Reklamın Amacı Nedir?

1947j20b
Reklamın genel amacı; hedef tüketicilere bir ürün veya bir hizmeti duyurmak, ürüne, markaya, işletmeye karşı tüketicilerde olumlu bir eğilim oluşturmayı sağlamaktır. Diğer bir deyişle reklam, doğrudan satış ya da kar sağlamayı kolaylaştırmaya yönelik iletişim kurmaktır. Buna göre reklam; hedef tüketiciyi, reklamı yapılan ürünün ya da hizmete ilişkin farkında olmamaktan olmaya, reklam mesajını anlamaya, önerilen satış vaadini kabul ile satın alma arzusu yaratarak hedef tüketicileri satın alma davranışına yöneltmeyi amaçlar.Reklamın beklenen, gerçekleşmesi istenen ana amacı; üreticinin pazara sunduğu ürünün satılmasını sağlamak ya da satışı devam eden bir ürünün pazar tarafından varolan talebini artırmaktır.
Reklamın satış amacı kısa vadede ve uzun vadede olmak üzere iki biçimde görülür. Kısa vadede reklam, tüketicileri motive ederek kısa bir zaman dilimi içinde o mal yada hizmeti satın almaya ikna etmeye çalışır. Uzun vadede ise firmalar reklam sayesinde ürettikleri mal yada hizmetleri tanıtarak, tüketiciye getireceği yararları göstererek o mal ve hizmete karşı talep yaratmayı amaçlar.
Reklamın, ister uzun vadede isterse kısa vadede satış amacını taşısın şu ortak amaçları içerir;
* Tüketiciyi ya da aracıya bilgi vermek, ürün ya da hizmeti hatırlatmak ve satışa ikna etmek,
* Mal ya da hizmetin satışını sağlamak,
* Toptan ve perakendeci satıcıya yardımcı olmak,
* Mal ya da hizmete karşı talebi artırmak,
* Talebin yaratacağı fiyat esnekliğini en aza indirmek.
Satış ve iletişim reklamın ana amaçlarıdır. Ancak bu amaçlardan başka üreticilerin reklam yaparken elde etmek istedikleri özel amaçlar da vardır. Bunları şöyle sıralayalım;
*İşletmenin saygınlığını sağlamak,
* Kişisel satış programın desteklemek,
* Dağıtım kanallarıyla ilişkileri geliştirmek,
* sektördeki genel talebi artırmak,
* Malı denemeye ikna etmek,
* Malın kullanımını yoğunlaştırmak,
* Malın tercihini devam ettirmek,
* İmajı doğrulamak ya da değiştirmek,
* Alışkanlıkları değiştirmek,
* İyi hizmeti vurgulamak,
* Tüketiciyi eğitmek,
* Önyargı, yanlış ve olumsuz izlenimleri düzeltmek,
* Piyasaya egemen olmak ve monopol yapıya geçmek,
* İşletmenin prestijini artırmak.

Reklam Yaratıcılığının Satışa Etkisi

11 - Yarat_c_ Reklamlar

Altı yıl boyunca reklam-satış ilişkisini analiz eden araştırma, reklamda yaratıcılığın satış artışı üzerinde çok önemli etkisi olduğunu kanıtlıyor.

McDonald’s zincirinin aynı restoranında altı yıl süreyle yapılan araştırma, reklamın yaratıcılık kalitesinin satış artışı üzerinde çok önemli etkisi olduğunu gösteriyor.

Araştırmaya göre, Ocak 2007 – Mayıs 2013 arasında aynı McDonald’s restoranındaki satışların yarıya yakını (%47), reklam kalitesinin satın almayla ilişkisi ile açıklanabiliyor.

ABD merkezli pazarlama araştırması şirketi Ameritest tarafından gerçekleştirilen, “Predicting sales from ad testing: A McDonald’s case history” (Reklamın test edilerek satış tahmini: Bir McDonald’s vakası) başlıklı çalışmanın sonuçları, Advertising Research Foundation tarafından geçtiğimiz martta düzenlenen Re: Think Conference 2014’te açıklandı.

Ameritest bu araştırma için, belirtilen dönemde McDonald’s tarafından yayınlanmış 441, rakiplerince yayınlanmış 1.500 reklamı analiz etmiş, 180 binden fazla müşteri görüşmesi gerçekleştirmiş.

Araştırmanın sonuç raporunu konferansta sunan Ameritest CEO’su Charles Young’ın açıklamasına göre, McDonald’s satışlarının değerlendirilmesi dört değişken kullanılarak yapıldı. Bu dört değişken, satış ivmesi, kalori içerikli iletişim (McDonald’s menülerinde yiyeceklerin kalori miktarları yer almaya başladığından itibaren), atılım/marka/ikna iletişimi ve reklamın mesaj stratejisinden oluşuyor.

Yapılan analize göre, ortalama reklam kalitesinin “Marka Odaklı” (atılım ve marka kombinasyonu içeren reklam mesajı) ve “Motivasyon” ölçütlerinde yüksek olduğu aylardaki ortalama satış, bu iki ölçütün düşük olduğu aylardan yüzde 47 daha fazla gerçekleşmiş.

