Türkiye ile iletişim kanalımız Putin “YILLAR SONRA PUTİN”

GÜNEY Kıbrıs Rum Yönetimi sözcüsü Nikos Hristodulidis, Kathimerini gazetesine çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gazetenin “Anastasiadis ile Erdoğan arasında yeni iletişim kanalı. Moskova, Lefkoşa-Ankara doğrudan istişaresi için aracı rolünde” başlığıyla manşetten yayınladığı söyleşide Rum sözcü, Nikos Anastasiadis’in Moskova’daki temasları hakkında bilgi verdi. Güney Kıbrıs liderinin, Türkiye’ye Kıbrıs sorunuyla ilgili bazı mesajlar göndermek istemesi ve ortaya çıkan yeni durumla ilgili Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüş alışverişinde bulunduğunu belirten Hristodulidis, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Vladimir Putin’in kısa süre önce Türkiye’ye gerçekleştirdiği ve bazı anlaşmalara imza atılan ziyaretinde de görüldüğü üzere Rusya, Türkiye ile iyi ilişkiler içerisinde… Bu, Rusya ile Kıbrıs sorunu bağlamındaki ilişkimizdeki yeni unsurdur. Yani Rusya’yı, Türkiye’ye bazı mesajlar göndermek için yeni bir iletişim kanalı olarak kullanıyoruz.”
Hristodulidis, Rusya lideri Putin’e, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletmek üzere somut mesajlar verilip verilmediği sorusuna verdiği yanıtta da, “Rusya tarafından Türk tarafına iletilecek mesaj, müzakerelere geri dönmemize olanak tanıyacak şartların mümkün olduğunca çabuk oluşmasını arzu ettiğimizdir. Bununla birlikte, bazı başka detaylar da iletilecek ancak bunlar alenen söylenemez. Diyalog olsun diye diyalog değil, olumlu sonuca varma perspektifi yaratacak diyalog için gerçek şartlardan söz ediyoruz” dedi.
imagesCAWOCDZD

KKTC: MUHATAP BİZİZ
Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Osman Ertuğ, Nikos Hristodulidis’in açıklamaları üzerine değerlendirmelerde bulundu. Gerek hidrokarbonlar gerekse Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümü konularında muhatabın Türkiye değil KKTC olduğunu belirten Ertuğ, aracılık girişimlerine tepki gösterdi. KKTC Cumhurbaşkanlığı sözcüsü, “İletmek istedikleri mesajları kendilerini aylardır masada bekleyen Kıbrıs Türk tarafına doğrudan iletebilirler. Bunun aksine söz ve davranışlar olayı saptırma ve oyalama taktiklerinin ötesine geçemez” dedi.


putin-den-ziyaret-oncesi-turkiye-ye-ovgusu

ANASTASİADİS AÇIKLAMIŞTI
Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis, Rusya’nın Kıbrıs sorununun çözümünde önemli bir rol oynayabileceğini şubat ayında açıklamıştı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesinin ardından basın toplantısında konuşan Anastasiadis, “Eminim Rusya, Kıbrıs sorununa kalıcı, istikrarsız Doğu Akdeniz bölgesinde istikrar koşullarını oluşturacak, tüm Kıbrıs halkının insan haklarını onaracak bir çözüm bulma çabalarında belirleyici bir rol oynayabilir” demişti.

Kaynakça: http://www.aydinlikgazete.com/dunya/turkiye-ile-iletisim-kanalimiz-putin-h64834.html

Halkla İlişkilerde Hedef Kitle

Halkla ilişkiler deyince akla ilk gelen kavramlardan biri hedef kitledir. Çünkü halkla ilişkilerin değeri; organizasyonun ilgili çevresini izleyerek, kendi amaçlarıyla hedef kitlesini ortak paydada buluşturarak ve hedef kitlesiyle ilişki kurarak organizasyonunun etkinliğine katkıda bulunduğunda ortaya çıkar. Halkla ilişkiler, farklı hedef kitleleri belirleyerek ve farklı stratejiler gerektiren bu hedef kitlelerle farklı ilişkiler geliştirerek stratejik yönetimde rol alabilir. Halkla ilişkiler uygulayıcılarının strateji ve halkla ilişkiler arasındaki ilişkiyi iyi anlaması, diğer yöneticilerle ortak bir dili kullanmalarına yardımcı olabilir.

