İletişim profesyonelleri İstanbul’da Global PR Trendleri Zirvesi’nde buluştu

Dünyanın önde gelen iletişim zirvesi organizasyonu ajanslarından The P World tarafından organize edilen ve 4 yıldır farklı ülkelerde büyük ilgi gören Global PR Trendleri Zirvesi, Excel İletişim Yönetimi’nin resmi iş ortaklığı ile bu yıl 26-27 Şubat tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirildi.599_5

Microsoft, Linkedin, Greenwich Üniversitesi, AkzoNobel, Visit Britain, Cisco, Roche, Lenovo, Airbus Group, BBC ve Fleishman-Hillard gibi öncü kurumların iletişim duayenlerini buluşturan zirve, interaktif oturumlarıyla katılımcılardan tam not aldı. İletişim dünyasındaki son yeniliklerin tartışıldığı Global PR Trendleri Zirvesi’nde; itibar inşa etmek, yöneticiler için PR’ın önemi, yeni iletişim çağında bütünsellik ve yaratıcılık, dijital iletişimde zorluklar ve fırsatlar, iletişimin sürekli değişen dünyası, sosyal medyada kriz yönetimi gibi önemli konular detaylı olarak ele alındı.
Zirvede konuşmacı olarak da yer alan Excel İletişim Yönetimi Ajans Başkanı Figen İsbir, “Excel İletişim Yönetimi olarak 20. yılımızı bitirip 21. yaşını kutladığımız bu dönemde, en prestijli PR buluşmalarından biri olan Global PR Trendleri Zirvesi’nin resmi iş ortaklığını üstlenerek tüm paydaşlarımıza teşekkür etmek istedik. Hedefimiz artık her yıl bu zirvenin Türkiye’de gerçekleşmesine katkıda bulunarak bir gelenek başlatmak. Zirvenin medya sponsorluğunu üstlenen Marketing Türkiye’nin yanı sıra, İDA, KID ve Haberler.com’a da zirveye katkılarından dolayı teşekkür ederiz” diye konuştu.
P World Organizasyon Yöneticisi Kosta Petrov, “Global PR Trendleri Zirvesi değerli konuşmacılar, katılımcılar ve iş ortakları sayesinde dünyanın en büyük global PR zirvelerinden birine dönüştü. Başta Excel İletişim Yönetimi olmak üzere, zirvemizin bu yıl İstanbul’da gerçekleşmesine katkıda bulunan tüm destekçilerimize teşekkürlerimizi sunarız. İstanbul hiç şüphesiz Excel İletişim Yönetimi’nin de katkılarıyla Global PR Trendleri Zirvesi’nin vazgeçilmez şehirlerinden biri olacak” dedi.36366
Marketing Türkiye dergisinin medya sponsorluğunu üstlendiği, Kurumsal İletişimciler Derneği (KİD), İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği (İDA) ve Haberler.com’un desteklediği zirve, Türkiye’de PR alanında meslek örgütleri ve sektörel medyayı bir araya getiren ilk global zirve olma ayrıcalığını taşıyor.
kaynak:http://www.halklailiskiler.com/

Halkla İlişkiler Ödülü

Türkiye’ye ABD’den halkla ilişkiler ödülü!

5 CEO’ dan Başarılı Olmak İçin Öneriler

imagesCAJ710E8

Warren Buffett, Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO – Berkshire Hathawayceolardan-en-iyi-tavsiyeler-40-yoneticinin-basari-sirlari-94423-06112014145251

Genç kadınlara tavsiyeler: “Bir erkeğin yapacağı şeyi yapın. Tutkularınızın peşinden gidin. Sevdiğiniz işi yapın. Gerçek şu ki, çok az insan işinde sıçrama kaydeder; bu nedenle de, sandığınızdan daha fazla başarılı olacaksınız. Eğer yaptığınız işe dört elle sarılırsanız, sizi fark edeceklerdir.”

Marc Andreessen, Ortak Kurucu – Andreessen Horowitzceolardan-en-iyi-tavsiyeler-40-yoneticinin-basari-sirlari-22746-06112014145316

Steve Martin’in muhteşem kitabı “Born Standing Up”ta şöyle bir cümle var: “O kadar iyi olun ki sizi göz ardı edemesinler.”