Araştırma, güçlü ve stratejik mesaj içeren kaliteli reklamın satış artışında çok önemli bir unsur olduğunu savunuyor. Örneğin, kolaylık ve hızlı hizmet yerine iyi vakit geçirilen yer mesaj içeren yaratıcı kalitelisi yüksek reklamlar, satış artışında daha etkililer.

Charles Young’ın ifadesine göre, “Reklamın, yatırımın geri dönüşüne katkısını ölçmeye çalışan pazarlama karışımı modelleri, yaratıcı kalite değişkenini dikkate almadıkları sürece eksik kalmaya mahkum.”

Araştırmanın bir diğer bulgusu da reklam kalitesinin “eksi” değere düştüğü durumlarda satışların gerilediği yönünde. Pozitif mesajlar yerine kolaylığı vurgulayan reklamlar bu duruma örnek olarak verilebilir.

Araştırmanın sonuçları hakkında daha geniş bilgi ameritest.wordpress.com adresinde bulunabilir.

 

KAYNAK:http://www.radikal.com.tr/yazarlar/gurul_ogut/reklam_yaraticiliginin_satisa_etkisi_kanitlandi-1191493

İnternet Reklamcılığı Avantajları

İNTERNET REKLAMCILIĞI AVANTAJLARI

images (1)

İnternet Reklamcılığının Avantajları aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

İnteraktif

Ölçülebilir

Ekonomik

Esnek

  • İnteraktif

– Hedef kitleye doğrudan ulaşım
– İnternet kullanıcıları ile doğrudan iletişim & etkileşim
– İnternet kullanıcıları ile diyalog geliştirilmesine neden olma
– Satışa yönelik promosyonlarla katılımı sağlama
– Hedef kitleye ait verilerin toplanma imkanı

İnternet reklamcılığı, hedef kitleye direkt ulaşımı sağlar. İnternet kullanıcıları, İnternet reklamcılığı uygulamaları dahilinde kullanılan reklam araçlarıyla iletişime geçer, reklam verene ait marka veya ürünler hakkında tüm yeniliklerden anında haberdar olur, etkileşim kurar. Bu sayede reklam veren, marka ve ürünleriyle ilgili kullanıcıların bilgilerine erişim sağlar ve etkileşimi güçlendirerek avantaj sağlar.
………………………………………………………………………………………………………………

  • Ölçülebilir

– Performansa yönelik, sonuç odaklı reklam
– Gerçek zamanlı analiz & raporlama
– Reklamın kaç kişi tarafından görüldüğü
– Kaç kişinin reklama ilgi gösterdiği
– Kaç kişinin web sitesini ziyaret ettiği
– Reklama ilgi gösteren kitlenin demografik yapısı
– Reklamın dönüşüm oranları

İnternet reklamcılığı; performansa yönelik ve sonuç odaklı bir reklam türüdür. İnternet reklam uygulamaları sonuçları detaylı olarak analiz edilip raporlanabilmekte, reklam veren bir sonraki kampanyasını bu raporlar dahilinde yönlendirmekte ve harcadığı bütçenin karşılığında ne kazandığını görebilmektedir.
………………………………………………………………………………………………………………

  • Ekonomik

– Birim kişiye ulaşma maliyeti
– Birim kişiye ulaşma süresi

İnternet reklamcılığının diğer mecralara göre daha ekonomik olmasının başlıca sebepleri; hedef kitleye doğrudan ulaşım, reklam uygulamalarının ölçümlenebilmesi ve bir seferde çok sayıda yayın yapılabilmesidir. Ayrıca internette reklam uygulamaları diğer mecralarla kıyaslanamayacak kadar hesaplıdır.
………………………………………………………………………………………………………………

  • Esnek

– Reklam yayına alış sürecinin kısa oluşu
– Reklam veya içeriğinin hızlı müdahale ile değiştirilebilmesi
– Reklamın yayında olduğu siteler dışında bir site talep edildiğinde kısa sürede geçiş yapılabilmesi

İnternet reklamcılığı uygulamalarında; reklam verenin talebi üzerine hızlıca tür, format ya da içerik değiştirilebilir ve diğer mecralarda olduğu gibi reklamlar zaman üzerinden sınırlandırılmaz. Üstelik İnternet reklam Auygulamalarında 7/24 yayın imkanı olması da önemli bir avantajdır.

KAYNAK:http://www.internetreklamrehberi.com/internet-reklamciligi-nedir/internet-reklamciligi-avantajlari/

Reklamcılık mı ? Halkla ilişkiler mi ?

         Reklamcılık ve Halkla İlişkiler

Hem birbirinden çok farklı hem de birbirinden ayrılmaz parçalardır diyebiliriz. Aynı hizmet için bir bütünün parçaları gibi çalışırlar fakat kendi içlerinde organize olmuşlardır. Bunlar arasındaki farkı bilmek ve buna göre pazar araştırmaları yapmak şirketlerin büyümesi için kaçınılmazdır.

Her iki kavramında farkını anlayabilmek için önce onları tanımlayalım.