 

Öncelikle, hedefin hangi ‘halk’ olduğunu belirtmemiz gerekir. ‘Hangi Halk’ derken amaçlanan Fransız halkı, İtalyan halkı, Yugoslav halkı değil, halkın, ‘toplumun hangi grubu’ olduğudur. Burada sözü edilen ‘toplumun hangi grubu’ deyişi, halkla ilişkilerde ‘hedef kitle’ kavramına denk gelir.

 

Halkla ilişkiler açısından hedef kitle, kuruluşun dikkate alma gereği duyduğu ortak beklentileri olan insanlar topluluğudur. Yanlış kişilere, yanlış biçimlerde gönderilen mesajlarla zaman, para ve çabanın boşa harcanmaması için hedef kitlenin önceden belirlenmesi, bir halkla ilişkiler kampanyasında atılacak en önemli adımdır.

Günümüz koşulları altında hiçbir kuruluş ya da hükümetin hedef kitlesi ile işbirliği yapmadan, görüşlerini dikkate almadan, demokrasinin gerektiği biçimde işlemesi imkânsızdır. Benzer biçimde ticari amaçlı kuruluşların tüketici, ortaklar ve çalışanlar gibi hedef kitleleri ile iletişimi önemli bir yer tutar.

Kimi otoriteler, işletmeler açısından hedef kitleyi kurum içi, kurum dışı, toplum ve medya olmak üzere dört kısımda inceler. Ancak her kurumun kendine özgü değişik hedef kitleleri bulunur. İşletmelerin hedef kitleleri genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

•Müşteriler ve potansiyel müşteriler
•İşletme personeli
•Hissedarlar ve ortaklar
•Meslek kuruluşları
•Sosyal kuruluşlar
•İşletmelere mal veren kişi ve firmalar
•Sigorta şirketleri, sosyal güvenlik kuruluşları
•Toplumsal çevre
•Potansiyel işgücü
•Kamuoyu önderleri
•Medya vb.

HALKLA İLİŞKİLER MODELLERİ

 

“Halkla ilişkiler; bir organizasyon ile hedef kitle arasındaki iletişim yönetimidir.”
Gruning

 

1)Basın Ajansı Tanıtım Modeli
Bu modelin amacı kamunun ilgisini çekerek tanıtımın yapılmasıdır. Temsilcisi uydurma haberleriyle ünlü P.T. Barnum’dur. Barnum Kamuoyunun ilgisini çekebilmek için birçok yola başvurmuştur çünkü Barnum’a göre basında yer almak asıl amaçtır.Abartılı haberlerle basının insanların dikkatini çekmeye çalışan ve gündemde kalmayı amaçlayan P.T. Barnum ilk defa tanıtım amaçlı afişlerde de yararlanır. Bu dönemde afişlerin hazırlanmasıyla reklamcılık gelişmiş basınla ilişikilere önem verilmiştir.
Propagandaya benzeyen çalışmlarda dürüstlük önem taşımaz;Barnum’a göre kötü tanıtım yoktur. Bu modelde tek yönlü iletişim vardır. Eğlence yöneticisi Barnum abartılı şovlarla basında yer almak kamuoyunu etkileyen olaylar yaratmak amacındaydı. Sirki olan barnum o dönemin ünlü ses sanatçılarını en büyük hayvanlarını(fil Jumbo) sergilemek gibi farklı gösteriler sunmuştur.

Barnum’un Örnek olayları ;
Yaşlı Hizmetçi olayı: G.Washington un hizmetkarı olan Joice Helt in 161 yaşında olduğunu iddia etmiş ve onu görmeye gelenlerden ücrete almıştır.