Jeffrey Katzenberg, Ortak Kurucu – DreamWorksceolardan-en-iyi-tavsiyeler-40-yoneticinin-basari-sirlari-81765-06112014145336

Henüz 10 yaşındayken Spartaküs filmini seyretmiştim. Ve o günden itibaren de Kirk Douglas benim için kahraman oldu. Otuz yıl sonra, bir hayır işi organizasyonunda kendimi onun yanında otururken buldum.  Orada katılımcılara o kadar tutkulu ve aynı zamanda kibar ve dokunaklı bir şekilde seslendi ki, daha önce hiç kimsenin böyle konuştuğunu duymamıştım. Bu tutkunun nereden kaynaklandığını kendisine sordum. O da daha önce bana kimsenin söylemediği çok önemli bir cümleyle karşılık verdi: “Nasıl vereceğinizi öğrenmediğiniz sürece nasıl yaşayacağınızı öğrenmediniz demektir.”

Ginni Rometty, Yönetim Kurulu Başkanı, Başkan ve CEO – IBMceolardan-en-iyi-tavsiyeler-40-yoneticinin-basari-sirlari-24653-06112014145407

Geçmişi hiçbir zaman korumayın. Geçmişi hiçbir zaman korumamanız halinde, sanırım hiçbir zaman onu, yapışıp kalacak kadar sevmeyeceksiniz.  Ayrıca kendinizi hiçbir zaman bir ürün olarak tanımlamayın; ayrıca rekabetle de tanımlamayın.  Eğer ürününüz ya da rekabetle kendinizi belirlerseniz, müşterinizin kim olduğu dikkatinizden kaçacaktır.

Melinda Gates, Eş Başkan – Bill ve Melinda Gates Vakfıceolardan-en-iyi-tavsiyeler-40-yoneticinin-basari-sirlari-86483-06112014145503

Kadınlar için kariyer ve aile hayatlarını bir arada sürdürmek çok zor.

Öldüğüm gün insanların benim hakkımda iyi bir anne, iyi bir aile üyesi ve iyi bir arkadaş olduğumu düşünmelerini istiyorum. Bu benim için her şeyden önemli.

En çok etkilendiğim anlardan birisi de, Warren Buffett’ın Bill’le beni arkadaşlarına tanıştırmasıydı. Warren  hayatta tanışabileceğiniz en nitelikli arkadaşlara sahipti ve bu da benim arkadaşlarım hakkında yeniden düşünmemi sağladı.
Warren’ın arkadaşlarıyla pek fazla bir şey yaptığı söylenemez; arada onlara ilginç bulduğu, okuduğu bir makaleyi gönderiyor. Onun bu tavrı benim de arkadaşlık hakkında yeniden düşünmeme yol açtı.

 

 

kaynak: http://www.fortuneturkey.com/fotograf/ceolardan-en-iyi-tavsiyeler-40-yoneticinin-basari-sirlari-4048


 

HALKLA İLİŞKİLERDE LOBİCİLİK

Lobicilik Nedir?

Lobicilik, siyasal anlamda kanun yapıcıları etkileme ve karar süreçlerini yönlendirme faaliyetleri olarak tanımlanmaktadır. Demokrasinin gelişmesi ile birlikte “örgütlenme kültürü” tüm dünyada hızlı bir şekilde yayılmaktadır. Parlamenter demokrasilerde, örgütlü gruplar, siyasal ve sosyal çıkarlar için bir takım profesyonel faaliyetlerde bulunmaktadırlar. Bu faaliyetlerin genel adı Lobicilik olarak karşımıza çıkmaktadır. Lobicilik, ilk olarak pek çok multi disiplinin kaynağı olan Amerika’da kendini göstermiştir.

Profesyonel baskı grupları “lobicilik” yaparak, adına çalıştıkları kurumlara çok önemli sonuçlar sağlamaktadır.

Baskı gruplarının kendileriyle ilgili hedef gruplarını etkileme çalışmaları iki şekilde gerçekleşmektedir. Bunlar doğrudan doğruya etkileme faaliyeti ve dolaylı etkileme faaliyeti şeklinde olmaktadır Lobicilik, bilimsel araştırmalara ve istatistiklere bağlı olarak yapılmaktadır. Lobici, bu bilimsel verileri bir dosya şeklinde ya da bir sunumla karar vericileri etkilemeye çalışır. Bu anlamda lobicilik, sistematik ve stratejik bir planlamayı gerekli kılmaktadır.