Reklam, bir işletmenin ürün ve ya hizmetlerinin mevcut ya da potansiyel müşterilere, halka açık şekilde sunulması ya da desteklenmesidir. Genellikle profesyonel olarak Ajanslar tarafından bir ücret karşılığında yapılırlar.

Halkla İlişkiler, işletmenin ve ürün ya da hizmetlerinin halk (potansiyel müşteri – hedef kitle) tarafından anlaşılması,  firmanın güçlü bir imaja sahip olması için yapılan tüm çalışmalardır. Bu konu, genellikle medya-gazete, televizyon, dergiler ve internet yayınları aracılığıyla gerçekleştirilir.

Bu konu, ticari faaliyeti olsun olmasın bütün örgütleri ilgilendirir. Bir örgüt ile hitap ettiği kesim arasında ki karşılıklı anlayış ve iyi ilişkiler için yapılan planlı ve sürekli çalışmalardır.  Bu saygınlık ve hayattaki duruşunuz ile ilgilidir, kazanmayı, desteklenmeyi ve çevresini etkilemeyi amaçlar. İnsanlar arası ilişkiler var oldukça halkla ilişkiler de var olacaktır.

Bu alanla saygınlık kazanıp, bilinir ve tanınır olmak tanıtım yapılmaması anlamına gelmez. tanıtım, kontrol altında tutabileceğiniz, yerini ve zamanını sizin belirleyeceğiniz bir iletişim biçimidir. Günümüzde benzer malı üreten ve ya hizmeti veren firmaların sayısının artması rekabetin de hızla artmasıyla sonuçlanmıştır. Bu nedenle de firmaların varlıklarını sürdürebilmeleri için tanıtım şarttır. Çünkü tanıtım değişik iletişim araçları ve mecraları kullanılarak ulaşılabilecek en küçük tüketici gruplarına dahi ulaşılabilir.

Tanıtımın, geniş ifade gücü kullanarak geniş kitlelere yayılabilme özelliği ile bu kitleleri harekete geçirerek, satın alma konusunda ikna edici olma özellikleri vardır. Buna karşılık yüz yüze olmadığı için kitle üzerinde baskı oluşturmaz.

          Reklam ve halkla ilişkiler birlikte ürün, hizmet ve ya marka imajı ile ilgili iletişimi içerir. Farkı tanıtımda, iletişim araçları tek yönlü ve bedeli ödenerek kullanılırken, halkla ilişkilerde tüm bunlara ek olarak karşılıklı (yüz yüze) bir etkileşim de söz konusudur.

Bildiğimiz üzere reklamın işletmelere sağladığı faydalar saymakla bitmez. En önemlilerini şu şekilde sıralayabiliriz.

1-       Marka ve logonun bilinilirliliğinin yanı sıra markaya bir bağımlılık da yaratır ki bu da sadık bir müşteri kitlesinin oluşması demektir.

2-       Satışların artması dolayısıyla üretimin artarak işletmenin büyümesini sağlar.

3-       Müşteriyi markaya ve tanıtıma karşı ilgili tutar ki bu firmaya karşı bir yakınlık oluşmasını sağlar.

Bunlar ve bunlara benzer daha pek çok reklam yararı sayabiliriz. Etkinliğinin artması bununla sıkı sıkıya bağlıdır. İyi bir halkla ilişkiler yönetimi ile oluşturulmuş güçlü bir imaj hedef kitlelerde güven demektir. Tanıtıma olan inancı kuvvetlendirir, satın alma potansiyelini artırır. Müşteri satın alıp memnun kaldıkça markayı diğer benzerlerinden üstün tutar. Bu da firmanın ulusal ve uluslararası statüde itibar kazanması ile sonuçlanır.

KAYNAK: http://blog.reklam.com.tr/genel/reklamcilik-ve-halkla-iliskiler/510/

Mobilboard Reklamcılık

KENDİ GÜZERGAHINIZI KENDİNİZ BELİRLEYEBİLİR, İSTEDİĞİNİZ MÜŞTERİ PROFİLİNE EN HIZLI VE ETKİLİ ŞEKİLDE ULAŞABİLİRSİNİZ. KAMPANYALARINIZIN DUYURULARINI ARAÇLARIMIZ İLE GERÇEKLEŞTİRİRKEN, BİR YANDAN DA EL BROŞÜRLERİNİN DAĞITIMI, ANİMASYONLAR VE ÇEŞİTLİ AKTİVİTELER İLE ÇALIŞMAYI DESTEKLEYEREK REKLAMINIZI DAHA ETKİLİ HALE GETİREBİLİRSİNİZ  BOARD YÜZEYİ 2,5X1,5M REKLAM YÜZEYİNDEN OLUŞMAKTADIR. BOARD PARK HALİNDE ARAÇTAN AYRILARAK AYRI BİR ETKİNLİK ARACI HALİNE GETİRİLEBİLİR  İÇ AYDINLATMA SİSTEMİ İLE GECE TANITIMLARINDA DA KULLANILABİLECEK ÇOK ETKİLİ BİR ARAÇTIR.  JENERATÖR DESTEKLİ ENERJİ SİSTEMİ SAYESİNDE MÜZİK YAYINI VE DUYURULAR, MINI STAGE SAYESINDE AKTİVİTE VE ANİMASYONLAR YAPILABİLİR.