General Tom Thumb: P.T. Barnum cüce olan Charless Stratton şovlarda dans ettirip şarkı söyleterek büyük bir şöhrete kavuşturmuştur. Ve ona General Tom Thumb adını vermiştir.

Fiji’li Deniz Kızı: Fiji adası yakınlarında yakaladığını iddia ettiği bir deniz kızını New York’a getirmiştir.Çok çirkin olduğu söylenen bu bu kanı çok güzel göstermiş ve müzede sergilemiştir.

2)Kamuyu Bilgilendirme Modeli
Bu modelde esas amaç kamunun bilgilendirilmesidir.Gerçekler tam anlamıyla basınla paylaşılmalıdır ve kamuoyu aydınlatılmalıdır.Yine tek yönlü iletişim vardır. Bu modelin temsilcisi Ivy Lee ‘dir. Bu modelin kullanıcılar basın sözcüsü gibi çalışırlar.Bu modelde dürüstlük temel alınmıştır.

3)Çift Yönlü Asimetrik Model
Bu modelle birlikte Halkla ilişkilerin ilk temlleri atılmaya başlanmıştır.Burda kamuoyuna verilen mesajların ikna etmeye yönelik olması önem taşır.Sigmund Freud ‘un yeğeni Edward Bernays halkla ilişkilerile psikoloji arasında bir bağ kurarak bilimsel verilerle ikna sürecini gerçekleştirmeyi amaçlar. Bernays halkla ilişkilere farklı bir bakış açısı getirmiştir.
Asimetrik modelde tek yönlü iletişim akışı vardır.Sadece kurumun açısında dışarıya bakılır karşı tarafın görüşü dikkate alınmaz ve dışarıdan bilgi gelmez.Bu modelde hedef kitlenin düşünceleri görüşleri alınır ancak bu bilgiler hedef kitleyi elde edilen veriler doğrultusunda etkileyebilmek için kullanılır. Burada amaçlanan feedback sonucu davranışda değişiklik yapmaktır.
Bernays Halkla ilişkiler danışmanlığı mesleki açıdan açıklamıştır ; bu açıklamaya göre Halkla ilişkiler danışmanı müşteri ve hedef kitle arasında iletişimi sağlar kamuoyu oluşturur ve danışmanlığını yaptığı kişinin davranışlarını şekillendirir.Buna örnek olarak Ivy Lee nin Rockefeller’a danışmanlık yaparak halkın gözündeki imajını değiştirmesini gösterebiliriz.
4)İki Yönlü Simetrik Model
Günümüz Halkla İlişkilerine en yakın modeldir. Bu modelle birlikte araştırma ve sonuçlar daha da önem kazanmıştır. İki yönlü simetrik model hedef kitlenin görüşlerini değerlendirmesi ve kuruluşun sosyal sorumluluğunu uygulaması açısından ,21.yüzyılın çağdaş halkla ilişkiler anlayışını orta koymaktadır. Bernays’a göre halkla ilişkiler tek yönlü bir yol değildir, halkla ilişkiler liderler ve kamuoyunun birbirine entegre olduğu amaç ve hedefler kamu ve özel çıkarların kesişmesine dayandığı iki yönlü bir yoldur. Halkla ilişkiler danışmanı kamuya karşı sorumluluklarını unutmamalıdır der.
Bir ürünün pazarlanmasına katkıda bulunmak veya yasamayı etkilemek amacıyla halkla ilişkiler iki yönlü simetrik modeli kullanılabilir.
Halkla ilişkiler bir kuruluşun hedef kitlesine yönelik olarak verilen bilgilerin ve fikirlerin yorumlanması ve iletişimidir.Hedef kitleden kuruluşa yönelik olarak belirlenen fikir kanaat bilgilerin yorumlanması ve iletişim her ikisini de uyumlu hale getirme çabasındadır der Cutlip ve Center. Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi hedef kitlenin görüş ve düşünceleri dikkate alınmalı iki yönlü bir iletişim kurulmalı ve uyumlu hale getirilmelidir. Kuruluşlar hedef kitleden aldıkları bilgileri değerlendirerek kuruluşu halkın istediği biçimde düzenlerler. Kuruluş ve hedef kitle arası uyum iletişim bu modelin amacıdır.
Bu modeli uygulayan kuruluşlar halkla ilişkiler çalışmaları ile olumsuz imajı en düşük seviyeye getirmeyi amaçlarlar. Bu da sosyal sorumluluk ile sağlarlar. Halkla ilişkiler hedef kitle kuruluş arasındaki bir köprüdür iki yönlü iletişimle uyum sağlamaktır.
Bu modelde en çok üzerinde durulan kavram sosyal sorumluluktur.