Lobicilik ve Halkla İlişkiler :

Lobicilik, Halkla İlişkiler mesleğinin de ilgilendiği hatta iç içe olduğu bir meslektir. Lobicilikte de halkla ilişkiler yöntemleri kullanılmaktadır. “Halkla ilişkiler ayrıntılı araştırmayı gerektirir. Bir lobicilik faaliyeti için de bu çalışmayı yapacak olan kişinin konusunu en iyi şekilde araştırması ve bilgi sahibi olması şarttır.”

Lobicilikte kullanılan bazı yöntemleri şöyle sıralayabiliriz:

· Kısa aralıklı ve bireysel bazlı ziyaretler.

· Sektör temsilcileri ve dernek, vakıflarla birlikte hareket etmek.

· Dostluk ve hemşehrilik bağlarının kullanılması.

· Bürokrat ve kanun yapıcılara yakın isimlerle kontak kurmak.

· Siyasi parti başkanları ile ikili ya da çoklu görüşmeler yapmak.

· Açık hava toplantıları, sessiz yürüyüşler, basın toplantıları yapmak.

KAYNAK: http://beyazdanismanlik.com/lobicilik-kamuoyu-0-44.aspx

Türkiye’de Halkla İlişkiler

Türkiye’de Halkla İlişkiler

Türkiye’de halkla ilişkiler çalışması ilk kez devlet kuruluşlarında görülmüştür. Dışişleri bakanlığı “Enformasyon Genel Müdürlüğü” ve “Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla Münasebetler Daire Başkanlığı”, bugün bilinen anlamıyla olmasa da, halkla ilişkiler göreviyle kurulan ilk ünitelerden. 1960 devriminden sonra kurulan Devlet Planlama Teşkilatı Yayın ve Temsil Şubesiyle 1964’kurulan Nüfus Planlama Genel Müdürlüğü tanıtma şubesi ise çağdaş halkla ilişkiler çalışması yapan ilk kamu kuruluşlarıdır. Daha sonra öteki devlet kuruluşlarında da görülmeye başlanan halkla ilişkiler üniteleri, 1969’ dan sonra özel kuruluşlarda da yer almıştır. Koç, Eczacıbaşı, Sabancı, Yaşar, gibi büyük holdingler. Yapı Kredi,İş Bankası gibi bankalar, halkla ilişkilere ağırlık veren özel kuruluşların ilk örneklerindendir. Bugün Türkiye’de yüzlerce özel ve kamu kuruluşlarında halkla ilişkiler üniteleri bulunmaktadır.

Halka ilişkiler eğitimi, Türkiye’de ilk kez 1966’da Ankara Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi’nin Basın ve Yayın Yüksek Okulu’nda başlamıştır. Bu okulun 3. ve 4. sınıf uzmanlık sınıfları, gazetecilik, radyo-TV ve halkla ilişkiler bölümüne ayrılmıştır. Daha sonra İ.Ü. Fakültesi (İktisat), Gazetecilik Enstitüsünde ve Özel Gazetecilik Yüksek Okullarında Halkla İlişkiler bölümleri açılmıştır. Bugün İstanbul, Ankara ve İzmir’de beş yüksek okulda uzmanlık bölümü bulunmaktadır. Bir fakültede lisans üstü halka ilişkiler eğitimi ve bazı başka öğretim kurumlarında da halkla ilişkiler dersleri verilmektedir.

Halkla ilişkiler alanında bir meslek örgütü kurma çalışmaları 1969’da Ankara’da başlamış ve 1972’de İstanbul’da on beş uzman tarafından Türkiye Halkla İlişkiler Derneği kurulmuştur. Üyelik için halkla ilişkiler yüksek okulu eğitimi ve üç yıllık meslek deneyimi gibi koşulları bulunan bu derneğin bugün üç büyük şehirde elli kadar üyesi bulunmaktadır.

Günümüzde kuruluşların etkinlikte bulundukları çevrelerinde hızlı ve sürekli ekonomik, sosyal değişiklikler ve gelişmeler olmaktadır. Çevredeki bu değişiklikler karşısında kuruluşların varlıklarını sürdürebilmesi için başarılı ve etkili bir biçimde yönetilmesi gerekir. Bunu gerçekleştirmenin yollarından biri de çevredeki çıkar ve baskı grupları adı verilen güçlerle iyi ilişkiler kurmaktır. Kuruluşların başarısı için, bu toplumsal grupların çıkarlarının, isteklerinin ve tepkilerinin gözetilerek onların güven ve desteklerinin sağlanması gereği önem kazanmaktadır.