– Büyük reklam gösterim alanları ile
ani dikkat çekme özelliğine sahiptir,

– Reklam amacı doğrultusunda gün içinde trafiğin en
yoğun olduğu bölgelerde çalışır,

-Yüksek yatırım geri dönüşümü sağlar

Performans, GPRS sistemi ile
24 saat boyunca takip edilebilir.

KAYNAK: http://www.mobilboardturkiye.com/

SANAT VE REKLAM

Reklam Sanat mıdır?

billboard_01

Sanatın kesin tanımı yapılamaz. Ama sanatı kavramamızı sağlayacak bazı unsurları şöyle sıralayabiliriz:

* Sanat insanla birlikte var olmuştur.

* İnsanın ihtiyaçlarından doğmuştur.

* İnsanın kendini anlatma biçimlerinden biridir.

* Sürekli değişen ve genişleyen insan etkinliğidir.

* Sanat etkinliği yeni bir yapı kurma, şekil verme girişimidir.

* Bir şeyi olduğu gibi taklit etmek, sanat etkinliği değildir.

* Sanatçı, malzemeyi kendi bakış açısına göre seçer, ayıklar, değiştirir, yorumlar, yeniden ortaya koyar.

* Sanat eseri, sanatçının yorumunu yansıtır.

* Sanat eseri, kendine özgü bir iletişim aracıdır.

* Sanat eserinin kendi anlamından öte; okunduğu, seyredildiği ve duyulduğu yerde kazandığı anlamı vardır. Yani sanatseverlerin yorumlarıyla yeniden anlam kazanır.

* Sanat, gerek üretim gerekse anlamlandırma bakımından bireyseldir.

* Sanat eseri dış dünyanın yorumlanarak değiştirilmesi sonucunda ortaya çıkar.

* Sanat eseri hedef kitlesine bir şey öğretmez, açıklamaz; sezdirir, çağrıştırır, hissettirir, duyurur, hatırlatır ve düşündürür.

Özetleyecek olursak;

Sanat, bireysel veya kolektif olarak üretilen, eskiye yeniyi katarak ilerleyen, var olanı taklit eden veya yeniden üreten, gündelik olandan farklı (sıra dışı), duyguları harekete geçiren ve kuşaklara aktarılan bir disiplindir. Sanatta kar amacı güdülmez, temel amaç, ortak insani duyguları ifade etmek, sanat eserindeki anlamı paylaşıma açarak sanat eserinin yeniden yorumlanmasını sağlamaktır.

Reklam ise herhangi bir markanın (ticari, kişi, kurum, organizasyon, vb.) belli bir ücret karşılığında bu markaları tanıtmak, hatırlatmak , ve nihai hedef olarak da markaların hedef kitle tarafından satın alınmasını sağlamak amacıyla, markaların mesajlarını kitle iletişim araçları (televizyon, radyo, gazete, dergi, , cep telefonu, açık hava) kanalıyla hedef kitleye iletmek için yapılan ticari bir faaliyettir.

Reklamda temel hedef kısa veya uzun vadeli kardır. Bunun için, işverenleri tarafından , reklam ajanslarından başarılı reklamların üretilmesi beklenilir. Başarılı reklamın ilk kriteri, vurucu bir mesajın (slogan, logo, reklam müziği..) hedef kitle tarafından kolayca algılanması, zihinlerde uzun süre kalması ve izlenilebilir olması için yaratıcılık esas alınır. Bu nedenle sanat eserlerinden esinlenilir veya sanat eserleri doğrudan kullanılır, taklit edilir.

Fakat, reklam kampanyalarının ölçümleri sonucunda sanatsal bir reklamın satışlara çok etki etki edip etmediği tartışılmaktadır. Yaratıcı reklamların çokça izlenildiği, marka değerini arttırdığı fakat bu etkinin nihai hedef olan satışlarda çok da başarılı olmadığı, yani yaratıcı reklamların sonuç odaklı olmaması tartışmalarda öne çıkan konudur. Bu tartışmaların sonucunda da reklam verenlerin, “bizim izlenecek ve hayran olunacak reklama değil sattıracak reklama ihtiyacımız var” tepkisi üzerine, reklam profesyonellerinin çabaları “satan reklam” yaratmaya yönelik olmuştur. Bunun için de “sanatsal ürünmüş gibi algılanabilecek reklam üretimi”neden ödünler verilmesi göz önüne alındı.

Sanat, mağaraların duvarından bugünkü galerilere dek kendini anlatma aracı oldu; fakat sanat mağara duvarın dayken ya da sokaktayken herkes içindi. Ama sanatın üretilmesi, ulaşılması ve edinilmesi alt sınıftan uzaklaşmasına paralel olarak yüksek sosyoekonomik statüye hitap etmeye başladı. Yani, onlar (yüksek sosyoekonomik statüdeki insanlar) tarafından onlar için üretilen olmaya başladı.