KAYNAK: https://gzmoncl.wordpress.com/2012/12/04/halkla-iliskiler-modelleri/

Yeni mezun ve “işsiz” halkla ilişkilerciler üzerine…

HR & PR

Yeni mezun ve “işsiz” halka ilişkilerciler üzerine… .
12 Mart 2012 , Pazartesi 09:07

Yeni mezun ve “işsiz” halka ilişkilerciler üzerine…
.
İdil Türkmenoğlu

idil.turkmenoglu@halklailiskiler.com

İstanbul’daki bir üniversitenin Halkla İlişkiler bölümünün yeni mezunundan uzunca bir e-posta mesajı aldım. İş arama sürecinde kendinin ve arkadaşlarının yaşadığı sıkıntılardan bahsediyordu.Sadece kendi adına değil, bir grup arkadaşı adına yazdığını söylemiş.

“İletişim sektöründeki ilanlara yaklaşılmıyor bile”, diyor.” En az 3-5 sene deneyim aranıyor”. Ajansların da öğrenciyken kendileriyle staj yapmış olanları seçtiklerini, ama öğrenciyken bir ajansta staj yapmaya çalışmanın iş aramak kadar zor bir durum olduğunu yazmış. Deneyimsiz “Halkla İlişkiler”ciler olarak kendi alanlarında kariyerlerine başlayamadıklarını ve çoğunun kendi dallarıyla uzaktan yakından alakası olmayan işlerde çalıştığını eklemiş. “Deneyimli insan araraken, bir yandan da gençlere kariyer fırsatını tanımalılar.Tazeliğin ve yeniliğin en önemli unsur olduğu bu sektörde taze beyinlerin şansı olması gerektiğine inanıyorum” diyor.

Bu cümlelere katılmamak mümkün değil. Elbette yeni beyinler çok değerli. Elbette gençlere fırsat vermek lazım. Gençler, firmalar için çok önemli bir kaynak olmakla birlikte, yeni mezunlara fırsat vermek de bir nevi sosyal sorumluluk aynı zamanda.

Bunlar bir tarafa, ben de “gerçek iş deneyimi” olmasa bile, günümüzde “halkla ilişkiler” alanında yeni mezun bir adayın taşıması gereken özellikleri sıralayayım isterseniz. Çok yakında başımdan geçen bir işe alım öyküsü… Ne yazık ki uzunca süre böyle bir adayı arayıp, yüzlerce CV inceleme, onlarca mülakat yapma sonunda, “zorla” bu özelliklere yakın bir aday buldum.

Çok iyi derecede -en azından – İngilizce bilecek.

(CVsine “İngilizce biliyorum” diye yazan adaylara, mülakatın yarısını İngilizce yapalım, dediğim an onların %95’i doğru düzgün cevap veremeyip “Ay, şu anda çok ani oldu. Hazırlıksızdım” diyor. Uluslararası müşterilerle dolu ajanslarda çalan telefonlara nasıl yanıt vereceksiniz, koridorda karşılaştıklarınıza nasıl selamlaşacaksınız, yabancı basına nasıl brief vereceksiniz? Yurtdışından nasıl benchmark yapacaksınız? Malesef Anadolu Liseleri kalitelerini düşürdükten, özel okulların çoğu da üniversite sınavlarına odaklandıktan sonra, yabancı dili gerççekten öğrenenler çok çok azaldı…)

Çok iyi derecede Ms Office programları (en azından Word, Excel, Powerpoint) kullanabilecek.