Kitle iletişim araçlarının yaygın ve etkin rol oynadığı, çıkar ve baskı gruplarının güçlü olduğu çağdaş demokratik toplumlarda sağlıklı, bilinçli ve duyarlı bir kamu oyu oluşabilmekte ve halk kuruluşların yönetimlerini etkilemede ve uyarmada önemli role sahip bulunmaktadır. Bu baskı grupları içinde özellikle sivil toplum kuruluşları ya da hükümet dışı gönüllü kuruluşlar, kalkınma program ve projelerinin hazırlanmasında, doğa kaynakların ve biyolojik çeşitliğin korunmasında, çevre sorunlarının çözümünde büyük katkılar sağlamakta ve bu konularda kamu oyunun bilinçlendirilmesi ve yönlendirilmesi için yoğun çaba göstermektedir.

Günümüzde modern toplumlarda gittikçe güçlenen ve duyarlı hale gelen kamu oyunun artık desteklemediği işleri gerçekleştirmek kolay değildir. Bu yüzden kamu oyunun her alanda ağırlığını duyurduğu ve duyarlı olduğu ülkelerde kuruluşların etkinlik alanına giren kişiler ve gruplarla etkili bir iş birliği yaptıkları, başka bir değişle yoğun bir halkla ilişkiler çabası içerisine girdikleri görülmektedir.

Ülkemizde de son yılarda kitle iletişim araçlarının yaygınlaşmasının yanında, gönüllü kuruluşlar olarak bazı vakıf ve derneklerin, toplum adına kuruluşları denetleyip yönlendirme ve bilinçli bir kamuoyu oluşturma konusunda önemli bir işlev üstlendikleri gözlenmektedir. Buna koşut olarak da birçok kamu ve özel sektör kuruluşu halkla ilişkiler konusunda etkinlikte bulunmak gereğini duymuşlardır. Bu nedenle gerek kamu gerekse özel sektör kuruluşlarının kadrolarında görev alacak kimselerin de halka ilişkilerinin ne olduğunu, nasıl işlediğini öğrenmesi ve alınan sonuçlardan ne türlü yararlanacağını bilmesi gerekir.

KAYNAK: http://www.gencbilim.com/odev/index.php?odev=brans&kategori=28

KAYNAKÇA

ASNA, m. Alaeddin; Halkla İlişkiler. İ.İ.T.İ. Akademisi, Nihad Sayar Yayın ve Yardım Vakfı Yayınları NO: 297-524, 3. Baskı.

AKDEMİR, Prof. Dr. Ali; İşletme Bilimine Giriş. Birlik Ofset Yayıncılık, Eskişehir 2001.

CEMALCILAR, Prof. Dr. İlhan; Pazarlama Yönetimi. T.C. Anadolu Üniversitesi Yayınları No: 885, AÖF Yayınları No: 473, Cilt: 2, Ünite: 15-28.

COŞKUNER, Öznur; İşletme Bilgisi. Devlet Kitapları, ABC Matbaacılık Ltd. Şti. Ankara 2000.

HALKLA İLŞKİLER VE SOSYAL MEDYA

SOSYAL MEDYA

Bütünleşik pazarlama iletişiminin en önemli birimlerinden biri Halkla İlişkilerdir. Reklamcılığın biraz gölgesinde kalmış olsa da yarattığı etki çoğu zaman reklamlardan daha büyüktür. Her ne kadar reklamcılar tarafından sıkıcı bir alan olarak görülse de bir markanın pazarlama iletişiminde çok büyük rol oynar. Hatta bu rol o kadar önem Kazanmıştır ki halkla ilişkiler ve pazarlama profesyonelleri arasında tartışmalar çıkmasına yol açmıştır. Halkla ilişkiler profesyonelleri, halkla ilişkileri pazarlamadan ayrı bir alan olarak görürler, pazarlama profesyonelleri ise bunun mümkün olamayacağını halkla ilişkilerin pazarlamanın bir fonksiyonu olduğunu savunurlar.

Sosyal medyanın gelişimi ve markaların buradaki varlığını yönetecek kişilerin halkla ilişkiler uzmanları olması gerektiği de son günlerin popüler tartışmalarından. Ve sanırım yakın gelecekte markaların en önemli yatırımları halkla ilişkiler alanında uzmanlaşmış sosyal medya uzmanları üzerine olacak.