Sanat, sınıf atladıktan sonra yüceliğine yücelik kattı, ulaşılamaz oldu, ulaşanlar da değerli insanlardı. Sanat her şeye referans edilmeye başlandı. Çünkü sanatla referanslandırılan her şey artı değer kazanıyordu. Şöyle ki; yemek yemek, yemek yapmak, tedavi etmek, okumak, spor yapmak, giyinmek, okumak, çiçek yetiştirmek, örgü örmek vb… her şey sanat olarak görülmeye başlandı. Aslında tüm bu faaliyetler, gündelik yaşamda insanlar için önemlidir, değerlidir. Fakat, insanlar diğer insanlar arasında fark yaratmak, öne çıkmak adına, aslında herkesin maddi manevi imkanlar dahilinde yaptığı, yapabileceği bu rutin işleri sanatla ilişkilendirirler.

Reklam profesyonelleri de bu gidişata dahil oldular.

Sanatın, tarihsel bir geçmişi, bu geçmişte farklı bakış açılarından kaynaklanan farklı sanat akımları, sanatçıları, bu sanatçıların yaşadıkları dönemlere ışık tutan, belgesel ve eleştirel şaheserleri vardır. Sanat, insanlık tarihi boyunca var olmuştur.

Pablo Picasso, “Guernica”yı resmederken , Aşık Veysel “Uzun İnce Bir Yoldayım”derken, Bedri Rahmi “Karadut”u yazarken ve resmederken herhangi bir fikri, nesneyi satma amacını gütmediler. Ortak dertleri, insani duyguları insanlarla paylaşmaktı. Günümüzde bile güncelliğini koruyan ve başka sanatçılara ilham veren sanat eserleridir hepsi.

Sadece bu açıdan bakıldığında bile reklamın bir sanat olmadığını, reklam ürününün bir sanat eseri, reklam üreticilerinin de sanatçı olmadığını söylemek mümkündür. Reklam üreticilerinin sanatsal duyarlılıklarının olması durumunda, hedef kitlede satın alma davranışını daha kolay yaratacağını söylemek mümkün.

Reklam sanattan ve sanat tekniklerinden yararlanır, beslenir, sanatı referans alır, tüm bunların yanı sıra belirtmek gerekir ki , reklam sanatın kitlelere ulaşılmasına hizmet eder.

kaynak: https://sardunyart.wordpress.com/2011/12/17/reklam-sanat-midir/

Gerilla Reklam

 

1220481538knor

      Gerilla pazarlama, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin yaratıcılık ve   hayal gücünü kullanarak ve hızlı hareket ederek piyasadaki diğer rakiplerini      demoralize edip kendine bir yer edinmesi veya pazar payını genişletmesi    şeklindeki bir pazarlama tekniğidir.

      Gerilla pazarlamada zamanlama çok önemlidir. Amaç az yatırımla çok iş  yapmaksa piyasaların ve içinde bulunulan şartların çok iyi değerlendirilmesi  gerekmektedir. İyi bir alt yapı çalışmasıyla reklama ayrılacak zaman ve bütçe  minimumda tutulabilir. Öncelikle bu tip çalışmanın amacı ve bu amacın  getireceği yararlar belirlenmelidir. Daha sonra hedef kitlenin ve özelliklerinin  net bir şekilde ortaya konması gerekir.

 

      Gelişen teknoloji, hızla akan zaman, yeni aile düzenleri ve yaşam biçimlerinin çeşitlenmesi pazarın sürekli değişim içinde olmasını ve devamlı farklılaşmasını sağlamaktadır. Hızla geçen zaman, insanların devamlı bir şeylerin peşinden koşuyor olması gösterilen reklamların çok kısa sürelerde etkinliğinin kaybolmasına sebep olmaktadır. Bu da sürekli ve etkili reklamcılık için hayal gücü ve yaratıcılığın şart olduğunu göstermektedir. Gerilla reklamcılığının ve gerilla pazarlamanın temelinde de tam da bu vardır.

 

gerilla-tekniği

    Gerilla reklamda, büyük işletmelerin ajanslara yaptırdıklarının çoğunu işletme kendi hazırlamaktadır. Nerde yayınlanacak olursa olsun, metinde açık, doğru, net ve küçük alanda kullanılabilecek en etkin kelimeler seçilmelidir. Metindeki kişisel ve sıcak bir ifadeyle oluşturulacak samimiyet hedef kitle ile daha hızlı ilişki kurmaya yardımcı olacaktır.

guerilla-ads

         Basılı yayın, radyo, televizyon, web siteleri, e-mail, internet, posta vs. gerilla reklamlarının rahatlıkla kullanılabileceği mecralardır. Bu mecraların bazılarının bütçelerinin yüksek olması gerilla pazarlamayı etkilemez, o mutlaka enerjisi ve hayal gücüyle bu mecraları da kullanacaktır.