(İşte bunu da bulmak çok zor. Iki ödev yazıp, binlerce mail atmış, internette gezmiş olmak, “bilgisayar bilmek” anlamına gelmiyor. Sunum dosyasının formatını yapmak, harflerin renklerini değiştirip, iki resim eklemek demek de değil. Sunumun alt yapısına şirket logosunu ekleyemeyen, dinleyici notları hazırlayamayan bir “iletişimci”, nasıl basın toplantısı sunumunu veya “iç iletişim strateji” sunumunu hazırlayacak? Excel’de formul yazamayan, pivot yapamayan biri, nasıl bütçe tabloları yapacak?)

Türkçe dilbilgisi iyi ve sözcük dağarcığı geniş olacak. Güzel, akıcı ve anlamlı yazabilecek.

(Ajansta müşteri temsilcisi, veya şirkette iç iletişimci olarak başlamak isteyen bir yeni mezunun yazı dili iyi olmalı. Şirket iç bültenleri, tepe yönetim mesajları, medyaya verilen yanıtlar onun elinden geçecek. Betul Mardin’in adını doğru yazacak, Nietszche kim demiyecek, meclis başkanının ismini bilecek, internette facebook dışında da vakit geçirmiş olacak, üç beş favori köşe yazarı olacak… Zamanla, deneyimle, bilgisi gelişebilir. Ama iyi bir altyapı, geniş bir genel kültür lazım. Bunu da yıllar içinde, okuduğu kitaplar, izlediği filmler, katıldığı okul faaliyetleri belirliyor. O kadar az sayıda genç bu bilinçle hayata hazırlanmış oluyor ki…)

İşte, çok basit üç kriter. Benim görüştüğüm yüzlerce “yeni” halkla ilişkiler mezununda olmayan özellikler. Bunlar deneyim gerektiren yetkinlikler de değil. Birçok yeni mezunda aranan “olmazsa olmaz”lar…

Yoksa ben mi yanılıyorum?

Not: Eğer “bu özellikler bende vardı, ama bu açık pozisyondan haberim olmadı” diyorsanız; o “işe arama becerleri” konusuna girer… Bu dönemde çok kanaldan iş arama, pozisyonları takip etme başka bir yetkinlik. Başka bir konu…

Kaynak:

http://www.halklailiskiler.com/yeni-mezun-ve-issiz-halka-iliskilerciler-uzerine.html

 

 

Basın Bülteni Yazmanın İpuçları

Basın bülteninizi kaleme almadan önce aklınızdaki düşünceleri doğru bir şekilde harmanladığınızdan emin olun. Eğer düşünceniz ürün, şirket ya da hizmetiniz ile ilgili bilgi aktarmak yerine tanıtım yapmak yönündeyse şunu bilmelisiniz ki; satış kampanyasını andıran bir bülten yazmaktaysanız vaktinizi boşa harcıyorsunuz demektir. Satış ve pazarlamayı andıran yazılar hedef kitlenize asla ulaşmazlar.

 

Peki basın bülteninizi kaleme alırken nelere dikkat etmelisiniz. İşte size basın bülteni yazımının ipuçları;

Basın bülteninizi kaleme almadan önce aklınızdaki düşünceleri doğru bir şekilde harmanladığınızdan emin olun. Eğer düşünceniz ürün, şirket ya da hizmetiniz ile ilgili bilgi aktarmak yerine tanıtım yapmak yönündeyse şunu bilmelisiniz ki; satış kampanyasını andıran bir bülten yazmaktaysanız vaktinizi boşa harcıyorsunuz demektir. Satış ve pazarlamayı andıran yazılar hedef kitlenize asla ulaşmazlar.