Henüz bu iki alan tam olarak bütünleşmiş değil. Markanın sosyal medyada yaşadığı herhangi bir krizi çözmek direkt olarak Halkla İlişkiler Uzmanlarına kalıyor. Dolayısıyla sosyal medyanın markalar için yaratıcı mecra haline dönüştüğü son yıllarda markanın yaşayacağı herhangi bir sosyal medya kazasında adeta kabak Halkla İlişkiler Uzmanlarının başında patlıyor. Daha önce markaların sosyal medyada yaşadığı krizlerden örnekler vermiştim.  Krizleri başlatan kişilerle çözmesi gereken kişilerin aynı olmaması markalar için sosyal medya kullanımının en büyük çelişkisi.

Hâlbuki kurumun diğer kurumlarla, müşterilerle, medyayla ve asıl önemlisi tüketicileriyle diyaloğa giren ilk mercii Halkla İlişkiler birimidir.  Ancak iş sosyal medyaya geldiğinde bu diyaloğu başka insanlara devretmek kurumsal dil açısından büyük sorunlar çıkmasına neden olabilir. Uzun yıllar boyu çalışarak ve emek harcanarak oluşturulmuş bir kurumsal dil iki kelimelik bir hatayla yerle bir olabilir ve marka için tamiri zor hatalar yapılmasına yol açabilir. Bu yüzden Halkla İlişkiler alanında kariyer düşünen kişilerin sosyal medya konusunda uzmanlaşması onlara gelecekte çok büyük katkılar sağlayacaktır.

KAYNAK:http://www.pazarlamasyon.com/sosyal-medya/sosyal-medya-kullaniminda-halkla-iliskilerin-yeri/

 

Halkla İlişkiler Biriminin Genel Organizasyon İçindeki Yeri

Halkla İlişkiler sorumluluğu sadece halkla ilişkiler birimlerinde çalışan uzman ve yetkili kişilerin üstüne yüklenemez. Bir işletmenin genel müdüründen işçisine ve memuruna kadar herkesin halkla ilişkiler sorumluluğu vardır. Belirli bir boyuta ulaşmış her firmada Halkla İlişkileri plânlı ve bilinçli biçimde yürüten bir ünitenin bulunması gerekir. Firmalar kendi amaç, eylem alanı , izlenen politika, çalışanların sayısı ve firmanın büyüklüğüne bağlı olarak Halkla İlişkiler konusunda değişik biçimde örgütlenmeye gidebilir.

Küçük işletmeler dar bir pazar alanı içinde çalıştıklarından müşteri ve çevreyle ilişkilerde zorluk çekmezler. İşletmenin sahibi halkla ilişkiler sorumluluğunu bizzat yüklenir, çevreyi yakından tanır, yerel kuruluşlarla olan ilişkileri, ayarıca komşular ve tüketicilerle ilişkileri bizzat kendisi yürütür.

Orta büyüklükteki bir işletmede Halkla İlişkiler uğraşıları giderek daha yoğunlaştığından bu işleri yürütmek üzere firma organizasyonu içinde pazarlama ya da personel müdürlüğüne bağlı bir iki Halkla İlişkiler Uzmanının çalıştırıldığı görülür. Bu ünite bazen bir şeflik şekline dönüşebilir. Bazı işletmeler ise, kendi bünyesi içinde bir Halkla İlişkiler örgütlenmesine gitmek yerine reklam ajansı gibi piyasada çalışan halkla ilişkiler bürolarından biriyle anlaşır ve o büronun danışmanlığında işlerini yürütürler.

Bir Halkla İlişkiler Bölümünün yapması gerekenler:
* Hedef kitleye ilişkin bilgi toplamak,
* Plan ve program hazırlamak,
* Bütçe hazırlamak,
* Ortaklara şirkete ilişkin bilgi vermek,
* İşletmenin ilişki içinde bulunduğu kişi ve kuruluşlara yazışma ve duyuru hazırlamak,
* Basın bülteni hazırlamak,
* Tanıtıcı el kitapçığı , broşür ve işletme gazetesi çıkarmak,
* İşletmeyi gezmek isteyenlere yardımcı olmak,
* Tüketici ve meslek birlikleriyle ilişki kurmak,
* Özel gün, sergi, toplantı , seminer ve konferanslar düzenlemek,
* Üst yöneticilere Halkla İlişkiler Politikasını oluşturucu önerilerde bulunmak

Kaynak:http://www.wikiturk.net/Madde/48741/halkla-iliskiler-biriminin-genel-organizasyon-icindeki-yeri