 

KAYNAK: http://blog.reklam.com.tr/genel/gerilla-reklam/329/#ixzz1JzaycIMy

Gazate Reklamcılığı


     Gazeteler, yazılı basında en çok yer bulan yayınlardır. Günlük olmaları, her yeni günde yeni
yeni haberlerle çıkmaları ve haberlerin siyaset, aktüalite, spor, bilim, sanat vb gibi hemen her
alanı içermesi sebebiyle her kesimden insana hitap ederler. Bu özelliklerinden dolayı gazete
reklamcılığı önemli alanlardan biridir. Bunun başlıca sebepleri arasında gazetelerin farklı kesimlere
yani farklı kültür gruplarına seslenmelerini sayabiliriz.Gazete reklamcılığı, strateji gereği siyah – beyaz ya da renkli olabilir. İşin boyutlarını önce tanıtım bütçesi, sonra da gazetenin “sütün – santim” şeklinde ifade edilen özel boyutlandırma sistemi belirler.
reklam-ver-gazete-reklamlari

      Gazetelerin yayın günlerinin önemi vardır. Tatil günleri herkesin rahatça ve uzun zaman ayırarak
gazete okuduğu dönem olarak kabul edilir. Bu sebeple de büyük kitlelere ulaştırılması istenen ilanlar
bu günlerde yoğunlaşacaktır.Gazetelerin sayfalarının konumları da önemlidir. Sağ sayfamı, sol sayfamı sorusuna verilecek cevap pek fazla bilimsel olmasa da araştırmalar, lâtin alfabesi ile yazılmış gazete ve dergiler soldan sağa okunduğu ve sayfalar sağdan sola doğru çevrildiği için gözlerin önce sağ sayfayı gördüğünü ortaya koymuştur.

      Zaman içinde edinilen deneyimler sonucu, hangi tanıtımın hangi sayfalarda yayınlanırsa daha etkili olacağı konusunda somut bilgiler edinilmiştir. Belirli bir konuya ayrılmış bir sayfada o konu ile ilgisi olmayan bir ürünün tanıtımını yapmak elbette doğru olmayacaktır. Bununla birlikte aynı konuya ayrılmış bir sayfada o konu ile ilgili tanıtım verildiğinde, bütün kuruluşların aynı şansa sahip olmaları söz konusudur. O sayfa artık okuyucunun gözünde o konu ile ilgilendiği
dönemlerde bilgi almak için inceleyeceği bir alandır.

 

KAYNAK:http://www.ena.net.tr/gazate-reklamciligi.html

reklamın gücü

aaabbbbbaab

“Eğer hayata yeniden başlama imkanı olsaydı, reklamcılığı bütün diğer işlere tereddütsüz tercih ederdim” diyen Amerika eski başkanlarından Franklin Roosevelt bir döneme damgasını vurmuş bu sözüyle gerçekte neyi vurgulamak istemişti? Dünyanın en güçlü insanı olarak adlandırılan Amerika başkanı, neden reklamcılığı sahip olduğu özel konum ile değişmek istedi?

Acaba bunun sebebi, temel olarak ‘Bilgilendirme’, ‘Hatırlatma’, ‘İkna etme’, ‘Değer katma’ ve ‘Örgütün diğer amaçlarına yardımcı olma’ fonksiyonları taşıyan reklamların, giderek insanların hayatlarını yönetme ve yönlendirme gücü kazanmış olması olabilir mi?

Yaklaşık yüz sene önce  söylediği “Reklamlar git gide, yaşamları yönetir hale gelmektedir.” sözüyle Sir Winston Churchill, diğer insanların göremedikleri neleri görebilmişti?

Bir hikaye vardır, reklamcılar iyi bilirler. Dünyaca ünlü petrol şirketi Shell’in Amerikalı yöneticileri Vatikan’da Papa ile yalnız görüşmek istemişler. Dışardakiler merakla odadan gelen sesleri dinliyorlarmış. “Kabul ederseniz bir milyar dolar veririz”. Papa, “Hayır kabul edemem” diyormuş. Yöneticiler ısrarla teklif bedelini arttırıyorlarmış. 2 milyar dolar…5 milyar dolar…..10 milyar dolar…..Papa yine de, “İmkansız, olamaz” diye diretiyormuş. Kapıda tartışmayı dinleyen kardinaller dayanamayarak odaya girip Papa’ya “Bu paraya ihtiyacımız var, niçin kabul etmiyorsunuz?” dediklerinde Papa’nın cevabı: “Amerikalı dostlarımız, bütün kiliselerde okunan dualardan sonra papazlarımızın (Amin) yerine (Shell) demelerini öneriyorlar. Nasıl kabul ederim” olmuş.

Kimilerine göre; yaratıcılığın ahlak sınırlanırını zorladığı bir nokta; kimilerine göre yaratıcılığının sınırsızlığının en güzel göstergesi. Ancak açık olan, gerçekliği tarşılan bu hikayenin, aslında “Reklamın Önlenilenemez Yükselişini ve Gücünü” insanlara göstermesi.

Geçmişe baktığımızda; reklamcılığın ilk ve orta çağlarda çok ilkel şekilde, genellikle çığırtkanlar ve tellallar aracılığıyla yapıldığını görürüz. Eski Yunan’da kasaba tellallarının esir, sığır ve mal satımında sokak sokak dolaşarak, malları ayaklı duyuru şiirleriyle övmeleri ilk sözlü reklama örnek olarak gösterilebilir.

