkileri de vardır. Ama iç iletişim onlarla da bitmez.

Aslına bakarsanız, başarılı halkla ilişkiler çalışmalarını ödüllendirmek ve teşvik etmek amacıyla, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği tarafından verilen “Altın Pusula Halkla İlişkiler Ödülleri”nde 2001 yılında Kurum İçi İlişkiler kategorisi vardı. Kalite Günü projesi ile Eczacıbaşı Holding kazandı. Artık bu kategorinin adı Kurum İçi İletişim, onlarca proje aday oluyor.

İç iletişimi planlı programlı yapan, çalışanlara yönelik kampanyalar markalar geliştiren, iç iletişime yönelik araçlar bulup uygulayanlar bugün gerçekten fark yaratıyorlar. Yine de büyük resim içinde sayılı İnsan Kaynaklarcı ve Halkla İlişkilerci bu açığı “fark etmiş” durumda. Ve birçoğu da işin en başında…

Hatta bazıları “Şirket markası” ve “Çalışanların bağlılığı” kavramlarını yeni duymuşlar, heyecanlanıyorlar.

Kaynak: www.halklailişkiler.com

1 2 3