Halkla İlişkiler Ve Propaganda

                     images

                   HALKLA İLİŞKİLER VE PROPAGANDA

Propaganda

Bir fikrin ideolojinin tek taraflı olarak hedef kitleye dayatılmasıdır. Propaganda bir çeşit beyin yıkama çalışmasıdır. Amaç: ne pahasına olursa olsun hedef kitleyi kendi yönünde ki inanç ve eyleme yöneltmektir. Propaganda da besleyici tepkiyi tıkamak pahasına yanıt alma kaygısı yoktur ve propagandanın temel ideali tek düşünceyi tek ideolojiyi benimsetmektir. Propagandanın türleri vardır; Beyaz, gri ve kara propaganda.

Halkla İlişkiler ve Propaganda Arasındaki Farklar

  • Halkla ilişkiler çift yönlü propaganda tek yönlüdür.
  • Halkla ilişkiler tartışmaya açık ve demokratiktir propaganda ise tartışma kabul etmez dogmatik ve otoriterdir.
  • Halkla ilişkiler doğru bilgi verir, iyi niyetlidir dürüst hareket eder propaganda ise abartma üzerine kuruludur, doğru bilgiye iyi niyete ve dürüstlüğe her zaman yer vermez.
  • Halkla ilişkiler gerçekleri açıklama yolu ile inandırmaya çalışır propaganda ise çok tekrar yolu ile inandırmaya çalışır

 Beyaz Propaganda

Kimin tarafından yapıldığı belli olan bir türdür. Propagandayı yapan kendini saklamaz ortaya çıkartmak ister. Yalan habere, iftiraya, çarpıtmaya başvurmadan bilgiyi duyurma yayma ve kamuoyunu bilinçlendirme amacı vardır. Kara propagandanın aksine etkinliği fazladır. Zamanla kara propagandanın gerçeği yansıtmadığı anlaşılınca etkinliği azalır ve önemini yitirir. Beyaz propaganda da meşru bir hakkın savunulması açık bir kaynaktan yapılır.

Gri propaganda

Doğruluğu ispatlanmamış birtakım dedikoduları yayma amacı vardır. Kaynak açıkça belli değildir. Amacı: rivayetler yayarak halk kitlelerinin beyinlerinde şüphe tohumları oluşturmaktır. Doğru olan bir olaya abartı ve yalanlar eklenerek muhatabı küçük ve gülünç duruma düşürme amacı vardır.

Kara propaganda

 En sert ve en ağır propagandadır. Kaynağı belli değildir ve kaynak kendini belli etmez. Yalan, karalama, aşağılama, iftira, çarpıtma, hile, entrika gibi yanlış davranışlar sergilenir. Bu türde beyin yıkama teknikleri aşırı şekilde kullanılır. Sinema kara propaganda da en çok kullanılan araçlardan biridir. Dini amaçlı olarak kiliseye inanan çekme, siyasi nedenli olarak seçimlerde bir fikir ve ideolojiyi yayma, askeri nedenli olarak savaş yıllarında asker sayısını artırma gibi amaçlarla yapılabilir.

Reklam, propaganda ve halkla ilişkilerin ortak noktası bir düşünceyi aktarmaktır. Ancak bu üç disiplin iknayı farklı yollarla yapar. Reklam para ile yer ve zaman satın alarak, Halkla ilişkiler olumlu imaj yaratarak, propaganda ise mesaj bombardımanıyla beyin yıkayarak iknaya çalışır. Bu farklılıkların yanında benzer yönleri de bulunur. Propaganda ve halkla ilişkiler hedefe ulaşmak için planlı ve programlı çalışır ve lobiciliği kullanır. Propaganda mesaj bombardımanı ile hemen sonuç beklerken halkla ilişkiler uzun yıllara yayılan hemen sonuç beklemeyen olumlu imaj yaratma amacı taşıyan bir yönetim disiplinidir. Planlı ve programlı çalışmaları nedeniyle halkla ilişkiler ve propaganda birbirine karıştırılır. Halkla ilişkiler de temel ilke dürüstlüktür, haber içerikleri 5n1k formatında yüzde yüz doğru olmalıdır. Propaganda ise dürüstlüğü önemsemez ve propagandanın temel ilke değildir. Yalan, karalama, iftiraya başvurulabilir. Beyaz propaganda da ise doğru yalnızca kendi doğrusudur. Ayrıca propaganda da tek yanlı sunum vardır. Sadece tek tarafın yararı düşünülür ve olayların tek yönü aktarılır. Halkla ilişkiler uzun vadede bir sorumluluk taşıdığı için hedef kitlenin görüş ve davranışına göre kurum politikasını belirler ya da yenileşmeye gider. Propaganda hedef kitleye önem vermez hedef kitleye göre vizyonunu değiştirmez.