 

Peki basın bülteninizi kaleme alırken nelere dikkat etmelisiniz. İşte size basın bülteni yazımının ipuçları;

  • Aktaracağınız bilgi konusunda seçici olun: Paylaştığınız bilginin reklam içerikli değil haber değeri taşıdığından emin olun.
  • Okuyucuyu yakalayın: Aktardığınız bilgi okucuyu yakalamalı ve bülteni neden okumakta olduklarını ve neden okumaya devam etmeleri gerektiğini hızlıca kavramalarını sağlamalı.
  • Doğru şekilde  açıklayıcı olun: Bültene her zaman aktaracağınız haberin kısa özeti ile başlayın, bültenin yazıldığı markanın kimliğini daha sonra aktarın. Her zaman sıralamayı bu şekilde yapın, asla önce bülteni yazan kimliğini ön plana çıkarmayın.
  • Bağlantı kurulabilir olsun: Eğer bir bülten okuyor olsaydınız onu kendiniz ile ilişkilendirmek istermiydiniz? Unutmayın ki insanlar kendileri ile okudukları arasında bağlantı kurmayı severler.
  • Kelimeleri özenle seçin: Basın bülteni yazarken çok fazla edebiyat yapmaktan, fazla sıfat kullanımından ya da argodan kaçının. Bozuk ve argo dille yazılmış bir bülten okuyucunun uzaklaşmasına neden olacaktır.
  • Gerçekleri yazın: Kaleme aldığınız bültenin dayanağı “gerçekler” olsun. Unutmayın yalancıları kimse sevmez!
  • Bülteninizde yeterli sayıda iletişim bilgisi olsun: Telefon, faks, adres hatta e-mail gibi bütün iletişim bilgilerinizi paylaştığınızdan emin olun. Tüm bu iletişim bilgilerine şirket adınızı ve irtibat kurulabilecek kişi adını yazmayı da unutmayın.
  • Tüm bilgilerin tek sayfada toplanmasını sağlayın: Bülteninizi bir sayfa ile sınırlandırmayı hedeflemelisiniz; hiç kimse çok kısa bir bültene ilgi göstermeyeceği gibi sayfalar boyu uzayan bir bülteni de okumak istemeyecektir.
  • Formata dikkat edin: Bülteninizi yazmakta olduğunuz mecra seçimine göre özel bir formatta yazmak durumunda kalabilirsiniz. (örnek olarak farklı sektörlere hitap eden dergileri ele alabilirsiniz)  Önerilen özel bir format varsa ve siz de bülteninizi bu formatta yazmakta başarısız oluranız tüm çabanızı çöpe atmak şirketinizi yangına atmaktan daha akıllıca bir seçim olacaktır. Doğru formatta ve düzgün yazılmış bir basın bülteni sadece şirketinize dikkat çekmekle kalmaz aynı zamanda pek çok medya geri çıktısı elde etmenizi de sağlar. Eğer doğru formatta bülteninizi hazırlamamışsanız ve hepsinin de ötesinde okuyucunun ilgisini de çekememişseniz bu senaryo asla gerçekleşmeyecektir.

Alıntı Yapılan Adres:http://www.makalemarketi.com

KİŞİLER ARASI İLETİŞİM NEDİR?

iletisim

  • “İletişim iki birim arasındaki bilgi, duygu, düşünce alışverişidir.”
  • “İletişim karşılıklı etkileşim sürecidir.”
  • “İnsanlar konuşa konuşa anlaşırlar” atasözümüzde kişiler arası

iletişimin önemini vurgular.

  • “Kişilerarası iletişim bir kişinin bir başkasını ya da başkalarını niyetli

ya da niyetsiz olarak etkilemeyi amaçlayarak mesajlarını iletmesi ve onların

mesajlarını almasıdır.”

  • “Kişilerarası İletişim; yaşamı zenginleştiren ya da fakirleştiren

olay.”(Dökmen, Ü)

  • İletişim sürüp giderken kimi zaman; iletişim kazaları olabilir, iletişim

kanalları tıkanabilir. Veya iletişimi etkileyen başka etkenler araya

girebilir.