1450 yıllarında Gütenberg’in Matbaa makinesini buluşu ile reklamcılıkta çığır açılmıştır. Ticari reklamcılık ise gerçek anlamda, gazetelerin yaygınlaşmasıyla doğmuş ve gelişmiştir. Televizyonun ve radyonun icad edilmesi, Reklamcılığı fişeklemiş, özellikle son elli yılda, reklamcılık alanında büyük yatırımlar yapılmıştır. Gittikçe önemi artan, sanatsal özelliklerinin yanında bir bilim dalı haline gelen reklamcılık, ülke ekonomilerinin itici gücü olmuştur.

İktisadi yaşamın bir parçası olan reklamın giderek artan gücü, bir çok tartışmayı da beraberinde getirmiştir. İletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla reklam, toplumsal yaşamda etkileri tartışılan bir olgu durumuna gelmiştir. İnsanları bilgilendirerek toplumsal iletişim sağladığını, ticaret yaşamını canlandırdığını, alınacak bir mal için seçenekler getirdiğini, bölgeler arasındaki kültür farklılıklarını ortadan kaldırmaya yardımcı olduğunu vb. ileri sürerek reklamın yararlarından söz edenler olduğu gibi, kişiyi, pahalı olmasına karşın belli mallara bağımlı kıldığını, özenti uyandırarak hiç gereksinimi olmayan bir malı almaya kışkırttığını, reklam masraflarının son çözümlemede alıcının cebinden çıktığını, etkililiği ve çarpıcılığı nedeniyle çocukların ve gençlerin kültürel gelişmelerini gerilettiğini ileri sürerek, reklamın zararlı yönlerinin de olduğunu vurgulayan düşünürler de bulunur.

Her ne olursa olsun, reklamın çok farklı işlevler taşıdığı açıktır. Ekonomik hızı düşen, hatta sıfıra inen bir toplumda dahi reklam, işlevini değiştirip yararlı hizmetlerde bulunabilir. Birçok tüketim ürünleri piyasadan kalksa ya da tüketicinin satın alma gücü azalsa bile reklamla daha değişik, örneğin; otomobil kullanılmasını özendirmek yerine, kitle araçlarını tercih ettirmeye yönelik, toplum açısından o an için daha geçerli, yararlı önlemler alınabilir. Trafik kurallarına ne şekilde uyulacağı, enerji tasarrufu için neler yapılabileceği, yabancı turistlere nasıl yardımcı olunacağı, bir yabancı dil öğrenmenin, bir sporla uğraşmanın yararları reklam hizmetleriyle duyurulabilir. Bu doğrultuda reklam sosyal bir sorumluluk ve görev üstlenebilir.

Türkiye kasa fişi kullanımını yıllar önce devlet televizyonunda gösterilen, “Önce alışveriş, sonra fiş” reklamı ile öğrenmedi mi?

İsveç’te, hükümet, trafiği soldan sağa çevirdiği yıllarda, bu değişikliğin tanıtımını, -bir yarışma sonucu- büyük bir reklam ajansına vermiştir. Ve belli bir gün, belli bir saatten sonra bu yeni düzene geçişte, başarılı reklamlar sayesinde, bir tek trafik kazası olmamış, bir tek trafik suçu işlenmemiştir.

Meksika’da, vergi kaçakçılığının önlenmesi amacıyla, vatandaşların hükümete nasıl yardımcı olacakları, televizyonda ve basında yoğun reklam kampanyalarıyla halka gösterilmiş ve bu konuda yüksek bir başarı sağlanarak vergi kaçakçılığında azalma görülmüştür.

Bu doğrultuda reklamların aynı zamanda toplumsal bir ödevi ve gücü olduğu unutulmamalıdır.  Reklamcılığın temel amaçları halkın eğitilmesi, doğru bilgilendirilmesi, aradığını kolay bulmaya, kolay almaya ve fiyatını öğrenmesine yardım etmek olmalıdır.

Reklamcılıkta muhatabınız bütün toplumdur. Yaptığınız bir hata geniş çapta yayınlanacağından bir çok kişiyi etkileyebilir. Bu sebeple reklam sektöründe çalışanların duyarlı ve dikkatle hareket etmeleri, toplumsal sorumluluk anlayışıyla profesyonel düşünceyi birleştirmeleri gerekir.

 

kaynak:   http://danismend.com/kategori/altkategori/reklamin-gucu/

REKLAM ve REKLAMCILIĞIN HAYATIMIZDAKİ YERİ

REKLAMM

Reklam sözcüğü hayatımıza kapitalizmin getirdiği yeniliklerden biri olmakla beraber sistemin kendini pazarlamasında en önemli araçtır. Terim olarak kısaca reklam: “Halk üzerinde psikolojik etki yaratarak bir sanayi veya ticari bir işletmeyi tanıtmak, bir ürünün satışını arttırmak için başvurulan bütün olanaklar(Lewis Sözlüğü)” olsa da ardından birçok açılımı da beraberinde getirmektedir.

Reklamın kültürel, sosyal, ekonomik ve psikolojik etkileri bugün için kaçınılmaz olarak karşımıza çıkmaktadır. Öyle ki reklamlara rastlamadığımız hayatımızın hiçbir alanı yok gibi. Günümüzde sinema tuvaletlerindeki film afişlerinden uçakların üzerindeki operatör reklamlarına kadar her yerde karşımıza çıkması mümkündür.