https://gzmoncl.wordpress.com/2012/03/01/halkla-iliskiler-ve-propaganda/

PROAKTİF ve REAKTİF HALKLA İLİŞKİLER

Halkla ilişkiler ajansları veya kurum içindeki halkla ilişkiler departmanları olası potansiyel gelişmeler üzerine yapılanan bir strateji oluşturabileceği gibi, gerçekleşen gelişmeler karşısında tedbirler de alabilirler. Burada karşımıza temel bir ayrım çıkıyor: Gelişmeler gerçekleşmeden önle almak ya da gerçekleştikten sonra çözümlemeye çalışmak. Proaktif ve reaktif kavramları bu iki farklı yaklaşımı tanımlayan kavramlar.

Bir kuruluşun sorun çözmekten çok fırsat yaratmaya yönelik olan çabaları proaktif halkla ilişkiler, karşı karşıya kaldığı olumsuzluklardan başarıyla kurtulabilmeye yönelik halkla ilişkiler çabaları ise, reaktif halkla ilişkiler olarak tanımlanmaktadır.

Proaktif Halkla İlişkiler

Olası sorunlar belirlenmeli, sorun ufukta göründüğü anda ve henüz kurumu tehdit etmeye başlamadan önce çalışmalarına başlamalıdır. Proaktif halkla ilişkiler kurumun değerlendirilmesi ile başlar.

  • hedefler, öncelikler nedir?
  • yönetimin plan ve beklentileri nedir?
  • hedef kitlenin bunlara bakışı nedir?

Proaktif iletişimin yararları:

  • Proaktif halkla ilişkilerde geleceğe yönelik planlama yapıldığı için halkla ilişkiler uzmanı kurum stratejisine hakim olur. sektörde çok görülen “sadece basın ilişkileri ile uğraşan kişi” olmaktan çıkar.
  • Proaktif yaklaşım kurum içi iletişimi sağlıklı hale getirir. aşağıdan yukarıya iletişim akışına olanak tanır.
  • Potansiyel tehlike yada fırsat olarak görülen konular için kurum hazırlıklı olur.

Proaktif iletişim kriz iletişimi alanında oldukça önemlidir fakat her zaman beklenmedik olaylar ve sürprizler karşımıza çıkabilir. Reaktif iletişime de bu sebeplerden dolayı hazırlıklı olunmalıdır.

Reaktif Halkla İlişkiler

 Yaşanan olaylara tepki vermek üzerine kuruludur. Gerçekleşen olaylarla ilgilendiği için bazı araştırmacılar reaktif iletişim çerçevesinde yapılan çalışmaları gazetecilik yöntemlerine benzetmektedir.

Reaktif iletişim sürecinde daha önceden hazırlanmış bir plan olmadığı için, gerçekleşmiş olaya tepki verme süresi belli değildir. Bu durum hedef kitleye spekülasyon yapma, olaydan kurumun istemediği ve zarar göreceği çıkarımlar yapma fırsatı verir.

  • Proaktif halkla ilişkiler uzun vadeli pazarlama politikaları tarafından yönlendirilmektedir. Reaktif h.i. ise genelde olumsuz olaylarla ilgilenir, savunmacı bir yaklaşımı vardır.
  • Proaktif, firmanın imajını yükseltmek, reaktif ise kuruluşun adını onarmak, firmanın durumunu korumak için çaba sarf eder.
  • Reaktif iletişim proaktife göre daha karmaşık bir süreçtir. Olay gerçekleştiği için istenmeyen yorumları denetlemek firmanın tehlike altına giren imaj ve itibarını koruyacak yöntem ve yaklaşımları belirlemek ve öte yandan farklı hedef kitlelerle farklı şekilde yapıcı iletişime geçmek kolay bir iş değildir!

https://halklailiskilerintemelleri.wordpress.com/

 

SÖYLEM DEĞİL, EYLEM İLETİŞİMİ.

 

Söylem değil, eylem iletişimi.

Söylem değil, eylem iletişimi.