  • Yetişkin olarak sağlıklı iletişim kurabilmek için bunun farkında varmak,

diyaloglarımızda çocukların ve ergenlerin kendilerine güvenlerini

sağlayacak mesajlar vermek gerekir.

 

kaynak

http://mebk12.meb.gov.tr/

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM

Halkla İlişkiler ve Tanıtım

Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü nedir ? Mesleki özellikler nelerdir ? Hangi üniversitelerde Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü vardır ? Mezun olunca iş olanakları nelerdir ? Halkla İlişkiler ve Tanıtım

TANIM

Çalıştığı kurumun tanınmasını, yaptığı çalışmaların kişilerde olumlu etkiler oluşturmasını,çevresiyle iyi ilişkiler kurmasını ve saygınlığının artırmasını sağlamak amacıyla gerekli çalışmaları yapan kişidir.

GÖREVLER

Çalıştığı kurumun tanıtıcı raporlarını, haber bültenlerini ve resimli broşürlerini hazırlar, Kurumun çalışmalarının ve etkinlik alanlarının çeşitli basım yayın ve iletişim araçları ile halka tanıtılmasını sağlar, Konferans, seminer, sergi, basın toplantısı, yıldönümü gibi kültürel ve sosyal etkinlikleri düzenler, Yöneticilerin konuşma ve yazışmalarını inceler, Kurumla ilgili izlenimleri takip ederek kurumun daha iyi tanıtılmasını ve saygınlığının artırılmasını sağlayacak çalışmalar yapar.

MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER

Halkla ilişkiler ve tanıtım elemanı olmak isteyenlerin; İnsanlarla iletişim başarılı iletişim kurabilen, araştırma merakı olan, dışa dönük, girişken, dış görünümüne önem veren,hitabeti güçlü kimseler olması gerekir.

ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI

Genellikle halkla ilişkiler ve tanıtım elemanı büro ortamında masa başı çalışır. Bazen de büro dışında konferans, seminer gibi kültürel ve sosyal nitelikteki etkinliklerde görev alabilir. Kişi çalışırken, yöneticilerle, meslektaşlarıyla, kurum elemanlarıyla ve kurumla ilişkisi olan diğer insanlarla iletişim halindedir.

KAYNAK: Dogruokul.com

Halkla İlişkilerde İletişim

Halkla ilişkiler bir işletmenin,kurumun ya da örgütün bağlantı kurduğu ya da kurabileceği kimselerin anlayış, sempati ve desteğini elde etmek ve bunu devam ettirmek için yaptığı sürekli ve örgütlenmiş bir yönetim fonksiyonudur. Temelinde ikna, retorik, algı kavramları yatmaktadır. Kısa tanımıyla, kurumların kitlelerle iletişim kurmak amacıyla yürüttükleri, pro-aktif ve re-aktif olarak sürdürülebilen, kamu yararı esas alınarak devam ettirilen düzenli faaliyetlerdir. Bilinen adıyla “PR” olarak ifade edilmektedir.

Halkla ilişkiler işletmenin hizmet verdiği kitle ile daha etkili iletişimde bulunmak üzere başvurduğu bir yöntem; bir işletmeyi iç ve dış müşterilere, bağlantılı olduğu kişilere sevdirme ve saydırma, belirli bir tutumu benimsetmeye halkı inandırma sanatıdır.

Halkla ilişkiler sıradan olmakla önemli olmak arasındaki farktır; işletmenin olumlu bir imaja sahip olması için gerekli tanıtım politikasının saptanması, işletmenin bu doğrultuda yönlendirilmesi, insan grupları ve işletme arasında bilgi akışının sağlanması ve bu bilgi akımının gerekli etkinliği kazanarak amaçlanan sonuca ulaşması için yapılan plânlı faaliyetlerdir.