Reklamın hayatımızdaki yerine dair derinlemesine bir analiz yapacak olursak; iletişim çağının her türlü materyalinde reklam öğelerinin yer aldığı somut bir gerçekliktir.

Görsel iletişim araçlarında birinci sırada gelen televizyon, tamamen reklamlar sayesinde bugünkü işlerliğini kazanabilmiş ve koruyabilmektedir. Bütün diziler, programlar ve benzeri yayınlar aslında birer ticari reklamdır. Örneğin bir televizyon dizisi; biz izleyiciler için rutin şekilde takip edilen bir program, dizi oyuncusu için meslek, yapımcı için kar amaçlı bir ürün, yayıncı kuruluş içinse tamamen reklam gelirine endeksli bir olgudur.

Son 10 yılda hayatımızın olmazsa olmazı haline gelen internet de televizyondan farksızdır. Hatta milyonlarca dolarlık internet reklamcılığı piyasasından bahsederken bu alanda televizyonun hakimiyeti ise tartışmaya açılmaktadır.

Yolda yürürken de reklam kıskacından kurtulamayabilirsiniz. Duvar reklamları el ilanları sesli duyurular artık günlük yaşantımızın sıradan bir ayrıntısı olmuş durumda. Ola ki herhangi bir ormana deniz kenarına veya başka ıssız bir yere giderek, insanlardan uzaklaşsanız dahi bu seferde telefonunuza gelen bir mesajla bir mağazadaki indirimden haberdar olabilirsiniz.

Reklamın perde arkasında kalan bir olumsuz yönü de, reklamların içeriğinden kaynaklanmaktadır. Örneğin; bir sucuk reklamında oyuncunun söz konusu ürünü iştah kabartıcı bir şekilde anlatması başka bir yerde bir babanın oğlunun isteği karşısında sessiz kalmasına sebep olabilir. Sosyolojik açıdan reklamlar insanlara alamadıkları ürünler yüzünden bir aşağılık kompleksi aşılamakta tüketim çılgınlığını ateşleyerek de insanların daha fazla borç batağına batmasına ön ayak olmaktadır.

Reklamcılığın bir başka misyonu olan “inandırma” insanların her şeyi yarı fantezi olarak görmesine yol açar; kişileri gerçeklik duygusundan uzaklaştırabilir. Bunun yanı sıra beklentileri yüksek tutarak, karşılanamayan beklentiler karşısında hayal kırıklığı oluşturabilir.

Reklamı olumsuz yönleriyle sanık sandalyesine oturturken diğer taraftan da olumlu yönleriyle toplumsal bir rol üstlendiğini unutmamak gerekir. Zira reklam, kimi yararlı konularında tutundurulmasını sağlamaktadır. Eğitim, yardım, sağlık kampanyaları bunlara örnek verilebilir. Reklamcılığın olmadığı şartlar altında büyük kitlelere ulaşması çok güç olan bu faaliyetler, reklamlar sayesinde toplumsal hayata yön verebilecek duruma gelebilmektedir.

Siyaset alanında reklamı irdelediğimizde, siyasi partiler için reklamın önemi tartışılmaz bir konumdadır. Her seçim öncesi hareketlenen sektör, seçim sonrası açıklanan rakamlar, partiler içinde reklamcılığın konumunu tahmin yapmamıza gerek kalmaksınız ortaya koymaktadır.

Bütün bu tespitlerden de anlaşılacağı gibi reklam hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Yiyeceğimiz yiyecekten, giydiğimiz kıyafete hatta siyasi tercihimize kadar etki eden bu faaliyetin gelecekteki konumu ne olacaktır?

Milattan öncesine uzanan parça parça bulguları yok sayarsak sanat olarak reklamcılığın 17.yy  ortalarında Hollanda’da ortaya çıktığı bilinmektedir. Amsterdam’da bir gazetede(3 Ekim 1667) sadece iş ilanı olarak yazılan reklam yazısını yayınlayan kişiler bunun tıpkı bir fikir akımı gibi ülkeden ülkeye yayılarak küresel bir olguya dönüşebileceğini elbetteki düşünememişlerdir. Tıpkı onların düşünemeyeceği gibi bizim de tahmin yapmamız çok güç görünmektedir. Her yeni çıkan teknoloji beraberinde yeni reklam alanlarıda ortaya çıkarmaktadır. Son günlerde büyük ilgi uyandıran “Nano teknoloji” fırsatlarının reklamcılık alanına taşınabilirliği söz konusuyken reklamcılığın gelecekteki boyutları hayal gücümüzün sınırlarına takılabilir.

Sonuç olarak reklam ve reklamcılık kavramları sosyolojik ve psikolojik öğelerin yanı sıra ekonomi ve teknoloji ile son derece yakından bağlantılıdır. Dünya’nın mevcut sistemi devam ettiği ve teknolojinin de hızla geliştiği sürece reklam bizim ayrılması çok güç bir parçamız olarak bizimle olmaya devam edecektir.

kaynak:    http://safazengin.blogcu.com/reklam-ve-reklamciligin-hayatimizdaki-yeri/5926112

 

1 2 3 4 6