 

     Pazarlama ve markalaştırma tarihine bakıldığında, ürünler arasında farklılaşmanın kaybolacağı, fiyatların düşeceği, konumlama farklılıklarının azalacağı ve zamanla pazarlama ve markalaştırmanın ipte yürümek kadar zorlaşacağı zaten açıktı. Üstelik bunu anlamak için kapitalist öğretiye bakmak yetmiyor; hatta sadece ona bakmak pazarlamacıları yanlış yere yönlendiriyor. Zira kapitalist öğretinin babalarının neredeyse tamamına yakını “büyüme” vaad eder. Oysa pazarlama ve markalaştırma ile ilgili asıl gerçekçi yaklaşım, hem kapitalist hem de marksist öğretiye beraber bakmakla bulunabilir. Zira markist öğreti bu büyüme işinin bir sonunun olacağını söylemektedir. Aslında kapitalist ve marksist öğreti körle kötürüm gibidir. Tek başlarına biri ekonomik kriz, diğeri tüketicinin sosyal krizini vaad eder. Ancak durum ortadadır. İnsanlar mal ve hizmetlere özlem duyacaktır ve bu özlem beraberinde bir zenginlik getirecektir. Bu zenginlik nihai safhada ürünler arasında farklılaşmanın kaybolması, fiyatların düşmesi, konumlama farklılıklarının azalması ve kriz fazları ile sonuçlanacak ve bu durum dünyayı kuvvetle muhtemel bir anti-ütopya toplumuna dönüştürecektir. Elbette bu bir teoridir ama bu süreçte güncel olarak yaşadıklarımız açıkça bir şeye işaret etmektedir: Pazarlama ve markalaştırma süreci özellikle son çeyrek yüzyılda ciddi bir evrim geçirmiştir.

     Hal böyle iken, aynı evrim pazarlama iletişimi tarafında yaşanmış mıdır? Bence hayır. Bunu anlamak için çok etraflıca düşünmeye de gerek yok. Mad Men’i seyretmeniz yeterlidir. Mad Men sadece bir dönemim reklamcılık anlayışını temsil etmiyor; aslında Man Men’de yaşananlar, reklamdan halkla ilişkilere, doğrudan pazarlamadan tasarıma kadar pazarlama ve markalaştırmayı ilgilendiren pek çok disiplinde bir zamanların ortak kültürel kodunu ortaya koyuyor. O döneme baktığımızda “söylem”in iş yaptığı bir anlayışı görürüz. Reklam veren sunuma giderken kafasında neredeyse iki soru vardır: Ajans hangi başlığı önerecek ve görsel ne olacak? Haksız da sayılmaz. Zira markanın temel vaadini yaratıcı bir dille anlatan güçlü bir başlık, bununla bütünleşen etkili bir görsel (key visual) ve meraklısının okuyacağı bir metin (body copy) o yıllarda markayı rakiplerinden kolaylıkla farklılaştırıyordu.

     Bu anlayış iletişimciler üzerinde, yaşanan sosyo-ekonomik evrime direnen ve kendisini bu evrime karşı soyutlayan, son derece muhafazakar bir konfor zonu oluşturdu. Bence iletişimcilerin büyük bölümü bu konfor zonundan hala çıkabilmiş değiller. Bu konfor zonu “söylem iletişimi”dir. Ve bana göre, Mad Men’de yaşanan yirminci yüzyılın ortasına ait bu iletişimci bakış açısı, toplumsal dönüşüme paralel bir evrim yaşamadı.

     Ancak artık işler böyle yürümüyor. Strateji, yaratıcılık ve planlama açısından son derece iyi kurgulanmış kampanyalar bile, rekabet arasından sıyrılıp büyük sonuçlar ortaya koymakta zorlanıyor. Pazarlama savaşı meydan savaşı mantığından çıktı ve artık her tepede, her dere kenarında, her ağaç gölgesinde yapılan mücadele başarıyı doğrudan etkiliyor. Bugünün tüketicisi siyaset meydanlarında atılan naralar ve asılan pankartlar gibi başlık ve görseller beklemiyor marka iletişiminden… Doğrudan kendisi için net faydayı yaşamak istiyor. “Eylem” görmek istiyor. Şimdi her alanda doğru eylemler yapıp, tüketiciye mükemmel deneyimler yaşatmak ve bu eylemlerin iletişimi yapma zamanı.

 

https://twitter.com/hakansenbir

http://www.facebook.com/hakan.senbir

KAYNAK: http://www.halklailiskiler.com/soylem-degil-eylem-iletisimi.html

1 52 53 54 55 56 64