Halkla ilişkiler uzmanları örgüt yönetimine halkın düşünce ve tutumlarıyla ilgili bilgileri getiren, girişimci fikirler üreten, tanıtma kampanyaları geliştiren, kampanyaları yönetim politikasına uygun olarak yöneten kişilerdir. Halkla ilişkiler uzmanlarının özellikleri arasında; yaratıcılık, inisiyatif, düşünceleri açık ve basit şekilde yazarak/konuşarak iyi ifade edebilme temel şartlarının yanı sıra, kamu ve özel sektör örgütlerinde danışmanlık yapabilme, halk ile olumlu ilişkiler tesis ve idame edebilme, karar verme ve problem çözme, araştırma becerileri sıralanabilir. Halkla ilişkiler uzmanları; dışa dönük, kendine güvenen, insan psikolojisi ve motivasyonundan anlayan, rekabetçi, esnek ve takımdaş özellikli olmalıdır.

Halkla ilişkiler kavramı, ilk Fransa’da ortaya çıkmıştır; ancak daha çok Amerika Birleşik Devletleri’nde rağbet görmüş ve üzerinde çalışılmıştır. Günümüzde artık ağırlıklı olarak basın ilişkileri kapsamında faaliyetler yürütülmektedir. Son yıllarda internet ve sosyal ağların da dahil olmasıyla, kitlelerle basın ve web aracılığıyla yürütülen karşılıklı, geri bildirime dayalı, simetrik iletişim faaliyetleri halini almıştır.

Halkla ilişkiler ve iletişim

Kişilerin duygu, düşünce yada fikirlerini çeşitli yollarla başkasına aktarmasına iletişim denir İletişimde kişinin konuşma biçimi, seçtiği sözcükler, ses tonu, beden duruşu, jest ve mimikler önemlidir. Empati Kurma:Dış dünyayı karşımızdaki insanın penceresinden,yani onun penceresinden görmeye çalışmak demektir.Bir başka deyişle kendimizi onun yerine koymak demektir iletişimde en önemli faktörlerden birisi de dinlemek İletişim, kısaca “karşılıklı iletmek” anlamında bir kavramdır. Bir elektrik düğmesine bastığımızda ampule doğru bir akım iletilir ve ampul yanar. Buradaki akım, elektriği iletme olayıdır. Burada olduğu gibi iletişimde de bir iletme olayı söz konusudur. Yalnız iletme işi “duygu, düşünce, bilgi” iletmek şeklinde olur. Kısacası iletişim, insanlar arasında gerçekleşen duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir. Bu alışveriş, yani iletişim genellikle konuşmayla gerçekleşir. Fakat göz işareti, gülümseme, susma, ağlama, müzik, resim, kitap, gazete, sinema, heykel ve mimariyle de iletişim sağlanabilir. Nitekim insanlar tarih boyunca duman, mektup, kuş, ıslık, trafik işaretleri, internet gibi değişik iletişim araçları kullanmışlardır.

 

Kaynakça http://www.iletisim.com.tr/

Halkla İlişkilerde Takım Çalışmaları

images

  Katılımcılara etkin takım çalışmasının yararlarını ve takım çalışmasına etki eden faktörleri aktarmak, dinleme, fikir paylaşma, geribildirim alma ve verme, çatışmaları atlatma konularındaki becerileri geliştirmek takım çalışması yapmaktaki becerilerin değerlendirilmesini ve gelişim alanlarının belirlenmesini sağlamak, takım çalışması yapma yetkinliğinizi grup çalışmaları yardımıyla geliştirmek olarak sıralanabilir.

  • Grup ve takım arasındaki farklar
  • Takım oluşturma ve işbirliği
  • Takım içerisinde roller
  • Takım içerisinde iletişim ve geribildirim
  • Zor insanlarla başa çıkma ve dayanışma
  • Takım liderliği
  • Başarılı takım liderinin ve üyelerinin özellikleri
  • Takım kararının etkin olduğu alanlar
  • Hedef odaklı başarılı takımlar
  • Takım çalışmasında toplantı yönetimi

 

KAYNAK :http://belgelendirme.ctr.com.tr/takim-calismasi.html

1 6 7 8 9 10 13